SALİHA SULTAN
Eylül 2019’da Cihan Taşan ve Samet Altıntaş tarafından temelleri atılan ‘Bursa Tahtakale Buluşmaları’, sivil, özgür ve tamamen bağımsız bir kültür-tarih platformu olarak şehrin hafıza kaydını tutmaya devam ediyor. İlk olarak Mustafa Kara’nın ‘Bursa’da Tasavvuf Kültürü’ söyleşisiyle Tahtakale’deki Vakar Çayocağı’nda başlayan bu yolculuk; bugün Cemal Kafadar’dan Hilmi Yavuz’a, Ezel Akay’dan Süleyman Seyfi Öğün’e kadar pek çok usta ismi ağırlayan devasa bir platforma dönüştü.

SAMET ALTINTAŞ: “GAYEMİZ BU REPERTUVARI GÖRÜNÜR KILMAK”
Platformun kurucularından Samet Altıntaş, bu mesainin sadece bir nostalji arayışı olmadığını şu sözlerle vurguluyor: “Tahtakale Buluşmaları, Bursa’nın nostaljisini andığımız bir hatıralar koleksiyonu değil. Pek tabi bu şehir o eski Bursa değil, karşımızda artık yeşil değil; suları peşkeş çekilen, ovası ve dağı neredeyse talan edilen gri Bursa var. Fakat tüm bu melanete rağmen belki de Tanpınar’ın şehre geçirdiği ‘ikinci zaman’ zırhı bizi hâlâ koruyor. Malum Bursa, 1326’dan beri Türk memleketi ve 700 yıldır bu şehirde muazzam bir entelektüel üretim söz konusu. Bizim de gayemiz, alanında yetkin isimlerle bu repertuvarı görünür hâle getirmek.”

CİHAN TAŞAN: ÖZNEMİZ BURSA, İDEOLOJİK TAKINTILARIMIZ YOK
Sürecin diğer mimarı Cihan Taşan ise platformun kapsayıcı yapısına dikkat çekiyor: “Bizim öznemiz Bursa… İdeolojik takıntılarımız yok, bu da her kesimden insanı şemsiyemiz altına topluyor. Şehri entelektüel bir mesele olarak ele alıyoruz. Dolayısıyla tasavvuftan işçi hareketlerine, Türk baroğundan Bursaspor’a değin geniş bir konu ve konuk oluştu. 150 programdır Bursa’nın tarihini, edebiyatını, kültürünü konuşmaya gayret ediyoruz. Ve ortaya bizim de gururlanacağımız bir dijital ansiklopedi çıktı. Devamlılık ve dayanıklılıkla da bu mesaimizi sürdürmek istiyoruz.”

