Haritalarda ülkelerin boyutları aslında tamamen yanlış!

Haritalarda ülkelerin boyutları aslında tamamen yanlış!

Thomas Reinertsen Berg, haritaların coğrafi konumdan öte toplumların dünya görüşünü ve politik değerlerini nasıl şekillendirdiğini anlattı. Norveçli yazar, Taş Devri'nden Google Haritalar'a uzanan süreçte haritaların manipülatif gücünü, Mercator projeksiyonunun yanılgılarını ve sınırların insan psikolojisi üzerindeki derin etkilerini tarihsel ve güncel örneklerle açıkladı.

Tarih öncesi dönemlerde mağara duvarlarına kazınan basit şekillerden, bugün cebimizdeki akıllı telefonlarda kullandığımız Google Haritalar uygulamasına kadar uzanan süreçte, insanoğlu her zaman yaşadığı yeri kayıt altına alma dürtüsüyle hareket etti.

Ancak Norveçli yazar Thomas Reinertsen Berg'e göre haritalar, sadece dağların, nehirlerin veya yolların yerini gösteren teknik belgeler değil.

Aksine, dünya haritası çizimleri, o dönemin toplumlarının değer yargılarını, politik duruşlarını ve dünya görüşü anlayışlarını yansıtan güçlü birer araç.

Thomas Reinertsen Berg, kartografya tarihinin aslında insanlık tarihinin bir aynası olduğunu savunuyor.

DÜNYA HARİTASINDA İLK OLARAK NEREYE BAKIYORUZ?

BBC'ye konuşan Thomas Reinertsen Berg, insanların bir haritayı ellerine aldıklarında ilk olarak kendi yaşadıkları yeri aradıklarını belirtti.

'Dünyanın Tiyatrosu: Tarihi Şekillendiren Haritalar' kitabının yazarı Thomas Reinertsen Berg, bu davranışın altında yatan psikolojiyi şu sözlerle açıkladı:

"Sanırım bunun nedeni, haritada adımızın geçecek kadar önemli olup olmadığımızı görmek istememiz.

Bu, dünyaya ait olduğumuzu doğruluyor."

İlk modern atlasın yaratıcısı Abraham Ortelius'un 1572 yılında dile getirdiği bu tespit, günümüzde de geçerliliğini koruyor.

İnsanlar önce kendilerini konumluyor, ardından Berlin veya Stockholm gibi diğer merkezlerin kendilerine ne kadar uzak olduğunu hesaplıyor.

HARİTALAR OBJEKTİF OLABİLİR Mİ?

Thomas Reinertsen Berg'e göre haritaların tamamen objektif olması neredeyse imkansız.

Dünya'nın yuvarlak, haritanın ise düz bir zemin olması, projeksiyon tekniklerinde zorunlu bozulmalara yol açıyor.

Ancak mesele sadece geometrik zorluklarla sınırlı değil.

Thomas Reinertsen Berg, haritayı çizenin neyi dahil edip neyi dışarıda bırakacağına karar vermesinin politik bir tercih olduğunu vurguladı.

Suriye'de gördüğü bir haritada İsrail'in tamamen silinip 'Filistin' olarak etiketlenmesini veya tam tersi, 'Büyük İsrail' hayali kuranların haritalarını örnek gösteriyor.

Avrupa'da Kosova'nın tanınıp tanınmaması gibi durumlar da haritaların siyasi birer manifesto olabileceğini kanıtlıyor.

EVEREST DAĞI'NIN İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Haritalardaki yer isimleri de dönemin egemen güçlerinin dünya görüşünü yansıtıyor.

Dünyanın en yüksek zirvesi olarak bilinen Everest, Nepal ve Çin'deki yerel halklar tarafından yüzyıllardır farklı ve çok daha eski isimlerle anılıyor.

Ancak coğrafi keşifler ve sömürgecilik döneminde, dağlara ve şehirlere Batılı isimlerin verilmesi yaygın bir uygulamaydı.

Thomas Reinertsen Thomas Reinertsen Berg, bu duruma İngiliz askeri coğrafyacı George Everest'in adının o dağa verilmesini örnek gösterdi.

Benzer şekilde 'Orta Doğu' kavramı da "Kime göre ve neye göre orta?" sorusunu akıllara getiriyor ve coğrafi isimlendirmelerin politik doğasını gözler önüne seriyor.

MERCATOR MU YOKSA PETERS PROJEKSİYONU MU DAHA DOĞRU?

Yıllardır okullarda ve resmi kurumlarda kullanılan Gerardus Mercator'un çizdiği dünya haritası, Afrika kıtasını olduğundan çok daha küçük, ABD ve Avrupa'yı ise olduğundan büyük gösteriyor.

Bu durumun dünya algımızı bozduğunu belirten Thomas Reinertsen Berg, Peters projeksiyonunun ülkelerin göreceli boyutlarını daha doğru yansıttığını ancak şekilleri bozduğunu ifade etti.

"Peters projeksiyonunu kullanarak seyahat etmek çok zor olurdu" diyen yazar, her iki çizim tekniğinin de kendine göre eksikleri olduğunu, ancak Mercator haritasının yarattığı "Kuzey üstündür" algısının psikolojik bir yanılsama olduğunu hatırlattı.

GOOGLE HARİTALAR GÜVENİLİR Mİ?

Günümüzde en çok kullanılan dijital haritalar arasında yer alan Google Haritalar, geçmişteki devlet destekli haritalama projelerinden farklı bir yapıya sahip.

Thomas Reinertsen Berg, Google'ın tamamen reklam ve ticari gelir odaklı çalıştığını belirtti.

"Google Haritalar'da görünmek için ödeme yapan işletmeler öne çıkıyor" diyen yazar, bu platformun yeraltı su borularını veya altyapı detaylarını göstermekle ilgilenmek istemediğini, çünkü bunun ticari bir getirisinin olmadığını söyledi.

Geçmişte haritalar sınırları belirlemek için devletler tarafından finanse edilirken, bugün pizzacılar ve mağazalar haritaların ana unsurları haline geldi.

DENİZCİLERDEN WIKIPEDIA'YA HARİTA YAPIM SÜRECİ NASIL DEĞİŞTİ?

Tarihteki harita yapım süreci, günümüzdeki Wikipedia mantığına benzer bir kitle kaynak kullanımıyla ilerliyordu.

İskenderiye'de yaşayan Batlamyus veya Venedikli haritacılar, limana gelen denizcilerle konuşarak onların gözlemlerini kayda geçiriyordu.

Thomas Reinertsen Berg, "Nereden geldiniz? Ne kadar sürdü? Neler gördünüz?" gibi sorularla toplanan bilgilerin haritalara işlendiğini anlattı.

Bu süreç, bilginin tek bir merkezden değil, sahadan gelen verilerle harmanlanarak oluşturulduğunu gösteriyor.

HARİTALAR SİYASİ SINIRLARI NASIL ETKİLİYOR?

Thomas Reinertsen Berg, sömürgeci güçlerin Afrika'da veya Orta Doğu'da (Sykes-Picot Anlaşması gibi) cetvelle çizdiği sınırların bugün yaşanan kaosun temellerini attığını düşünüyor.

"Biri aniden çizgiyi çektiğinde azınlıkta kalırsanız, tehlikede olabilirsiniz" diyen yazar, Sudan'ın bölünmesi, Hindistan-Pakistan ayrışması ve Balkanlar'daki durumun, yapay sınırların yarattığı travmalara örnek olduğunu belirtti.

Haritalar, kağıt üzerinde basit çizgiler gibi görünse de gerçek hayatta toplumları bölen veya zorla birleştiren tehlikeli araçlara dönüşebiliyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN