İnsan kişiliğinin genetik temellerine ilişkin şimdiye kadarki en kapsamlı çalışmalardan biri gerçekleştirildi. Bristol Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası araştırma ekibi, psikolojide yaygın olarak kullanılan “Beş Büyük” kişilik modelindeki özelliklerle genetik varyasyonlar arasındaki ilişkiyi inceledi.
Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, 1,1 milyon kişinin genetik ve kişilik verileri analiz edildi. Çalışmanın sonucunda dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nörotizm ve deneyime açıklık gibi kişilik özellikleriyle bağlantılı 1.260 genetik varyant tespit edildi.
GENETİK ETKİNİN BOYUTU KÜÇÜK ANCAK BİRİKİMLİ
Araştırmacılar, tek tek genetik varyantların kişilik üzerindeki etkisinin oldukça sınırlı olduğunu belirledi. Ancak çok sayıda varyantın bir araya gelmesiyle kişilik özelliklerinin oluşumunda ölçülebilir bir biyolojik temel ortaya çıkabildiği görüldü.
İkizler ve aile bireyleri üzerinden yapılan analizler de genetik etkilerin yalnızca aile ortamıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. Araştırmacılara göre bulgular, kişiliğin oluşumunda genetik faktörlerin çevreden bağımsız tek başına belirleyici olduğu anlamına gelmiyor; genetik ve çevresel etkenler birlikte rol oynuyor.
Sigara kullanımı ve Kovid-19 riskiyle bağlantılar
Çalışmada kişilik özellikleriyle bazı sağlık ve yaşam tarzı göstergeleri arasındaki ilişkiler de araştırıldı.
Sorumluluk ve özdisiplinle bağlantılı genetik özelliklere sahip kişilerde sigaraya başlama eğiliminin daha düşük olduğu, beden kitle indeksinin ve hastanede kalış süresinin de farklılık gösterebildiği belirlendi.
Dışa dönüklükle ilişkili genetik özelliklerin ise daha fazla sosyal etkileşimle bağlantılı olarak Kovid-19 enfeksiyonu riskiyle ilişkili olduğu görüldü.
Deneyime açıklıkla bağlantılı genetik varyasyonların ise gece saatlerinde daha aktif olma ve kahve, şarap ile olgunlaştırılmış peynir gibi belirli yiyecek ve içeceklere yönelik tercihlerle ilişki gösterebildiği saptandı.
“AMAÇ KİŞİLİĞİ GENLERDEN TAHMİN ETMEK DEĞİL”
Araştırma ekibinin liderlerinden genetik epidemiyolog Michel Nivard, çalışmanın insanların genetik bilgilerine bakarak kişiliklerini tahmin etmek olmadığını vurguladı.
Nivard’a göre genom verileri, insanların davranışlarını ve sağlık sonuçlarını şekillendiren biyolojik mekanizmaları daha iyi anlamak için kullanılabilecek önemli bir araç.
Araştırmacılar, elde edilen bulguların kişilik özellikleriyle ruh sağlığı, davranışsal bozukluklar ve yaşam tarzıyla bağlantılı kronik hastalıklar arasındaki ilişkilerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
