Türkiye’nin en önemli tarımsal ihracat ürünlerinden fındıkta üreticinin maliyet, kalite ve pazarlama sorunları yeniden gündemde. Aynı zamanda Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Cabran Köyü’nde fındık üreticiliği yapan gazeteci İbrahim Gündüz, Halk TV canlı yayınında kendi üretim sürecinden örnekler vererek çiftçinin karşı karşıya kaldığı tabloyu anlattı.
Gündüz, bir yıl boyunca sürdürülen bakım, ilaçlama, gübreleme, işçilik ve hasat sürecinin sonunda elde edilen gelirle yapılan masraf arasında büyük fark oluştuğunu söyledi.
Türkiye, 2025-2026 fındık ihracat sezonunda 197 bin 85 ton fındık ihracatından yaklaşık 2 milyar 510 milyon dolar gelir elde etti.
“1,2 MİLYON LİRA MASRAF, 630 BİN LİRA GELİR”
Kendi üretim maliyetini açıklayan Gündüz, bu yıl fındık için yaklaşık 1 milyon 200 bin lira harcama yaptığını söyledi. Hasat sonunda elde ettiği üründen ise yalnızca 630 bin lira gelir sağladığını belirten Gündüz, ortaya çıkan tabloyu “yarı yarıya zarar” sözleriyle değerlendirdi.
"Bugüne kadar böylesi görülmedi" diyen Gündüz şöyle konuştu:
“Bütün yıl süren, çok ağır şartlarda yapılan bir çalışma sonucunda ortaya çıkan ürün var. Bu yıl bizim yaptığımız masraf 1 milyon 200 bin lira. Fındığı sattığımız fiyatın toplamı ise 630 bin lira. Her şey ortada. Yarı yarıya zarar söz konusu.”
Gündüz, verdiği rakamların kendi bahçesine ilişkin olduğunu vurgularken, benzer sorunların bölgede çok sayıda üretici tarafından yaşandığını savundu.
TMO’NUN FİYATI 250 LİRA AMA KRİTERLER VAR
Gündüz’ün eleştirilerinin merkezinde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım sistemi yer aldı.
TMO, 2026-2027 sezonu için yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Levant kalite fındığın kilogram fiyatını 250 lira, Giresun kaliteyi 255 lira olarak açıkladı. Yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için de ilave ödeme öngörüldü.
Ancak fiyat, TMO’nun belirlediği kalite kriterlerini karşılayan ürünler için uygulanıyor.
TMO’nun bu sezonki alım esaslarına göre sağlam iç fındık oranının en az yüzde 40, çürük ve bozuk iç fındık oranının ise en fazla yüzde 7 olması gerekiyor. Rutubet, buruşuk ürün, yabancı madde ve kırık oranı için de ayrı sınırlar bulunuyor.
“42 RANDIMAN DEDİLER, YÜZDE 9 ÇÜRÜK ÇIKINCA ALMADILAR”
Gündüz, kendi ürününü TMO’ya götürdüğünde yaşadıklarını da anlattı.
Ürününün 42 randıman olarak değerlendirildiğini söyleyen Gündüz, analiz sonucunda yüzde 9 oranında çürük tespit edildiği gerekçesiyle fındığın satın alınmadığını belirtti.
“En fazla yüzde 7’ye kadar alıyorlarmış” diyen Gündüz, ürününün bu nedenle geri çevrildiğini söyledi.
TMO’nun açıklanan kriterlerinde de çürük ve bozuk iç fındık oranı için üst sınır yüzde 7 olarak yer alıyor.
Gündüz, bu nedenle kamuoyuna açıklanan 250 liralık fiyatın her üreticinin ürününü bu rakamdan satabildiği anlamına gelmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Rakam açıklanıyor, herkes zannediyor ki millet gidiyor fındığını bu fiyattan TMO’ya satıyor. TMO kılı kırk yarıyor.”
250 LİRALIK FİYAT, TÜCCARDA 145 LİRAYA DÜŞTÜ
Gündüz, TMO’nun kabul etmediği ürünü daha sonra serbest piyasada satmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Tüccarların başlangıçta kilogram başına 160-170 lira civarında fiyat verdiğini, ancak randıman ve kalite değerlendirmesinin ardından fiyatın daha da aşağı çekildiğini belirten Gündüz, kendi ürünlerini kilogramı 145 liradan sattıklarını açıkladı.
“Taban fiyat 250 lira, biz fındığı 145 liraya verdik” diyen Gündüz, aynı tabloyu bölgede çok sayıda üreticinin yaşadığını savundu.
TMO tarafından açıklanan rakam, serbest piyasada tüccarların bu fiyatın altında ürün alamayacağı anlamına gelen zorunlu bir taban fiyat değil; kamu alımında geçerli müdahale fiyatı niteliğinde. Bu nedenle özel alıcıların fiyatları kalite ve piyasa koşullarına göre TMO fiyatının altında oluşabiliyor.
KOKARCA SORUNU ÜRETİCİNİN KALİTESİNİ DE VURUYOR
Gündüz, fındıkta kalite kaybının yalnızca üreticinin kontrolündeki koşullarla açıklanamayacağını savunarak özellikle kahverengi kokarca zararlısına dikkat çekti.
Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de kahverengi kokarcanın fındık başta olmak üzere bölgedeki tarımsal ürünlere zarar vermeye devam ettiğini bildiriyor. İl genelinde mücadele çalışmaları 2026 boyunca sürerken, 335 bini aşkın hanede kışlak ilaçlaması yapıldığı açıklandı.
Gündüz, iklim koşulları ve zararlılar nedeniyle oluşan kalite kaybının TMO kriterleri nedeniyle üreticinin satış fiyatına ikinci kez yansıdığını savundu.
“CUMHURBAŞKANI FINDIK ÜRETİCİSİYLE DE BULUŞSUN İSTERDİM”
Gazeteci Gündüz, açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kısa süre önce gerçekleştirdiği Rize ve Samsun programlarını da gündeme getirdi.
Erdoğan 10 Eylül’de Rize’ye gitmiş, daha sonra Samsun’daki programları kapsamında gençlerle bir araya gelmişti.
Gündüz, Cumhurbaşkanı’nın bölgedeki ziyaretlerinde fındık üreticilerinin sorunlarını da yerinde dinlemesini istediğini belirterek şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanı’nın Karadeniz’e geldiği zaman fındık çiftçileriyle de buluşmasını çok isterdim. TMO’nun önüne gidip oradaki çiftçileri görmesini, onlarla sohbet etmesini çok isterdim.”
“ÇİFTÇİ TOPRAĞA KÜSTÜRÜLÜYOR”
Gündüz, sorunun yalnızca fındıkla sınırlı olmadığını savunarak üzüm üreticilerinin yaşadığı fiyat sorunlarını da örnek gösterdi.
Tarımda artan maliyetlerle ürün fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini söyleyen Gündüz, çiftçilerin her sezon üretime devam edip etmeme konusunda daha büyük bir ekonomik baskıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Gündüz’e göre bu durum uzun vadede tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.
“Çiftçi üretemez hale getiriliyor. Köylüler toprağa küstürülüyor. Çiftçiyi, köylüyü toprağa küstürürseniz bu ülkede üretemezsiniz. Bu ülkede üretemezseniz aç kalırsınız.”
MADEN RUHSATI ENDİŞESİNİ DE GÜNDEME GETİRDİ
Gündüz, kendi köyü Cabran’ın da bulunduğunu söylediği 15 köyü kapsayan bir maden ruhsatı süreci nedeniyle bölgedeki çiftçilerin ayrıca tedirgin olduğunu öne sürdü.
Köylülerin olası sondaj ve madencilik faaliyetlerinin ne zaman başlayacağını bilmedikleri için tarımsal yatırım konusunda kararsız kaldıklarını anlatan Gündüz, “Tarım yapsak mı, ev yapsak mı?” sorusunun bölgede konuşulur hale geldiğini söyledi.
Gündüz’ün maden ihalesinin kapsamı, bedeli ve ruhsat verilen şirket hakkındaki bu açıklamaları canlı yayındaki beyanına dayanıyor; bu ayrıntılar için ayrıca resmi ihale ve ruhsat kayıtlarının incelenmesi gerekiyor.
FINDIKTA ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK SORUNU: FİYAT KADAR ÜRÜNÜ SATABİLMEK
Gündüz’ün anlattığı örnek, bu sezon fındıkta yalnızca açıklanan fiyatın değil, ürünün hangi koşullarda o fiyattan satılabildiğinin de üretici açısından belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
TMO’nun Levant kalite için açıkladığı 250 liralık fiyat yüzde 50 sağlam iç fındık esasına dayanırken, kalite kriterlerinin dışında kalan ürünün serbest piyasaya yönelmesi üreticinin eline geçen fiyatı önemli ölçüde aşağı çekebiliyor.
Gündüz ise kendi yaşadığı tabloyu, “Türkiye’ye milyarlarca dolar döviz kazandıran bir ürünü yetiştiren çiftçinin zarar ederek üretim yaptığı” sözleriyle özetledi.
