İstanbul'da bulunan Atatürk Kültür Merkezi'nde 18 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısı, Türkiye ekonomisi için kritik bir adıma sahne oldu.
Küresel çapta çok geniş kitlelere ulaşan televizyon sektörü, ülkenin kültürel diplomasisinde ve tanıtım stratejilerinde devasa bir yumuşak güç olarak konumlanıyor.
Son yıllarda kırılan her ihracat rekoru, bu alandaki hamlelerin ne kadar isabetli olduğunu kanıtlıyor.
Bakışarak geçen dakikalar: O sahnelerin uzamasının tek bir nedeni var
TÜRK YAPIMLARI DÜNYA ÇAPINDA 1 MİLYAR İZLEYİCİYE ULAŞTI
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sektörün 170 ülkede yaklaşık 1 milyar izleyiciye ulaştığını açıkladı.
Türkiye'nin, satış ve yurt dışı pazarlamasında dünyanın en büyük 3 endüstrisinden biri haline geldiğini belirten Bakan Ersoy, 1 milyar doları aşan gelirle tarihi bir eşiğin geçildiğini ifade etti.
Bu yapımların aynı zamanda dünyanın en büyük Türkçe kursu işlevi gördüğünü söyleyen yetkililer, farklı kültürlerden insanların Türkçe öğrenmeye çalışmasının ve çocuklarına Türkçe isimler vermesinin son derece kalıcı etkiler yarattığını vurguladı.
EKRAN TURİZMİ GEÇİCİ BİR TRENDDEN STRATEJİK BİR ALANA DÖNÜŞÜYOR
Hızla büyüyen bu endüstrinin eski kalıplar içinde değerlendirilemeyeceğini ifade eden Bakan Ersoy, kültür ve turizm sahasında daha fazla fayda sunacak adımların atılması gerektiğini aktardı.
İnsanların hikayenin bir parçası olmak ve duyguları yerinde deneyimlemek istediğini belirten uzmanlar, küresel verilerin ekran turizmi kavramının geçici bir heves olmaktan çıkıp devasa bir stratejik alana dönüştüğünü gösterdiğini paylaştı.
Türkiye'nin 65 milyar 231 milyon dolar turizm geliri ve 64 milyon ziyaretçi sayısıyla gelirde dünyanın 7., ziyaretçi sayısında ise 4. büyük ülkesi konumunda olduğu bilgisini veren Bakan Ersoy, bu rakamları daha da yukarı taşımak için özgün projeler ürettiklerini söyledi.
Bizim diziler, televizyon fuarını salladı
YENİ VİZYON KAPSAMINDA HER BÖLÜM İÇİN 100 BİN DOLAR BÜTÇE AYRILIYOR
Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlayan, en az 3 kıtada ve 10 ülkede yayınlanan yapımlara Sinema Genel Müdürlüğü ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla destek veriliyor.
Bu yıl itibarıyla başlayan uygulamada, Türkçenin yaygınlaşması, hedef ülkeler arasında yer alma, toplam satış tutarı ve reyting gibi kriterler dikkate alınıyor.
Belirlenen şartları karşılayan projelerin her bölümü için toplamda 100 bin dolar karşılığı TL tutarına kadar fon sağlanıyor.
Yurt içinde ortalama 120 dakika yayınlanan ancak yurt dışı pazarına 40 ile 45 dakikalık bölümler halinde sunulan yapımlarda, destek hesaplaması yurt içi yayın süresi üzerinden yapılıyor.
Bu durum, yurt dışında yayınlanan her bir bölüm için maksimum 33 bin dolar karşılığı TL tutarında destek anlamına geliyor.
BÜROKRATİK SÜREÇLER HIZLANDIRILARAK MEKANLAR ÜCRETSİZ TAHSİS EDİLECEK
Çekim mekanlarıyla ilgili bürokratik engellerin aşılması ve kuruma bağlı alanların ücretsiz tahsis edilmesi gibi kolaylıklar, sektörün daha güçlü üretim yapabilmesi için devreye alınıyor.
Aynı zamanda, ürün yerleştirme yöntemiyle Türkiye'nin tarihi, doğal ve gastronomik değerlerinin içeriklere entegre edilmesi hedefleniyor.
Satın alınması planlanan 30 saniyelik tanıtım filmleri ve dijital kısa video içerikleri, ülkenin turizm markasını güçlendirme önceliğiyle değerlendiriliyor.
Destinasyon çeşitliliğinin ve deneyim zenginliğinin uluslararası ölçekte daha geniş kitlelere ulaştırılması temel amaç olarak öne çıkıyor.
Polisiye ve romantizmin kesişim noktası: İşte Ankara'da çekilen diziler, filmler
BAŞROL OYUNCULARI KÜRESEL ÇAPTA TURİZM ELÇİSİ OLARAK GÖREV YAPACAK
Dijital içeriklerde farklı turizm değerlerini deneyimler üzerinden tanıtan özgün kurgusal yaklaşımlar bekleniyor.
Yüksek izlenme oranlarına sahip yapımların bilinirliğinden faydalanarak küresel ziyaretçi potansiyeline erişim sağlanıyor.
Tanıtım filmlerinde ve dijital videolarda başrol oyuncularının yer alması oldukça önemli bir kriter olarak kabul ediliyor.
Yurt dışı pazarına açılan ve teşvik alan firmalar bu iş birliğine dahil olarak ajansa başvuruda bulunabiliyor.
Dünyaca tanınan oyuncular, bu sayede ülkemiz için birer tanıtım elçisine dönüşüyor.
Sahillerden tarihi eserlere, gastronomiden sağlık, doğa ve kış turizmine kadar pek çok değer, bu projeler sayesinde çok daha görünür hale geliyor.
SİNEMA FİLMLERİ İÇİN DE BENZER BİR DESTEK MODELİ HAYATA GEÇİRİLİYOR
Kültürel diplomasi alanında yürütülen yoğun çalışmaların bir parçası olarak, benzer bir destek modeli sinema filmleri için de başlatıldı.
Ülkeyi uluslararası A grubu film festivallerinde temsil eden ve kriterlere uyan yapımlar da teşvik ediliyor.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kurumların yoğun çabaları, bu alandaki muazzam etkiyi daha da artırıyor.
Sektörde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden yetkililer, yeni uygulamanın Türk kültürü ve turizmi için hayırlı olmasını diledi.
Mahalleliyi sevindiren dizi seti kararı

