Yıllardır yapılan araştırmalara rağmen psikopatlar hala gizemini koruyor. Bu araştırmalar daha çok beyin yapısı, beyindeki fonksiyonların anomalileri ve ve dış faktörlerin etkileri üzerine odaklanıyordu. Ancak yeni bir görüşe göre psikopatların yüzde 1’i adaptasyon evriminin bir sonucu olabilir. Psikopatlıkla ilgili testler hazırlayan psikolog Robert Hare, bu kişilerin nörolojik hastalıklar nedeniyle hasta olmayabileceğini belki de psikopatlığın ‘evrimsel bir hayatta kalma mekanizması’ olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
NÖROLOJİK DEĞİL BİYOLOJİK
Discover dergisine konuşan Hare, psikopatlığı gelişimsel evrimsel olarak tanımlamanın makul ve mantıklı olduğunu söyledi: “Bir ya da iki çocuk yapıp onların sağlığına büyük yatırım yaparak genlerinizi aktarabilirsiniz. Ama biliyoruz ki psikopatların ilişkileri kişisel değildir, bu yüzden birçok çocuğa sahip olup onları terk etme stratesijinden yanadırlar.”
Çoğu kişi katılmasa da Hare, bunun nörolojik bozukluktan değil biyolojik adaptasyondan kaynaklandığını savunuyor. Hare “Evrimsel psikoloji perspektifinden bakıldığında psikopatların beyin yapısı ve fonksiyonları biraz farklı olabilir. Bu insanlar, ‘yırtıcı davranışlar’ için yaratılmış olabilir. Genetik olarak kodlanmış da olabilirler fakat bu genler nelerin tetik mekanizmaları? Bilmiyoruz. Ancak çevresel etkilerin de belirleyici faktörlerden olduğunu biliyoruz” dedi.
ENTELEKTÜEL KAPASİTELERİ YÜKSEK
Robert Hare, psikopatların terapilere olumlu yanıt verebiliğini hatta durumlarını toplum için daha üretken olmak için kulladıklarını da anlattı. Hare “Bence psikolopatlar entelektüel kapasiteye sahip. Toplum kurallarını, nelerin yanlış ve doğu olduğunu biliyor. Onlar bu kurallarından bazısını uyguluyor bazısını ise görmezden geliyor” diye konuştu.
