Gazze'deki sivil katliamlarına dikkat çekmek amacıyla Eylül 2025'te ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu çevresinde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle aylardır Marmara (Silivri) Cezaevi'nde tutulan Filistinli Esraa' Mohammad Awad Aljamal'ın davasında sular durulmuyor.
Dün (21 Nisan) Çağlayan Adliyesi'nde görülen duruşmada mahkeme, Esraa hakkında hapis cezalarına (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydıyla) karar vermiş ve uzun tutukluluk süresini göz önüne alarak "tahliye" kararı almıştı. Ancak tahliye sevinci, yerini yeni bir hukuksuzluk ve işkence krizine bıraktı.
MAHKEME "TAHLİYE" DEDİ, KOCASI 14 SAAT KAPIDA BEKLEDİ
Esraa'nın avukatı Gülden Sönmez, sosyal medya hesabı üzerinden "Acil" koduyla ve "Kamuoyu Vicdanına" başlığıyla bir açıklama yayınlayarak müvekkilinin mahkeme kararına rağmen serbest bırakılmadığını açıkladı.
Sönmez'in ifadelerine göre; tahliye kararının ardından Esraa'nın eşi Onur, eşini karşılamak için tam 14 saat boyunca Silivri Cezaevi kapısında bekledi. Ancak Esraa serbest bırakılmak yerine, gece saatlerinde gelen bir polis aracıyla cezaevinden gizlice alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü. Avukatların ısrarlı aramaları sonucunda Filistinli kadının bu sabah 09.00 sularında Ümraniye Dudullu'daki bir polis karakolunda olduğu ve polislerin "bırakılmayacağını" söylediği ortaya çıktı.
KAN DONDURAN İŞKENCE İDDİASI: "KAFASINA POŞET GEÇİRDİLER"
Avukat Sönmez'in açıklamasındaki en vahim bölüm ise Esraa'nın tutuklandığı ilk günlere dair ortaya atılan işkence iddiaları oldu. Ailesinin hiçbir şeyden habersiz deport edilerek cezalandırıldığını hatırlatan Sönmez, kolluk kuvvetlerine yönelik şu ağır suçlamaları yöneltti:
"Esraa’nın ziyaret ettiği esnada ailesinin evine kapıları kırarak girdiniz.
Ailesinin yanında kafasına plastik torba geçirdiniz. Nefessiz bırakıp, bunu tekrar tekrar yaptınız. Yani işkence ettiniz.
Parmaklarını sıkarak acı çektirdiniz. Bu yaptıklarınızın video ve/veya fotoğrafını çektiniz. Kime gönderdiniz bilmiyoruz.
Skandal içerikli tehdidinizi söylemiyorum bile ama o cümleyi kullanan Türk Polisi olamaz ve olmamalı."
"SİZ KİMSİNİZ? ABD KONSOLOSLUĞU BİLE ŞİKAYETÇİ DEĞİL"
ABD Konsolosluğu'nun mahkemede şikayetçi olmamasına rağmen Esraa'nın üzerine ekstra suçlar boca edildiğini savunan Sönmez, yetkililere ve güvenlik güçlerine "Sahi siz kimsiniz? Tüm bunları niye yapıyorsunuz? Türk halkının size verdiği yetkiyle ve kanuna göre yapmadığınız kesin" diyerek tepki gösterdi.
"BU ÖFKENİZİ İSRAİLLİ KATİLLERE YÖNELTİN"
Açıklamasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Filistinliler için sarf ettiği "bunlar barbar hayvanlar, hepsi öldürülmeli" sözlerini de hatırlatan Sönmez, Esraa'nın sadece vicdanı isyan eden bir genç olduğunu belirtti.
Avukat Sönmez, kamuoyuna destek çağrısında bulunduğu açıklamasını şu sözlerle noktaladı:
"Bu olayı 'özel' olarak takip ve icra eden ilgili memur ya da memurlar; bu muazzam öfkenizi ve sıkı iş takipçiliğinizi ülkemizde dolaşan İsrailli katillere yöneltseniz sadece Türk halkına değil insanlığa büyük hizmet edersiniz. Lafın kısası; yeter artık! Esraa’ya ve ailesine zulüm son bulsun. Esraa özgür ve güvende olsun."


