Türkiye Gençlik STK’leri Platformu’nun (TGSP) 5. Olağan Genel Kurulu, gerçekleştirildi. Genel kurulda kürsüye çıkan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, gençlik çalışmaları ve toplumsal algı yönetimi üzerine açıklamalarda bulundu. Erdoğan, toplumun dindarlık algısına dair şu temel vurguları yaptı:
Toplumda "Dindar olan insan iyidir" yargısının muhakkak surette yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, iyiliklerin kaynağının Müslüman ve dindar insanlardan geldiği bilincinin topluma kesin bir şekilde yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yerli kurumların artık sadece yerel kalma lüksünün olmadığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin gençlik çalışmalarında İslam dünyasına örnek olduğunu ve kurumların uluslararası bir kimlik kazanması gerektiğini dile getirdi.
Birilerine şirin gözükme çabası gütmeden, özgün bir "Müslümanca duruş" sergilenmesi gerektiğini kaydetti.
SERKAN ÖZCAN: ADALET VE AHLAK ANLAYIŞININ ÖZÜ SORGULANIR
Bilal Erdoğan’ın bu açıklamalarına muhalefet kanadından tepki gecikmedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, dindarlık ve siyaset arasındaki ilişkiye dair sert eleştirilerde bulundu.
Özcan, 23 yıllık siyasi sürecin bir bedeli olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Günahınızı da sevabınızı da iddianıza bulaştırırsınız. 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' şiarıyla yola çıktığını iddia eden bir hareket, emeklilere yalnızca 1000 TL zammı reva görmüşse, 'iyiliğin kaynağı' sorgulanır."
Özcan, haklarında somut suçlama olmayan kişilerin ev baskınlarıyla çocuklarından ayrılmasını eleştirerek, mevcut adalet anlayışının dayandığı kaynağın sorgulandığını belirtti.
Muhalif isimlerin cezaevinde tutulmasını vicdan ve ahlak anlayışı üzerinden eleştiren Özcan, dindarlığın siyasi endişelerin gölgesinde kaldığını savundu.
Açıklamasının sonunda Özcan, dindarlığın bir avuç siyasi fâni endişenin gölgesinden kurtulması temennisinde bulundu.
Özcan'ın açıklamaları şu şekilde:
"23 sene boyunca “ülkedeki bütün Müslümanları ben temsil ediyorum” iddiasıyla siyaset yapmanın bir bedeli vardır. Günahınızı da sevabınızı da iddianıza bulaştırırsınız.
Örneğin "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" şiarıyla yola çıktığını iddia eden bir hareket, daha dün emeklilere yalnızca 1000 TL zammı reva görmüşse, "iyiliğin kaynağı" sorgulanır! Ya da; erkek-kadın, genç-yaşlı demeden, bir “sahur vakti” ev baskını yapıp haklarında elle tutulur suçlama olmayan insanları çoluğundan çocuğundan ayırıyorsanız, sizin adalet anlayışınızın dayandığı kaynak sorgulanır!
Benzer biçimde sırf size siyasette rakip oldu diye muhaliflerinizi zindanlarda tutsak ederseniz, sizin vicdan ve ahlak anlayışınızın özü sorgulanır! Temennim o ki, bir gün yüce dinimiz de dindarlık da bir avuç siyasi ve fâni endişelerin gölgesinden kurtulacak."
23 sene boyunca “ülkedeki bütün Müslümanları ben temsil ediyorum” iddiasıyla siyaset yapmanın bir bedeli vardır. Günahınızı da sevabınızı da iddianıza bulaştırırsınız.
— Serkan Özcan (@serkanozcan1) January 11, 2026
Örneğin "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" şiarıyla yola çıktığını iddia eden bir hareket, daha dün… https://t.co/YY1mIlroxo
