AVM ışıkları ve çizgili yüzeyler, migreni tetikliyor

AVM ışıkları ve çizgili yüzeyler, migreni tetikliyor

Nörobilim ve Nöroteknoloji Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen bilimsel çalışma, migrenin yalnızca basit bir baş ağrısı olmadığını, beyindeki görsel işleme süreçleri ve ağrı sistemleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu kanıtladı. Araştırma, migrenli bireylerin beyninde tekrarlayan uyaranların doğru şekilde filtrelenemediğini ortaya koydu.

Nörobilim ve Nöroteknoloji Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROM) bünyesinde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, migrenin beyindeki görsel işleme ve ağrı mekanizmalarıyla olan derin ilişkisini gün yüzüne çıkardı.

Ankara Üniversitesi araştırmacılarının desteğiyle yürütülen bilimsel makale, nörobilim dünyasının saygın yayınlarından The Journal of Headache and Pain'de yayımlandı.

Türkiye'de yürütülen bu özel nörogörüntüleme çalışması, migrenin sadece bir baş ağrısı şikayeti olmadığını, beynin uyaranlara karşı verdiği tepkilerde yapısal bir değişim yaşandığını gösterdi.

Araştırmada, kronik migren tedavisi ve baş ağrısı nasıl geçer gibi konuları yakından ilgilendiren, beyindeki hatalı kodlama süreçleri detaylandırıldı.

MİGRENLİ BEYİN UYARANLARA NEDEN ALIŞAMAZ?

Çalışma kapsamında, migren hastası olan bireylerin tekrarlayan görsel uyaranlara karşı 'habitüasyon' yani alışma tepkisi geliştiremediği saptandı.

Normal bir beyin yapısı, sürekli gelen benzer uyaranları bir süre sonra görmezden gelmeye başlarken, migrenli bir beyin bu uyaranları her defasında 'önemli' olarak kodlamaya devam etti.

Toplam 59 kadın katılımcının incelendiği deneylerde, 30 migren hastası ve 29 sağlıklı birey karşılaştırıldı.

Katılımcılar atak döneminde olmasa bile, migrenli beyinlerin görsel uyarılara karşı çok daha farklı ve şiddetli tepkiler verdiği kayıt altına alındı.

Bu durum, göz arkası ağrısı yaşayan hastaların neden çevresel faktörlerden daha fazla etkilendiğini açıklayan bilimsel bir temel sundu.

MİGREN HASTALARINDA BEYİN TEPKİSİ NEDEN ARTAR?

NÖROM Müdürü Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen, araştırma sonuçlarının literatürde bir ilk olduğunu vurguladı.

Belen, sağlıklı bir insan beyninin tekrarlayan uyaranlar karşısında tepkisini azalttığını, ancak migrenli beyinde bu durumun tam tersi bir seyir izlediğini belirtti.

Migren hastalarında beyin tepkisi azalmak yerine giderek artış gösterdi.

Bu artışın, görsel işlemenin yapıldığı arka bölgede değil, beynin en ön kısmında bulunan ve üst düzey kontrol merkezi olarak kabul edilen orbitofrontal bölgede gerçekleşmesi dikkat çekti.

Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen, bu bölgenin sadece görmeyi kontrol etmediğini, aynı zamanda gelen uyaranın duygusal değerini ve zarar potansiyelini de belirlediğini ifade etti.

BEYİNDEKİ FİLTRELEME SİSTEMİ NEDEN BOZULUR?

Yapılan çalışma, migrenli bireylerin beyinlerinde tekrarlayan uyaranların filtrelenemediğini ve bu durumun doğrudan ağrı mekanizmalarıyla ilişkilendirildiğini ilk kez kanıtladı.

Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen, sorunun gereksiz ya da önemsiz uyaranları eleyen filtreleme sistemindeki bir aksaklıktan kaynaklandığını belirtti.

Beynin ön kısmında yer alan bu mekanizmanın bozulması, migren ataklarının neden bu kadar sarsıcı olduğunu açıklıyor.

Deney aşamasında katılımcılara günlük hayatta karşılaşabilecekleri türden görevler verildi ve bu sırada Manyetik Rezonans (MR) cihazından elde edilen veriler analiz edildi.

Elde edilen bulgular, hastaların yaşam kalitesini artırmak için şehir planlamasından alışveriş merkezi (AVM) tasarımlarına kadar birçok alanda değişiklik yapılması gerektiğini gösterdi.

IŞIĞA DUYARLILIK MİGRENİ NASIL TETİKLER?

Araştırmanın yürütücülerinden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Sertaç Üstün, migrenin duyusal işleme boyutuna vurgu yaptı.

Migrenin sadece bir ağrı hastalığı olmadığını hatırlatan uzman isim, hastaların görsel uyaranlardan ciddi şekilde rahatsızlık duyduğunu ifade etti.

Doktora sonrası araştırmacı Dr. İlkem Güzel ise alt düzey görsel işleme bölgelerinin doğrudan ağrı merkeziyle ilişkili olduğunu tespit ettiklerini açıkladı.

Bu keşif, hastaların yaşadığı aşırı ışığa duyarlılık problemini bilimsel olarak temellendirdi.

Çalışmada görev alan doktora öğrencisi Ceren Onat ise laboratuvar ortamındaki görsel uyaranları gerçek hayatla ilişkilendirerek, araştırmanın ekolojik geçerliliğini artıran özgün bir deney tasarımı geliştirdiklerini kaydetti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN