Ben hepsini okudum: Metin Celal’den ‘Bunların Hepsini Okudunuz mu?’

Ben hepsini okudum: Metin Celal’den ‘Bunların Hepsini Okudunuz mu?’

Metin Celâl’in yeni kitabı Bunların Hepsini Okudunuz mu?, kitaplar, yayıncılık dünyası ve edebiyatımıza dair dikkat çekici değerlendirmeleri bir araya getiriyor. Çolpan Yayınları etiketiyle yayımlanan eser, okurları hem kültür hayatının perde arkasına götürüyor hem de edebiyatımızın güncel sorunları üzerine düşündürüyor.

ŞABAN ÖZDEMİR

Metin Celâl’in ‘Bunların Hepsini Okudunuz mu?’ kitabı Çolpan Yayınları’ndan çıktı. Ortalamanın üzerinde bir kitaplığa sahip olan hemen herkesin kitapla hemhal olmamış misafirleri tarafından sorulan klasik sorudur kitabın adına mevzu olan soru. Birçok kitapsever aynı soruya birçok kez maruz kalmıştır. Süheyl Ünver kendisine bu sorulunca “Ben kitap okuyan değil, kitap karıştıran adamım” dermiş. Aynı başlığı taşıyan yazısında Metin Celâl de Umberto Eco’dan alıntı yapıyor. Eco’ya sorulan bu münasebetsiz soruya Eco “Hayır bunlar ay sonuna kadar okumam gereken kitaplar, diğerlerini ofiste tutarım” diyerek ters köşe yaparmış. Ben de el artırıp “Evet, hepsini okudum” diyorum. Yalandan kim ölmüş?

Metin Celâl’in son kitabı çok keyifli yazılardan oluşuyor. Özellikle kitap, yayıncılık ve kültür hayatımız etrafında toplanan yazılarda aynı zamanda çok şaşırtıcı bilgilere de ulaşıyorsunuz. ‘Ben Öldükten Sonra Kitaplarım Ne Olacak?’ başlıklı yazı kitaplığı olan herkesi düşüncelerine tercüman oluyor. Çok güzel bir saptama yapıyor Metin Celâl “Bilmem kimin kitapları sahafa düşmüş, lafını duyunca ‘ne aymazlık’ diye düşünürüm. O kitapların sahafa gelmesi demek kitabı seven yeni meraklılara ulaşacağı yani yaşamaya devam edeceği anlamına gelir” diyor. Ben de aynı fikirdeyim, kitaplığımın benden sonra sahaflarda değerlendirilmesini vasiyet ettim. Celâl, ‘Kitap Klişeleri’ başlıklı yazısında matbuat hayatımızdaki garabetleri gözler önüne seriyor. En çok önemsediğim yazılardan biri de ‘Bütün Öyküler Birbirine Benzemiyor mu?’ oldu. Şöyle diyor Metin Celâl “Öncelikle öykülerde ele alınan konular çok sınırlı. Hemen herkes aynı konuları işliyor; şehirli, orta sınıf kişilerin bireysel öyküleri yazılıyor genellikle. Onların iç sıkıntıları, yabancılaşma, karşılıklı anlayışsızlık, yaşam şartlarının getirdiği zorluklar… Farklı, risk alan konulara girilmiyor. Öykü kahramanları da benzer. Mekânlar hemen hemen aynı…” Yıllardır dillendirdiğim sorunu Metin Celâl’den okumak bana çok iyi geldi. Edebiyatımızın bu anlamda bir kısırlık içinde olduğu şüphesiz. Artık pazar yerinden bir vatandaşı, bir dolmuş şoförünü, kısacası yurdum insanını; onların sıkıntılarını, düşüncelerini, yaşadıklarını edebiyatımızda göremez olduk. Edebiyatımız belirli, halkımızı temsil etmeyen sınırların içine sıkışmış durumda. Çok hak verdiğim bir başka tespiti ise köy edebiyatımız ile ilgili. “… köyün, kasabanın, Türkiye’nin diğer şehirlerinin edebiyatımızdaki yerinin bu kadar olmasını garipsiyorum” diyor. “2017 itibariyle il ve ilçelerde yaşayan nüfusun oranı yüzde 92,5. Köylerin payı yüzde 7,5. Köyde yaşayan kalmamış diyebiliriz. Ama köyü terk edişin de öyküsü, romanı yazılmadı.” Biz medeniyet olarak sanırım toplumsal dönüşümlerimizi bile edebiyatımıza aktaramadık, aktaramıyoruz.

Metin Celâl, ‘edebiyat insanı’ sözünün tam karşılığı aslında. Şair, romancı, eleştirmen, yayıncı olarak ve birçok ödül jürisinde görev alarak bu sıfatın altını dolduruyor.

BİLMEDİĞİM BİRÇOK BİLGİ İLE DE KARŞILAŞTIM

Metin Celâl’in kitabını okurken bilmediğim birçok bilgi ile karşılaştım. Bunlardan biri de Leylâ Erbil’in Nobel’e aday gösterilmiş olmasıydı. Aynı zamanda Yaşar Kemal’in Nobel alması söz konusu olunca ardından çevrilen oyunları da bu kitapta okuyacaksınız. Nâzım Hikmet’in İnce Memed’i Rusçaya çevirip çevirmediği sorusunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. Metin Celâl’in ‘ilk’ler ile yazdığı yazılar da çok kıymetli. İlk kadın polisiye yazarımızın, ilk kadın tiyatro yazarımızın, ilk yayıncımızın kim olduğu sorularının peşine düşmüş ve bize aydınlatıcı bilgiler veriyor. Kitap okuyucunun çok zevk alacağı ve bilgileneceği birçok yazıyı ihtiva ediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN