Her mevsim milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kapadokya, nisan ayıyla birlikte adeta yeniden doğdu. Peribacalarının arasından fışkıran yeşillikler ve rengarenk açan çiçekler, bölgeyi dev bir tabloya dönüştürürken; hava muhalefeti nedeniyle uçuşların durması turizm trafiğini vadilere kaydırdı. Rüzgarın etkisiyle havalanamayan sıcak hava balonlarının yerine, doğa yürüyüşleri ve vadi keşifleri Kapadokya tatilinin yeni odak noktası oldu.
RÜZGAR ESİNCE ROTAYI VADİLER ÇİZDİ
Kapadokya’nın sembolü olan sıcak hava balonları, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte etkisini gösteren kuvvetli rüzgar nedeniyle güvenlik gerekçesiyle havalanamadı. Gökyüzü şöleninden mahrum kalan turistler, bu durumu bir fırsata çevirerek peribacalarının gölgesindeki saklı vadi yollarını keşfe çıktı. Karadaki aktivitelere olan ilginin bir anda artmasıyla birlikte, bölgedeki yürüyüş parkurları son yılların en kalabalık nisan günlerinden birini yaşadı.

DOĞANIN TAZELİĞİ FOTOĞRAF KARELERİNE YANSIDI
Nisan ayının getirdiği taze enerjiyle uyanan tabiat, ziyaretçilere eşsiz bir fon sundu. Özellikle endemik bitki türlerinin çiçek açması ve bozkırın yeşile bürünmesi, vadi içlerinde uzun mesafeli doğa yürüyüşü yapan gezginleri büyüledi. El değmemiş doğanın tadını çıkaran turistler, peribacalarının taş dokusu ile baharın canlı renklerinin buluştuğu anları fotoğraflayarak Kapadokya'nın farklı bir yüzünü deneyimleme şansı buldu.
YABANCI TURİSTLERDEN "YEŞİL TUR" MESAİSİ
ABD’den bölgeyi ziyarete gelen Güler Rosenberg ve Richard Bones gibi pek çok yabancı konuk, balon uçuşu yapamamalarına rağmen gördükleri manzara karşısında hayranlıklarını gizleyemedi. Balon turunu bir sonraki ziyarete bırakan turistler, "yeşil tur" adını verdikleri bahar rotalarında yürüyüş yapmanın huzur verici olduğunu belirtti. Güney Koreli ziyaretçilerin de yoğun ilgi gösterdiği vadi turları, bölge ekonomisine gökyüzünden sonra karada da büyük canlılık kattı.

"BAHAR AYI YENİDEN DOĞUŞUN ADIDIR"
Kapadokya’nın turizm potansiyelini değerlendiren Nevşehir Turist Rehberleri Odası Başkanı (NERO) Özay Onur, bölgenin sadece bir mevsim değil, 365 gün yaşayan bir organizma olduğunu vurguladı. Kışın beyaz örtü, sonbaharda ise sarının tonlarıyla büyüleyen peribacalarının, ilkbaharda "dirilişi" simgelediğini ifade eden Onur, seher yellerini hissetmek ve doğanın bu cömert sergisini görmek isteyen herkesi vadilerin derinliklerine davet etti.
