Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan ve 33’ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasının ikinci günü tamamlandı.
Aydar'dan Aziz İhsan Aktaş'ın rüşvet iddiasına cevap: 1,5 milyonluk alacak için 20 milyon ödenir mi?
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde görülen duruşmaya, bazı sanıklar ve avukatları katıldı. Davada savunma yapan tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, çalıştığı her alanda kamuya ve yaptığı işe karşı sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini söyledi. 1981–1991 yılları arasında aile şirketinde çalıştığını, farklı dönemlerde üretim ve sanayi alanlarında görev aldığını belirten Karalar, şunları kaydetti:
"BENİM HAYATIMDA BİR GÜNDE YÜKSELME YOKTUR"
“Makineyle çalıştım, makine yönettim, üretimi planladım. Türkiye’de, Almanya’da ve Brezilya’da faaliyetleri olan yapılarla çalıştım. Alman ortakların olduğu, mühendislik ve bayilik sisteminin çok sıkı yürüdüğü bir düzendi. Bayilerden sorumlu olduğumuz dönemlerde dahi usulsüzlüğe, torpile, gayriresmî ilişkilere izin vermedik.”
Bir bayi temsilcisinin ortaklık teklifini reddettiğini anlatan Karalar, “Çünkü ben işimi çıkar ilişkileriyle değil, liyakatle yapmayı tercih ettim. Benim hayatımda bir günde yükselme, torpil ya da kayırma yoktur” ifadelerini kullandı.
“DEVRALDIĞIMIZ BELEDİYENİN DURUMU FELAKETTİ”
2014 yılında Seyhan Belediye Başkanı olduğunda belediyenin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Karalar, kamu kaynaklarını titizlikle kullanan bir yönetim anlayışı benimsediklerini söyledi.
“Kamu malını dikkatle kullanan, vatandaşa hizmeti önceleyen bir anlayışla çalıştık. İki yıl içinde halkın takdiriyle yeniden seçildim. 2019’da devraldığımız Adana Büyükşehir Belediyesi’nin durumu felaketti. Geliri borcunun dörtte biri kadardı, yaklaşık 350 haciz dosyası vardı.”
"BEN ADANALIYIM, SİLİVRİ'DE İŞİM NE?"
Hakkındaki suçlamalara doğrudan yanıt veren Karalar, Aziz İhsan Aktaş’ın şirketlerinin kendi döneminde Seyhan Belediyesi’nden herhangi bir iş almadığını savundu.
“Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri benim dönemimde Seyhan Belediyesi’nde bizimle çalışmadı. Belediye başkanı ihale mi verir? Bu dosya 2019 sonrasına ilişkin. Benim bu dosyada ne işim var? Ben Adanalıyım, benim Silivri’de ne işim var? Biz Adanalı olarak direkt Allah’a bağlıyız” ifadelerini kullandı.
“7 AYDIR TUTUKLUYUM, BUNU HİÇBİR VİCDAN KABUL ETMEZ”
Yaklaşık yedi aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Karalar, bu durumun yalnızca kendisini değil Adana’yı da cezalandırdığını savundu. Karalar, "Ailemden, Adana’mdan 7 aydır ayrıyım. Benim tutuklu olmam, Adana’yı, ailemi cezalandırmak demektir. Adana deprem atlattı, ölüm az ama yıkım çoktur. Deprem gören bir ilde yapılacak çok iş vardır. Bunlardan mahrum ettik Adana’yı. Adana büyüktür ama geliri küçüktür. Depremden dolayı gelen bir hibe vardı, artmış da bir para vardı. Bir proje düşünüyorduk. Ben buraya geldim, Adana da bundan mahrum kaldı. Yargılandığım bu dava ilerde hukuk fakültelerine ders olarak anlatılacak. Suçsuzluğum apaçık ortadır. Tahliyemi talep ediyorum." şeklinde konuştu.
