Kayseri Yeşilhisar’a bağlı Kuşçu Mahallesi’nde, kışlık hazırlığı yapan kadınlar imece usulü mesailerini sürdürüyor. Gece yoğrularak dinlendirilen hamurlar, sabah erkenden kadınların elinde incecik yufkalara dönüştürülerek odun ateşinde pişiriliyor. Kış boyunca tüketilecek olan yufkalar, doğallığı ve lezzetiyle sofraların başköşesinde yerini alıyor.
KENDİ ÜRETTİKLERİ BUĞDAYLARLA YAPIYORLAR
Tarlada kendi yetiştirdikleri buğdayı değirmende öğüterek un haline getirdiklerini söyleyen Gülhan Öztürk, "Komşularla toplandık, imece usulü yufka yapıyoruz. Kendi tarlamıza ekip hasat ettiğimiz buğdayları değirmende öğütüyoruz. Kendi arpa unumuzu da öğütüp yufkayı onunla açıyoruz. Tarlamızdan topladığımız odun ve talaşla tandırımızı yakıp her gün bir komşunun ekmeğini yapıyoruz. Hazır, mayalı ekmek almıyoruz. Artık hastalıklar çoğaldı, insanlar kilo alıyor. Gençlerimiz hep hazır ekmek yiyor, organik beslenmiyorlar. Herkes ekmeğini kendi yaparsa daha iyi olur. Gençlerimiz hazıra alışmasın, kendileri yapsınlar” dedi.

“KÖYDE HAYAT VAR”
Köyde yalnızca ekmek değil, tüm gıdaları kendi emekleriyle yaptıklarını söyleyen Öztürk, "Kendi arazimiz ve elma bahçemiz var. Fasulye ekiyoruz, elmamızı topluyoruz. Kabak çekirdeği ekiyoruz, ay çekirdeğimizi kurutuyoruz. Hepsini kendimiz yapıyor ve tamamen doğal yaşıyoruz. Pekmezimizi, üzümümüzü, yufkamızı kendimiz hazırlıyoruz. Yapmak zor olsa da kadınlar çok yorulsa da köyde hayat var” diye konuştu.

Kışlık ekmek telaşının Ekim ayında başladığını söyleyen muhtar Feridun Öztürk de kadınların çalışmalarıyla ilgili "Ekim ayında köyümüzde yufka yapılır. Kadınlar sabah saat 4'te kalkıp hamur yoğururlar, sabaha karşı başlayıp saat 13.00’e kadar yufka yaparlar. Tandırı önceden hazırlar, sacını getirirler. Kendi yetiştirdiğimiz buğdayı değirmende öğütüp un yaparız, yufkayı da ondan hazırlarız. Bahara kadar da tüketiriz. Köyde herkes kendi yetiştirdiği ile yetiniyor; kendimiz üretiyor, kendimiz yiyoruz. Eşe dosta da gönderiyoruz. Kendin yetiştirmezsen olmuyor” ifadelerine yer verdi.
