Sonbahar mevsimiyle birlikte mutfaklarda kışlık konserve, turşu, yaprak basımı ve salça mesaisi hız kazandı. Kışlık hazırlıklarda kullanılan tuzun içeriğinin gıdaların dayanıklılığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten uzmanlar, kalsiyum ve magnezyum oranı düşük olan deniz tuzu yerine zengin mineralli kaya tuzunun tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

KAYA TUZU GIDALARIN RAF ÖMRÜNÜ UZATIYOR
Artvin Çoruh Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, tuzun gıda teknolojisindeki kritik rolünü vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
Çıtır turşu ve kıvamlı salça: Kaya tuzundaki kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller; meyve ve sebzelerdeki pektin, selüloz ve lignin yapısını koruyor. Bu sayede turşular çıtır kalırken, yapraklar yırtılmıyor ve salçalar ideal kıvamını koruyor.
Deniz tuzu erimeye yol açıyor: Deniz tuzlarında mineral dengesinin farklı olması nedeniyle hazırlanan kışlık ürünler daha kısa sürede yumuşayıp eriyebiliyor ve raf ömrü kısalıyor.

"ÇANKIRI TUZU DOĞAL HALİYLE KORUMA SAĞLIYOR"
Tuz üretim merkezlerinden Çankırı'da kaya tuzu satışı yapan İlyas Ak ise yöre tuzunun saflığına değindi:
84 doğal mineral: Ağır metal ve kimyasal yabancı madde içermeyen kaya tuzunun taş değirmenlerde çekilerek sofralara ulaştırıldığını belirtti.
Formunu koruyan yapı: Turşuluk kaya tuzunun içeriğindeki doğal mineraller sayesinde gıdaların ilk günkü diriliğini koruduğu, erime ve bozulma riskinin ortadan kalktığı ifade edildi.
