Muhabirlikten medya patronluğuna uzanan kariyeriyle dikkat çeken Acun Ilıcalı, gazeteci Fatih Altaylı’nın programında geçmişine dair samimi açıklamalarda bulundu. Hayatı boyunca risk almaktan ve maddi kayıptan çekinmediğini vurgulayan Ilıcalı, 25 yaşına kadar yaşadığı kayıpları ve dönüm noktalarını paylaştı.

"ZENGİNLER HIZ YAPMAZ, BENDE O KORKU YOK"
Parayı hiçbir zaman nihai bir amaç olarak görmediğini belirten Acun Ilıcalı, başarıya giden yolda aldığı riskleri şu sözlerle ifade etti:
"Çok ciddi risk alabiliyorum. Bunun en önemli sebebi, ölümden ve maddi kayıptan korkmamam. Ben parayı hayatımda her zaman başarıya gitmek için bir yakıt olarak gördüm. Zenginler hız yapmaz abi. Sen hız yapan zengin gördün mü mesela? Motosiklete de binmez zengin. ‘Aman bir şey olmasın, parayı buldum’ der. Bende öyle bir kavram yok. Zevklerimi sonuna kadar yaşamak zorundayım."

"23 YAŞINDA İFLAS ETTİM, 24 YAŞINDA AĞIR KAZA GEÇİRDİM"
Gençlik yıllarında peş peşe yaşadığı kayıpların ve iflasın kendisini derinden sarstığını belirten Ilıcalı, hayatının o dönemini korku filmine benzetti:
"Allah bana hayatımın ilk döneminde acıyı yaşattı. 25 yaşıma kadar olan bölüm korku filmine koyabileceğin kadar dramatik. Bir anda anne-babasız kaldım, boşandım, 23 yaşında iflas ettim, beş parasız kaldım. 24 yaşında motosiklet kazası geçirdim; yanımdaki arkadaşım vefat etti. Sonra Allah öyle bir dönem nasip etti ki, iş hayatıma girdiğimden beri hiçbir yılım bir öncekinden daha kötü olmadı."

EŞİ AYÇA ÇAĞLA ALTUNKAYA VE AİLESİNE DAİR SAMİMİ DETAYLAR
Eşi Ayça Çağla Altunkaya’nın maceraperest ruhundan bahseden Ilıcalı, aile içi keyifli anılarını da anlattı:
"Çağla da deli. Bir gün kalktı, ‘Yamaç paraşütü yapacağım’ dedi. Fethiye’de yamaç paraşütü yaptı. Sonra Dubai’de paraşütle atladı. Ona rağmen bazen tekneden korkuyor. ‘Sen paraşütle atlamışsın, buradan neden korkuyorsun’ diyorum; ‘Tutamıyorum kendimi’ diyor. Büyük kızım Banu, annemlerin rahmetli oldukları kazada vardı. Sonra kendi de arabayla kaza geçirdi, takla attı. O yüzden o olduğu zaman bizim tekne kanoya dönüyor; Venedik’teki kanolar gibi yavaş geziyoruz."
