Psikiyatri alanında yapılan değerlendirmelere göre sevgi, insanın stres düzeyini azaltan ve bağışıklık sistemini destekleyen güçlü bir duygu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, derin ve kalıcı ilişkilerin ruh sağlığı açısından önemli bir koruyucu faktör olduğuna dikkat çekiyor.
“AŞKLAR SOSYAL MEDYA VİDEOLARI KADAR KISA”
Dijitalleşmeyle birlikte ilişkilerin süresinin kısaldığına işaret eden uzmanlar, sevgi ve aşkın giderek hızlı tüketilen bir olguya dönüştüğünü belirtiyor. İnsanlar arasındaki bağların yüzeyselleşmesi, yalnızlık duygusunu artırırken depresyon gibi ruhsal sorunların da daha sık görülmesine zemin hazırlıyor.
AŞK BİR GÜNE SIĞDIRILAMAZ
Sevginin belirli günlerle sınırlandırılamayacağı vurgulanıyor. Uzmanlara göre 14 Şubat sembolik bir anlam taşısa da gerçek bağlar yalnızca özel günlerde değil, hayatın her anında birlikte olabilmekle güçleniyor.
YALNIZ OLMAK EKSİKLİK DEĞİL
Sevgililer Günü’ne yalnız girmenin toplumsal baskı nedeniyle olumsuz algılanabildiği ifade edilirken, bunun bir eksiklik olarak görülmemesi gerektiği belirtiliyor. Asıl önemli olanın, zaman içinde güçlü ve derin ilişkiler kurabilmek olduğu vurgulanıyor.
YÜZEYSEL İLİŞKİLER TOPLUMSAL BAĞLARI DA ETKİLİYOR
Hızlı tüketilen ilişkilerin yalnızca bireysel değil toplumsal sonuçları da olabileceğine dikkat çekiliyor. Sevgi, bağlılık ve aile kavramlarının zayıflaması toplum açısından risk olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, kalıcı ve sağlam ilişkilerin hem bireysel mutluluk hem de toplum sağlığı açısından kritik rol oynadığını belirtiyor.
