ŞABAN ÖZDEMİR
Armağan’ın son çalışması olan ‘Şiirin Dolaşımı’ Epona Yayınları’ndan çıktı. Kitap, bizde çok kısır bir alan olan edebiyat sosyolojisinin kapılarını aralıyor. Armağan çok önemli bir meseleye, kanona değiniyor. Temelde “Kitapları hiç dolaşımda olmadığı hâlde bir şair kanonik kabul edilebilir mi? Bunun tam tersine kitapları toplatılan, yasaklanan, daima sansürlenen ve bu yüzden metinlerinin dolaşımına izin verilmeyen bir şair kanonik hâle gelebilir mi?” sorularına cevap arıyor. Şiir düzleminde sorguladığı mesele için Harf Devrimi’nden sonra basılan ve en az üç baskı yapan kitapları odağına alıyor. Enteresan sonuçlara da ulaşıyor. Mesela 1940 Kuşağı şairlerinin baskıya maruz kaldıkları için tanınmadıklarını iddia ettikleri hâlde metnin dolaşım sıklığına bakıldığında bu yargının tartışılması gerektiğini belirtiyor.
İKİNCİ BASKIYI GÖREMEMİŞ KİTAPLAR İÇİN ANAHTAR
Armağan, bir şairin kanonik hâle gelmesindeki etkenler nelerdir sorusuna cevap arıyor. Kitabı okuduğumda kafamda birbiri ile bağlantı birçok soru oluştu. Bu anlamda okuyucuya birçok pencere açıyor kitap. Lise öğrenimini görmüş hemen herkese ezberletilen Yedi Meşaleciler, Beş Hececiler gibi kanonik hâle gelmiş şairlerin isimlerini bir avazda sayısız insan sayabilirken kimsenin bu şairlerin kitaplarını okumamış olmasındaki garabeti düşündüm. Zira mevzubahis olan kitaplar dolaşımda değil, baskıları yok. Yine aynı şekilde şimdilerde sayısız baskı yapan İkinci Yeni şairlerinin Cemal Süreya dışında hiçbirinin kitaplarının ikinci baskısını görememiş olmasındaki tuhaflığı anlamak için bir anahtar oldu bu kitap bana.

Hangi şairleri, hangi sebeplerle okuyoruz sorusuna da metin arasında cevap bulabilirsiniz. Bunca sene kitapları dolaşımda olmayan şairler neden hâlâ muteber ya da sağlığında kitap bile yayımlamayan, öldükten sonra unutularak nice zaman sonra kitapları okuyucu ile buluşan birçok şairin kanonikleşmesinin sebeplerini irdeliyor Armağan. Öbür taraftan araştırmasında açık yüreklilikle bazı soru ve sorunlara cevap bulamadığını da ifade ediyor. Mesela Mehmet Âkif’in Safahat’ının bu kadar ilgi görmesini sosyolojik bir vaka olarak tanımlıyor. Bir şairin kanonik hâle gelmesinde devletin, yayınevlerinin ve toplumun rolünü çok belirleyici örneklerle ortaya koyuyor Armağan. Ayrıca Armağan’ın kitabını 1929-1980 arası Türk şiirindeki eğilimleri, tartışmaları anlamlandırmak için kılavuz olarak da okuyabilirsiniz. Armağan kitabının sonunda incelediği dönemde en az üç baskı yaparak kanonlaşan kitapların listesini de vermiş. ‘Şiirin Dolaşımı’, şiir piyasamızı ve Türkiye’de şairin kökleşme dinamiklerini anlamak adına önemli bir çalışma.
