Gencal: Kamu kurumlarına güven kamu nezdinde erozyona uğradı

DEVA Partisi GMYK Üyesi Ekonomist Ömer Rıfat Gencal, KARAR TV'de Yıldıray Oğur ve Elif Çakır'ın sorularını yanıtladı. TÜİK’in verilerine göre 2021 enflasyon oranı yüzde 36,08, ENAG’a göre ise yüzde 82,81 olarak gerçekleşti. İki oran arasındaki bu uçuruma değinen Gencal, ''ENAG ile TÜİK arasındaki rakamların bu kadar uçurumu yansıtıyor olmasında ki en büyük problem kamu kurumlarına olan güvenin kamu nezdinde tamamen erozyona uğramış olmasıdır'' dedi.

BİRGÜL TEKÇE | KARAR

TÜİK, Aralık ayı için Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki artışı açıkladı. TÜİK’in verilerine göre 2021 Aralık’ta aylık enflasyon yüzde 13,58, yıllık enflasyon ise yüzde 36,08 olarak belirlendi. Bağımsız araştırmacılar ve iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da TÜİK’ten hemen önce kendi araştırmasının sonuçlarını yayımladı. ENAG’a göre enflasyon aylık bazda yüzde 19,35 olurken yıllık bazda yüzde 82,81 olarak gerçekleşti.

İki oran arasındaki bu uçuruma değinen Gencal, '' Üfe rakamı TÜİK'te doğrudan üreticiden alınan ve girdilerinin maliyetlerinin yansıdığı rakamlar. Öbür tarafta tüfe rakamları TÜİK'in almış olduğu bir takım yerlerden toplanan verililer. Verilerin toplanma metodolojisiyle ilgili herhangi bir sorun olmayabilir. Verilerin toplandığı zamanlama, yer, toplanma anındaki mevcut baskı tarafının nasıl devreye girdiği ile ilgili ciddi bir sorun var. Bu farkın en büyük sebebi ENAG’'ın dijital bir ortamda farklı yerlerden TÜİK'in belirlemiş olduğu mal kalemlerini alarak yapıyor olmasıdır. ENAG ile TÜİK arasındaki rakamların bu kadar uçurumu yansıtıyor olmasında ki en büyük problem kamu kurumlara olan güvenin kamu nezdinde tamamen erozyona uğramış olmasıdır. Güven ruh gibidir terk ettiği bedene asla geri dönmez. Ruhun o bendeni terk etmesi uzun zaman oldu. O yeni bedenin önümüzde ki dönemde sandık önüne geldiğinde tekrar tazeleneceğini düşünüyorum. Bugünün o karamsar tablosu o günden itibaren ortadan kalkacak. Aklın, bilimin ve yapılması gerekenin yapıldığı bir iktidar değişikliği olacaktır. Bu nedenle umutluyum'' ifadelerini kullandı.

Gencal sözlerine şöyle devam etti:


''Bu tamamen bir inatla başladı. Bu inat sanki siyasetçinin daha öncesinden ders almadan ortaya çıkardığı bir inat. 1993 yılında faizleri indireceğiz inadıyla hazine bonolarının ihalelerini iptal etmek, faizleri suni şekilde düşürmek, Merkez Bankası'ndan para basıp bunu finanse etmek gibi yollara gidince otomatik olarak makro ekonomik teorilere geri döndük. Paranıza eğer talep yoksa sen para bastıkça belki kısa vade ki faiz aşağı gelir. Ama insanlar mevcut varlığını korumak için TL'den vazgeçip elden çıkarmak ister. Ev alır, araba alır, arsa alıp dövize döner. Merkez Bankası, yukarıdan talimatla yönetilmekte bağımsızlığını yitirmiş durumda, çalışan kadroları biat etmesi üzerine kurgulanmış durumda. Arkasından faizi aşağıya çekeceğiz deyip bir gecede görevden alama ve 128 milyar dolar nerede hala bilinmiyor. Hem şeffaf şekilde açıklanmadığı gibi görevden almalarla birlikte sonuçta Eylül başından itibaren minareyi çal kılıfını hazırla durumu var.''

3 YILDA 3 MİLYON YOKSUL

Orta gelir grubunun ortadan kalktığını belirten Gencal, ''Son 3 yıldır neredeyse yoksullara 3 milyon kişi daha ekledik. Herhalde bu sene o 3 senede eklediğimiz miktar kadar daha eklemiş olabiliyoruz. Bu kadar ciddi bir enflasyon, bu kadar ciddi bir gelir kaybı ile birlikte. Sonuç itibariyle enflasyon kısa vadeli faizi aşağıda tutacağım ve aşağıda tuttuğum enflasyonla birlikte mevcuttaki politik ideolojime (Nass diye öne çıkan) hizmet edip kendi tabanımı böyle konsolide edeceğim diyorlar. Kendi tabanı da günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzerine harcama yapıyor. Bu ihtiyaçlara yansıyan artırımlara baktığımızda bu, asgari ücretliye sana yaptığım zammı daha cebine girmeden kat ve katını alacağım demek oluyor. Geçmiş dönemden bir türlü ders almayıp kısa vadeli faizleri baskı altında tutup politik ideolojiye saplanacağız demenin ve makro ekonomik teorisinden vazgeçmenin bedelini 84 milyon kişi ödüyor'' dedi.

REZERVLERİ ÇARÇUR EDİYORLAR

Döviz endeksli mevduat sistemi ile rezervlerin çarçur edildiğine söyleyen Gencal, ''Bakın bundan da sıyrılabilirler diye düşünüyorum. Biz faizleri düşürdük, uzun vadeli faizleri ben kontrol etmiyorum. Uzun vadeli faizleri bankalar artırıyor diye bankaları suçlayıp faiz lobisi diyecekler. Ama en büyük faiz lobisi kendileri. Siz asıl problem olan enflasyonu çözmediğiniz sürece, enflasyonu aşağı çekecek dinamikleri ortaya koymadığımız, ekonomi politikası uygulamadığınız sürece sabah kalkıp burada problem var diye buraya yöneldiğiniz sürece ortaya finansal mühendislikle çıkmış bir takım alacalı bulacalı ürünlerle bunu kontrol altına almaya çalıştığınız sürece bu bir sarmal haline gelir. Ve hiç beklemediğiniz şekilde gelir sizi vurur. Faiz lobisi siz olursunuz. Zira bugün olduğu gibi yine baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Yüne 128 milyar doları yaktıkları gibi 9 milyar doları yaktıkları gibi rezervleri çarçur ediyorlar'' ifadelerini kullandı.


DEVLET TAHLİLİ FAİZ VERİM EĞRİSİ


Dövize endeksli mevduat sistemine geçmeden önceki dönemle bugünü kıyaslayan Gencal, ''Merkez Bankası'nın düşürmeden önce ki politika faizi yüzde 19'da tuttuğu zamanlara bakalım. Hala o dönemler yüzde 15-16 civarı gibi bir faiz beklentisi vardı. Bir sonraki yıl için faiz 19'da tutulursa 2022 düşük bir enflasyon beklentisi vardı. Faizleri bir anda aşağıya çekip biz çekirdek enflasyona bakıyoruz yukarıdan gelen talimatı uygulayacağız dedikleri anda tepkisini vermeye başladı. En son geçen hafta perşembe günü itibariyle 5 yıllık faizlerin yüzde 26'ya gittiğini gördük. Bu enflasyon oranı bunu daha da artıracak'' dedi.

devlit-tahlil.jpg

VADEYE GÖRE TL FAİZ ORANLARI (SWAP)

Vadeye göre TL Faiz tablosunu gösteren Gencal, ''Yurtdışı otomatikman size verdiği TL tarafını önümüzdeki enflasyon verilerine göre veriyor. Bugün itibariyle bir yıllıklar yüzde 32'ler civarında bunun yukarıya gitme ihtimali var. Piyasa yüzde 30,32,35'ler civarında faizi fiyatlamaya başladığından itibariyle kredi faizleriniz yukarı çıkıyor. Enflasyon ortaya çıktı 36, bundan sonra ki dönmede enflasyon bekleyişleri daha da bozulursa ki bozulacak ben özellikle önümüzdeki Ekim ayına kadar enflasyonun kademe kademde yükseleceğini düşünüyorum. 1990lı yıllarda yaşadığımız çift haneli neredeyse 3 haneli yakın enflasyon rakamlarının görme ihtimalimizin olduğunu düşünüyorum. TÜİK şuan gerçeği yansıtmayan enflasyon rakamları dolayısıyla otursun bir kez daha düşünsün 2021'de baz etkisini o kadar aşağı çektiler ki o baz etkisi önümüzdeki dönemde enflasyonda aylık yüzde 3 çıksa yıllık enflasyonu yüzde 2 daha fazla çıkacak'' şeklinde konuştu.

swap.jpg

ENFLASYON RAKAMALARI BÜYÜME RAKAMLARINI SİLİP ARIYOR
Gencal borç stoğu oranları için şunları için de şunları söyledi:

''Geçen Kasım Ayı'na ait 2.1 trilyondan 2.7 trilyona çıktı. 600 milyar TL'den bahsediyoruz. Biz 3 senede toplam Cumhuriyet tarihinde biriktirdiğimiz 800 milyarlık borç stoğunun neredeyse 3.5 katını 3 senede yaptık. Faizleri aşağıya çekmek, enflasyondan vazgeçmek, büyüme rakamlarını yüzde 10'un üstünde çıkarmak, gelir dağılımını bozmak uğruna yaptık. Bu enflasyon rakamları o büyüme rakamlarını silip atıyor zaten. İstediğiniz kadar büyüyün, istediğiniz kadar cari açık vermeyeceğim deyin bundan sonra fark etmez.''

borc-stogu.jpg

EKONOMİK BOZULMAYI GÖRÜYORDUK


Ekonomide ki bozulmayı yıllar önce öngördüğünü belirten Gencal, ''Bundan 5 yıl önce, profesyonel olarak çalıştığım bankanın hazineden sorumlu genel müdür yardımcısı olduğumda, Don't Look Up filminde olduğu gibi, üstümüze böyle bir kuyruklu yıldız geliyor diye görebiliyorduk. Ben bunu 5 yıldır söylüyorum. Rakam detayları o kadar belliydi ki bir yandan transfer harcamaları deli gibi artıyor, tek zamanlı alınacak olan gelirlerle bütçeyi tutmaya çalışıyorduk. Bu ekonomik bozulmayı görüyorduk. Bütçe tarafında cari işlemlerde gerek enflasyonda yavaş yavaş yukarıya çıktığını görüyorduk. İnanlar şuan itibariyle hala umursamaz durumda bu daha da büyüyecek'' dedi.


BU MODEL NE KADAR DEVAM EDER

Gencal, Dövize endeksli mevduat sistemi ne kadar devam eder? Sorusuna şu cevabı verdi:

''Bu bir model değil, finansal mühendislik ve devam etmediğini görüyoruz. En son Sayın Nebati'nin bir televizyon programına çıkıp bir sürü şey anlattığı ama aslında bir şey anlatmadığı programda tek rakam vardı 58 milyar TL. Bunu ne kadarı döviz ne kadarı TL'den geliyor sorusuna bence dengeli dedi. Eğer denge yüzde 15'i dövizden yüzde 85'i TL'den geliyorsa ortada bir dengeden bahsedemeyiz. Çünkü rakamlar böyle, dövizden dönenlerin hiç bir mantığı yok, TL'den dönenler içinse kendilerini korumak için bir enstrüman olabilir. 1 Trilyon TL'lik bir rakamın TL'den dönüyor olmasının ekonomiye bir faydası yok. Dövizden dönebilmesi içinde dövizin TL'ye karşı tercih edilmiyor olmasını sağlamak gerekir. Bunun için gereken, enflasyonu düşürmek için kısa v​​​​​​​adeli faizleri yukarı çekmek, makro ekonomileri de politikaları uygulamak için kurularımıza tekrar liyakata dayalı atamalar yapmak, kurumları bağımsız yapmak, hukukun üstünlüğünü sağlamaktır ki bu imkansız görünüyor. Şuan tek başına faizi düşürmek bir işe yaramaz.''​​​​​​​​​​​​​​

EKONOMİDE KURTULUŞ RECETESİ

Kurtuluş reçetesini erken değil hemen seçimde gördüğünü dile getiren Gencal, ''Demokratik bir ülke olma yolunda hala halkın geniş bir kitlesinin inancı olduğu için en geç Haziran ayına kadar gideceğimizi düşünüyorum. İhracatı arttırdık, şu kadar zam verdik söylemlerinin toplumda bir pozitif hava yaratma eşiğini geçtik. İktidarın ben önümüzdeki dönemde ciddi bir erozyona uğrayacağını düşünüyorum. Biz kısa vadeli faizi düşürdük, piyasa yükseltiyor gibi suçlayacağı farklı kesimlerde olabilir. Ekonomide sebep sonuç ilişkisinin kurulamadığı her yerde maalesef hüsran​​​​​​​ oluyor. Halkın sağduyusundan yana bir şüphem yok. Halkın alternatif görebilmesi için muhalefetin tüm bu olup biteni anlatıyor olması gerekir. Bir iki yayın kuruluşuna çok davet ediliyordum, şuan davet edilmiyorum diğer konuşan ekonomistler gibi. Ana akımı kullanamıyoruz. Ana akım şunda iktidarın medyasıdır. Üniversitesinden mezun olmuş ama iş bulamamış, ay sonunu getiremeyenler​​​​​​​​​​​​​​, siftah edemeyen esnaf, pazarlarda sebze meyve toplayan insanlar, kasaplardan kemik alıp çorba yapan insanlar bunu iliklerine kadar yaşıyor ve bizde görüyoruz. Kapı kapı dolaşmaya devam etmeliyiz ettikçe o sessiz çoğunluğun bağıran sesi diye duyuyoruz.'' diye ekledi.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN