YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili, hukukçu Sezgin Tanrıkulu, yeni adli yılın başlaması ve 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de her yıl 20 Temmuz’da başlayan adli tatilin 1 Eylül’de sona erdiğini hatırlatan Tanrıkulu, adli tatil boyunca da yargı alanında tartışmalı birçok karar alındığını savundu.
“ADLİ TATİLDE NEREDEYSE HER GÜN BİR HUKUKSUZLUĞA ŞAHİT OLDUK”
Yeni adli yıl açılış törenlerine eleştiri getiren Tanrıkulu, adli tatil döneminde yalnızca acil davaların görülmesine rağmen yargıya ilişkin tartışmaların hiç durmadığını belirtti.
Tanrıkulu, “Türkiye’de biz 20 Temmuz’la 1 Eylül arasında neredeyse her gün yargının imza attığı bir hukuksuzluğa ve adaletsizliğe şahit olduk.” ifadelerini kullandı.
“YARGIYA GÜVEN NEREDEYSE SIFIRA YAKLAŞTI”
Türkiye’de yargıya duyulan güvenin ciddi biçimde aşındığını savunan Tanrıkulu, yargının kurumsal bağımsızlığı konusunda da ağır eleştirilerde bulundu.
“Yargıya güven neredeyse sıfıra yaklaşmış durumda. Cumhuriyet tarihinin en dip noktasında. Yargı kurumsal olarak bağımsız ve tarafsız değil.” diyen Tanrıkulu, baroların ve avukatların da baskı altında olduğunu söyledi.
Cezaevinde bulunan avukatlara dikkat çeken Tanrıkulu, yargı çalışanlarının çalışma koşulları ve ekonomik sorunlarına da değindi.
“ANAYASA HER GÜN YARGI TARAFINDAN AYAKLAR ALTINA ALINIYOR”
Tanrıkulu, yeni adli yıl dolayısıyla yapılacak tören ve konuşmaların mevcut tabloyu değiştirmediğini savundu.
“Böyle bir ortamda 1 Eylül adli açılışı kutlanacak ve büyük hamasi nutuklar atılacak. Adaletsizlik bu kadar dip yapmamıştı.” ifadelerini kullanan Tanrıkulu, yüksek yargı kararlarının uygulanmamasını da eleştirdi.
Tanrıkulu, “Anayasa her gün yargı tarafından ayaklar altına alınıyor. Anayasa Mahkemesi kararları tanınmıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları tanınmıyor.” dedi.
“SİYASET YAPMANIN GÜVENCESİ KALMADI”
Siyasi partilerin ve siyasetçilerin de yargı karşısında güvencelerinin zayıfladığını savunan Tanrıkulu, buna rağmen mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Tanrıkulu sözlerine şöyle devam etti:
“Siyasi partilerin bir güvencesi kalmadı. Siyaset yapmanın bir güvencesi yok. Ama her şeye rağmen bu hukuksuzlukla, bu adaletsizlikle mücadele edeceğiz. Türkiye’nin özlediği adalet ortamını yaratacağız.”
Tanrıkulu, hukuksuzluklardan sorumlu tuttukları kişilerden de hukuk devleti ilkeleri içerisinde hesap soracaklarını belirterek, “Bunu yaratanlardan da onların yaptığı gibi değil ama hukuk kuralları içerisinde, adil bir biçimde hesap soracağız.” diye konuştu.
Tanrıkulu, açıklamasının bu bölümünü yargı çalışanlarına mesaj vererek tamamladı:
“Bütün yargı emekçilerinin, avukatların ve hukuka bağlı olan hakim ve savcıların yeni yargı yılını kutluyorum.”
1 EYLÜL MESAJI: “SAVAŞIN OLMADIĞI BİR DÜNYA ARZULUYORUZ”
Tanrıkulu, açıklamasının ikinci bölümünde 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İkinci Dünya Savaşı’nın 1 Eylül 1939’da Nazi Almanyası’nın Polonya’yı işgaliyle başladığını hatırlatan Tanrıkulu, aradan geçen yıllara rağmen dünyanın pek çok bölgesinde savaş ve çatışmaların devam ettiğini söyledi.
Tanrıkulu, “Biz savaşın olmadığı, barışın hakim kılındığı, toplumsal barışımızın sağlandığı bir dünya ve Türkiye arzuluyoruz.” ifadelerini kullandı.
“40 YILLIK ÇATIŞMADAN SONRA BAŞLAYAN SÜREÇ DEVAM EDİYOR”
Tanrıkulu, Türkiye’de yürütülen yeni sürece ilişkin de mesaj verdi. Türkiye’nin önemli bir eşikten geçtiğini belirten Tanrıkulu, “40 yıllık çatışma, şiddet ve ölümden sonra başlayan süreç devam ediyor.” dedi.
Sürecin kalıcı barışla sonuçlanması gerektiğini vurgulayan Tanrıkulu, silahların tamamen ortadan kalktığı bir dönemin hedeflenmesi gerektiğini söyledi:
“Bu sürecin tamamen çatışmanın olmadığı, silahın olmadığı, toplumsal barışın sağlandığı bir döneme evrilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapacağız ve yapmaya devam edeceğiz.”
Tanrıkulu, açıklamasını Dünya Barış Günü’nü kutlayarak tamamladı.
