Kanadalı hekim ve yazar Gabor Maté, bakım verme sorumluluğunun yarattığı stresin hem zihinsel hem fiziksel sağlık üzerinde güçlü etkileri olduğunu vurguladı. Ona göre başkalarına gerçekten destek olabilmenin yolu, önce kişinin kendi ihtiyaçlarını fark edip korumasından geçiyor.
EŞLERİN SAĞLIĞI NEDEN BİRBİRİNE BAĞLI?
Maté, aile hekimliği yaptığı yıllarda dikkat çeken bir durumla sık sık karşılaştığını aktarıyor: Yaşlı çiftlerde bir eşin hastalanması ya da hayatını kaybetmesi, çoğu zaman diğer eşin de kısa süre içinde hastalanmasıyla sonuçlanabiliyor. Bu gözlem uzun süre tesadüf gibi değerlendirilse de geniş çaplı araştırmalar bunun tesadüf olmadığını ortaya koydu.
T24'te yer alan habere göre, New England Journal of Medicine’ta yayımlanan çalışma, eşi hastaneye yatırılan yaşlı bireylerin ölüm riskinin belirgin şekilde arttığını gösterdi. Araştırmanın başyazarı Nicholas Christakis, bu durumu “İnsanlar birbirine bağlıdır; sağlıkları da birbirine bağlıdır” sözleriyle özetledi.
ZİHİN VE BEDEN AYRILMAZ BİR BÜTÜN
Maté’ye göre bu bulgular, modern tıbbın çoğu zaman ihmal ettiği bir gerçeği hatırlatıyor: Duygular ve fiziksel sağlık birbirinden ayrı değil. Bir eşin hastalanmasının diğer eşin bağışıklığını zayıflatmasında stres ve sosyal desteğin azalmasının önemli rol oynadığı düşünülüyor.
BAKIM VEREN STRESİNİN GİZLİ ETKİLERİ
Bakım verenlerin sağlık riskleri uzun süredir biliniyor. Alzheimer hastalarına bakan kişilerin bağışıklık yanıtlarının zayıfladığı, yaralarının daha geç iyileştiği ve hastalanma risklerinin arttığı biliniyor. Kronik hastalığı olan çocukların annelerinde ise biyolojik yaşlanmanın hızlandığını gösteren araştırmalar bulunuyor.
Maté, bu sürecin sinir sistemi, hormonlar ve bağışıklık sistemi üzerinde sürekli bir baskı oluşturduğunu belirtiyor. Bu etkiler çoğu zaman hastalık ortaya çıkana kadar fark edilmiyor.
MODERN HAYATTA ARTAN YALNIZLIK
Toplumsal yapının değişmesiyle birlikte geniş aile ve topluluk bağlarının zayıfladığına dikkat çeken Maté, birçok kişinin bakım sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kaldığını söylüyor. Bu durum kronik stres riskini artırıyor.
FARKINDALIK İLK ADIM
Maté’ye göre en tehlikeli stres, fark edilmeyen stres. İnsanların bedenlerinden gelen sinyalleri dikkate alması gerektiğini vurgulayan Maté, yorgunluk, baş ağrısı, uykusuzluk ve kaygı gibi belirtilerin önemli uyarılar olduğunu söylüyor.
DİNLENMEK VE DESTEK İSTEMEK HAYATİ
Bakım sorumluluğu ne kadar ağır olursa olsun düzenli molalar vermenin hayati olduğunu belirten Maté, dinlenmenin kişiden kişiye değişebileceğini ifade ediyor. Müzik dinlemek, doğada yürüyüş yapmak veya sıcak bir banyo yapmak bu molaların bir parçası olabilir.
DUYGULARI BASTIRMAK YERİNE PAYLAŞMAK
Birçok kişinin yorulduğunu kabul ettiğinde suçluluk hissettiğini belirten Maté, bu duyguların insani olduğunu vurguluyor. Duyguları paylaşmanın stresin bedendeki etkilerini azaltan önemli bir adım olduğunu söylüyor.
“ÖNCE KENDİNE BAK”
Maté, insanların çoğu zaman “güçlü olmalıyım, kimseye ihtiyaç duymamalıyım” düşüncesiyle hareket ettiğini ifade ediyor. Ancak bu yaklaşımın uzun vadede yıpratıcı olduğunu belirtiyor. Ona göre gerçek bakım, kişinin önce kendi ihtiyaçlarını fark etmesiyle başlıyor.
