Tarihin akışı Şanlıurfa'da değişti: Gürcütepe kazıları insanlığın ovaya iniş öyküsünü aydınlatıyor

Tarihin akışı Şanlıurfa'da değişti: Gürcütepe kazıları insanlığın ovaya iniş öyküsünü aydınlatıyor

Şanlıurfa’daki Taştepeler projesi kapsamında yürütülen Gürcütepe kazılarının başkanı Doç. Dr. Mücella Erdalkıran, yerleşimin avcı-toplayıcı yaşamdan tarım toplumuna geçişteki kilit rolünü anlattı. Erdalkıran, Göbeklitepe’de anıtsal yapılar inşa eden toplulukların iklim krizi sonrası ovaya inerek Gürcütepe’de yerleşik tarım ve hayvancılığa başladığını ifade etti.

Şanlıurfa’da yürütülen "Taştepeler" projesi kapsamında gerçekleştirilen kazı çalışmaları, insanlık tarihinin en kritik kırılma noktalarından birine ışık tutuyor. Şehir merkezine yalnızca 4 kilometre mesafede bulunan ve adını hemen yanındaki Gürcü köyünden alan Gürcütepe, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi plato yerleşimlerinin aksine, bereketli Harran Ovası’nın hemen kıyısında konumlanmasıyla dikkat çekiyor. Gürcütepe Kazı Başkanı Doç. Dr. Mücella Erdalkıran, bölgenin avcı-toplayıcı düzenden yerleşik tarım toplumuna geçişin en somut belgelerini sunduğunu vurguluyor. M.Ö. 7500-7000 yıllarına tarihlenen bu kadim yerleşim, atalarımızın neden yüksek tepeleri bırakıp ovalara indiği sorusuna yanıt arıyor.

Arkeo Medya isimli YouTube kanalında Gürcütepe kazılarına dair detaylı açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Mücella Erdalkıran, yerleşimin arkeoloji dünyası için önemini kronolojik ve sosyolojik açılardan değerlendirdi. Şanlıurfa şehir merkezinin 4 kilometre güneydoğusunda, Harran Ovası’na geçiş noktasında yer alan Gürcütepe, plato üzerine kurulu Göbeklitepe ve Karahantepe gibi yerleşimlerin aksine tipik bir ova yerleşimi olarak tanımlanıyor.

OVALARIN İLK YERLEŞİK TOPLUMLARI

Kazı çalışmalarında elde edilen verilerin, Gürcütepe’nin kronolojik olarak diğer "taş tepelerden" daha geç bir döneme, yaklaşık milattan önce 7500-7000 yıllarına (Geç PPNB) tarihlendiğini gösterdiğini belirten Erdalkıran, bu sürecin bir model değişimine işaret ettiğini söyledi. Göbeklitepe gibi merkezlerde avcı-toplayıcı geleneği sürdüren insanların, muhtemelen bir iklim krizi ya da nüfus artışı nedeniyle besin kaynaklarının yetersiz kalması sonucu ovaya indiğini ifade eden Erdalkıran, Gürcütepe ile birlikte tarım ve hayvancılığın ekonominin merkezine yerleştiğini kaydetti.

MİMARİDE YENİ DÖNEM VE İLK SOKAK ÖRNEKLERİ

Gürcütepe’deki mimari yapının Göbeklitepe’deki anıtsal ve yuvarlak planlı yapılardan farklılaşarak dikdörtgen ve iki katlı "hücre planlı" evlere dönüştüğünü vurgulayan Erdalkıran, bu evlerin alt katlarının üretim ve depolama alanı, üst katlarının ise yaşam alanı olarak kullanıldığını belirtti. Kazılarda ortaya çıkarılan en dikkat çekici bulgulardan biri ise yaklaşık 2 metre genişliğindeki sokaklar oldu. Erdalkıran, yapıların birbirine bitişik değil, aralarında patikalar ve planlı sokaklar bırakılarak inşa edilmesinin, o dönemde gelişmiş bir mühendislik ve kent planlama anlayışının varlığını kanıtladığını söyledi.

TARIM VE HAYVANCILIĞIN MERKEZİ

Yerleşimde yapılan arkeobotanik ve zooarkeolojik çalışmalar, Gürcütepe insanının üretim sürecini tamamen kontrol altına aldığını gösteriyor. Kazı başkanı, yerleşimde evcil koyun ve keçinin yoğun olarak tüketildiğini, bunun yanı sıra domuz ve sığırın da evcilleştirildiğini ifade etti. Tarımsal faaliyetler kapsamında ise özellikle keten tohumunun işlenerek yağa dönüştürüldüğü ve tahıl üretiminin silolarda depolandığı saptandı.

CİNSİYETSİZ FİGÜRLER VE SOSYAL EŞİTLİK

Gürcütepe’de ele geçen figürinlerin, daha erken dönemlerdeki yoğun erkek egemen tasvirlerden farklılaştığını belirten Erdalkıran, buluntuların büyük çoğunluğunun şematize edilmiş ve cinsiyetsiz figürlerden oluştuğunu kaydetti. Sadece iki örneğin açıkça kadın figürü (oturan kadın) olarak tanımlandığını söyleyen Erdalkıran, bu durumun toplumsal yapıda kadın ve erkeğin rolleri arasındaki dengenin değişmiş olabileceğine dair ipuçları sunduğunu ifade etti.

ZİYARETÇİ MERKEZİ PROJESİ

Gürcütepe’nin şehirleşme baskısı altında kalmış bir sit alanı olduğunu hatırlatan Erdalkıran, bölgenin korunması ve topluma kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gürcütepe 2 numaralı höyük üzerinde bulunan eski bir binanın, Şanlıurfa Müzesi ve yerel yönetimlerin desteğiyle bir ziyaretçi merkezine dönüştürülmesinin planlandığını duyuran Erdalkıran, bu merkez aracılığıyla özellikle öğrencilere ve yerel halka kültürel miras bilinci aşılanmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN