Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi ile yürüttükleri görüşmelere ilişkin, “Mevcut oylarımızı muhafaza etmek ya da bir miktar artırmak değil, Türkiye'de sıkışan siyaseti açacak, yeniden büyük Türkiye'nin hayata geçirilmesine imza atacak birliktelikleri inşa etmek istiyoruz” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Saadet Partisi Genel Merkezi'ni ziyaret ederek Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile görüştü. Görüşmenin ardından iki lider gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"HEDEFİMİZ KARARSIZ SEÇMENE ADRES OLMAK"
DEVA Partisi ve Saadet Partisi'nin yer aldığı Yeni Yol Grubu çatısı altında Yeniden Refah Partisi ile bir birleşmenin gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine Arıkan, görüşmede bu konuların değerlendirildiğini söyledi.
Arıkan, amaçlarının mevcut oylarını korumak veya oylarını bir miktar artırmak olmadığını belirterek, “Türkiye'de sıkışan siyaseti açacak, yeniden büyük Türkiye'nin hayata geçirilmesine imza atacak birliktelikleri inşa etmek” istediklerini ifade etti.
Bu birlikteliğe ilerleyen süreçte yeni partilerin ve isimlerin katılabileceğini belirten Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve diğer siyasi parti liderleriyle de önümüzdeki dönemde birlikte yürümek istediklerini söyledi.
Arıkan, hedeflerinin “sıkışan siyaseti açmak, kararsız diye tarif edilen seçmene bir adres olmak ve yeniden büyük Türkiye'nin inşasını temin etmek” olduğunu dile getirdi.
Meclis’te üç lider yemekte buluştu: Uzun yolun ilk kilometre taşı
"AYKIRI SESLER VE FARKLI SESLER OLABİLİR"
TBMM'de yasalaşan "çerçeve yasa"ya verdiği "evet" oyuna Saadet Partisi teşkilatlarından gelen tepkilerin hatırlatılması üzerine Arıkan, farklı görüşlerin demokratik bir şekilde ifade edilmesinin önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Ben tepkileri çok kıymetli buluyorum. Bütün konuşmalarımda ifade ediyorum; farklılıkları zenginlik gibi görmek gerekiyor. Haliyle kanaatimizden kaygı duyan, rahatsız olan teşkilatlarımız rahat bir şekilde kanaatlerini ifade ettiler. Çalışmalarına da nerede kaldıysak devam edeceklerini, dünden daha gayretli çalışacaklarını ifade ettiler. Türkiye'nin özlediği tablonun da bu olması gerektiğini düşünüyorum. Aykırı sesler, farklı düşünceler olabilir. En demokratik hak, kanaatleri rahat bir şekilde paylaşabilme özgürlüğünü sağlayabilmektir."
Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti: 468 kabul, 88 ret
"EN ÖNEMLİ İKİ KRİZ AHLAK VE GÜVEN KRİZİ"
Siyasetteki “tıkanmışlık” ifadesiyle neyi kastettiğinin sorulması üzerine Arıkan, Türkiye'deki en önemli iki krizin “ahlak” ve “güven” krizi olduğunu savundu.
Toplumda ciddi bir güvensizlik bulunduğunu öne süren Arıkan, TBMM'de “rekor” olarak nitelendirdiği bir “evet” oyuyla kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin toplumun bir kesiminde uygulamaya yönelik kaygılar bulunduğunu söyledi.
Arıkan, “Bu yasayı çıkardınız ama tam manasıyla uygulayacak mısınız, geri planda acaba başka bir şeyler var mı?” şeklindeki kaygıların güven krizinin göstergesi olduğunu ifade etti.
"86 MİLYONUN KAZANABİLMESİNİ SAĞLAMAK İSTİYORUZ"
Ekonomik göstergelere de değinen Arıkan, emekli maaşları ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını savundu. İcra dosyalarındaki artışa ve bankaların kârlarına dikkati çeken Arıkan, mevcut ekonomik ve siyasi düzenin sürdürülebilir olmadığını öne sürdü.
Arıkan, amaçlarının Saadet Partisi veya Yeniden Refah Partisi'nin siyasi kazanımı olmadığını belirterek, “86 milyonun kazanımını sağlayacak bir düzeni inşa etmek” istediklerini söyledi.
Mevcut siyasi düzenin sürdürülmek zorunda olduğu yönünde bir algı oluşturulduğunu savunan Arıkan, Türkiye'de alternatif olmadığını düşünen vatandaşlara da mesaj verdi.
"Toplumda şöyle servis ediliyor: 'Yapacak bir şey yok, bu düzenle idare edilmek zorundayız, AK Parti iktidarıyla devam etmek zorundayız.' algısının verildiğini görüyoruz. Büyük medya kurgusuyla bunun yapıldığını görüyoruz. Bu toplantıdaki mesajlardan biri de 86 milyon insanımıza; asla çaresiz değilsiniz, asla alternatifsiz değilsiniz. Çok güzel kadrolar var her iki partinin etrafında, çok güzel projeler var. Biz bu tıkanmışlığı beraber yol yürüyeceğimiz arkadaşlarla açma iddiasındayız."
Babacan'dan çerçeve yasa açıklaması: Kapalı kapılar ardında imza toplamak doğru değil
