Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş’in, 27 Eylül 2024’te kaybolup 15 Ekim 2024’te Mollakasım Mahallesi'nde ölü bulunmasıyla ilgili soruşturma dosyası yeniden hareketlendi. Bugüne kadar "intihar" ve "kaza" ihtimalleri üzerinde durulan dosyada, ailenin "cinayet" iddiaları üzerine adli tıp ve dijital inceleme süreçleri en üst seviyeye çıkarıldı.
BAKANLIK DEVREYE GİRDİ: "OTURMA EYLEMİ ASKIYA ALINDI"
Diyarbakır’da toprağa verilen Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, İstanbul’da Adalet Bakanlığı yetkilileri ve Diyarbakır Valiliği aracılığıyla önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı. Taleplerinin dinlendiğini ve yeni Adalet Bakanı'nın verdiği güvenceler doğrultusunda Van Adliyesi önünde planladıkları oturma eylemini askıya aldıklarını belirten Kabaiş, "Konuşmalar umut verici geçti. Eğer bu adımlar atılmasaydı ailemle birlikte adliye önünde nöbet tutacaktık" dedi.
2 BİN 500 KİŞİLİK DNA LİSTESİ
Soruşturmanın en dikkat çekici kısmını, faillerin tespiti amacıyla başlatılan geniş çaplı DNA taraması oluşturuyor. Kabaiş'in cansız bedeninde tespit edilen ve kime ait olduğu henüz belirlenemeyen iki erkek DNA'sı üzerinden yürütülen çalışmalarda yeni detaylar ortaya çıktı:
Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım köyü ile üniversite kampüsüne bitişik olan Bardakçı köyündeki erkek nüfusu incelemeye alındı.
DNA profili çıkartılacak 2 bin 500 kişiden 425’inin incelemesi tamamlandı.
Baba Nizamettin Kabaiş, sadece köylülerin değil, rektörün akrabalarının ve üniversitedeki erkek personelin de bu taramaya dahil edilmesini istedi.
REKTÖR VE "KAYIP KAMERALAR" HAKKINDA AĞIR İDDİALAR
Ailenin adli makamlara sunduğu şikayet dilekçesinde, dönemin rektörü ve üniversite yönetimi hakkında ciddi iddialar yer alıyor. Rojin'in kaybolduğu dönemde delillerin karartıldığını öne süren Nizamettin Kabaiş, "Halk, rektörün iki yeğenini işaret ediyor. Bu yönde ifade vermek isteyen bir kişi gözaltına alındı. Neden bu iddiaların üzerine gidilmiyor?" sorusunu sordu.
Kabaiş ayrıca kampüs içi güvenlik zafiyetlerine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Olaydan önce 'Burası özel mülk' diyerek kamera takmayan rektör, Rojin'in telefonunun bulunduğu noktaya olaydan sonra hemen 5 tane kamera taktırdı. Üniversitenin ve Mollakasım’ın silinen, siyah beyaza çevrilen veya bozuk olduğu iddia edilen kameralarının teknik olarak yeniden incelenmesini istiyoruz."
DİJİTAL İNCELEME: ŞİFRELİ TELEFON ÇÖZÜLÜYOR
Soruşturma kapsamında Rojin Kabaiş’e ait cep telefonunun şifresinin kırılması ve geçmiş arama/konuşma kayıtlarının dökümünün çıkarılması için yürütülen dijital adli süreç devam ediyor. Aile, telefonun açılmasıyla birlikte şüpheli ölümün arkasındaki sır perdesinin tamamen aralanacağına inanıyor.
