Tıbbi entomolog Dr. Frederic Simard'ın analizleri, sivrisineklerin sıfır (0) kan grubuna sahip bireyleri veya "tatlı kanlı" olarak tabir edilen kişileri tercih ettiğine dair eski bulguların bilimsel bir temele dayanmadığını gösterdi. İnsan vücudunun yaşam boyunca sürekli değişen bir kimyasal yapıya sahip olması nedeniyle, hiç kimse kalıcı bir "sivrisinek mıknatısı" olarak kalmıyor. İsveçli araştırmacı Rickard Ignell'in tespitlerine göre, ciltte yaşayan mikroorganizmaların ürettiği 300 ila 1000 farklı kokulu bileşikten yalnızca 27'si sivrisineklerin biyolojik radarına giriyor.
KARBONDİOKSİT, KOKU VE NEM ORANINA DİKKAT
Dang humması ve sarı humma gibi ölümcül virüsleri yayan Aedes aegypti türü sivrisineklerle yapılan testler, dişi sivrisineklerin kurbanlarına ulaşırken askeri bir radar sistemini andıran üç aşamalı bir mekanizma kullandığını belgeledi. İlk aşamada, insan nefesiyle dışarı atılan karbondioksit onlarca metre uzaktan tespit ediliyor ve sineğin rotası belirleniyor. Hedefe 10 metre yaklaşıldığında, karbondioksit bulutuna kişinin özel cilt kokusu dahil oluyor. Son aşamada ise ciltteki nem oranı ve yükselen vücut sıcaklığı, sivrisineğin nihai iniş noktasını kesinleştiriyor.

ALKOL TÜKETİMİ SİVRİSİNEĞİ ÇAĞIRIYOR
Cilt yağlarının parçalanmasıyla ortaya çıkan "1-octen-3-ol" (mantar alkolü) bileşiğindeki en ufak bir artış sivrisinekleri çeken en güçlü biyolojik etken olarak öne çıkarken, beslenme alışkanlıklarının da bu süreci hızlandırdığı saptandı. Burkina Faso ve Hollanda’da bağımsız olarak yürütülen klinik deneyler, alkol ve özellikle bira tüketiminin sıtma yayan Anopheles türü sivrisineklere davetiye çıkardığını kanıtladı. Hollanda verileri, son 24 saat içinde bira içen kişilerin, artan vücut sıcaklıkları ve yoğunlaşan karbondioksit salınımları nedeniyle sivrisineklere 1,35 kat daha cazip geldiğini gösteriyor.

DAR GİYSİLERDEN DE KAN EMEBİLİYOR
Özellikle Chikungunya virüsünü taşıyan Asya kaplan sivrisineğine karşı geleneksel korunma yöntemleri yetersiz kalıyor. Uzmanlar, bu agresif türün tayt veya ince tişört gibi vücudu saran dar giysilerin üzerinden de kan emebilecek anatomik yapıya sahip olduğunu belirtiyor. Bu nedenle açık alanlarda mutlaka vücudu saran değil, tam kapatan ve kumaşla ten arasında hava boşluğu bırakan 'bol giysilerin' tercih edilmesi hayati önem taşıyor.
KİMYASAL KOVUCULARA DİKKAT
Piyasada satılan standart sinek kovucu spreylerin etki süresi, kişinin terleme oranına, ortamın nemine ve sürülen miktara göre hızla azalabiliyor. Uyku esnasında insan vücudunun karbondioksit salınımının sabit ve izlenebilir bir kaynak haline gelmesi, gece saatlerindeki riski artırıyor. Tıp otoriteleri, ağır yemekler ve alkol tüketimi sonrası değişen vücut kimyasına dışarıdan sprey ile müdahale etmek yerine, açık hava ve yatak odalarında fiziki bir bariyer olan ilaçlı cibinlik kullanılmasını en güvenilir ve sürdürülebilir korunma yöntemi olarak tavsiye ediyor.
