Doğanın sunduğu en güçlü inflamasyon gidericilerden biri olan akgünlük sakızı, son dönemde sağlıklı yaşam tutkunlarının vazgeçilmezi haline geldi. Özellikle dizlerdeki sıvı kaybı ve kireçlenme şikayeti olanların ilk tercihi olan bu reçine, bağışıklık sistemini çelik gibi güçlendiriyor. Fitoterapi uzmanlarının üzerinde titizlikle durduğu bu doğal kaynak, doğru kullanıldığında kronik hastalıklara karşı kalkan görevi görüyor.
AKGÜNLÜK SAKIZININ BİLİNMEYEN FAYDALARI
Akgünlük sakızı sadece eklemler için değil, vücudun pek çok sistemi için bir şifa deposudur. İşte öne çıkan bazı yararları:

Eklem ve Kas Ağrıları: İltihap önleyici özelliği sayesinde romatizma ve bel fıtığı ağrılarını hafifletir.
Akciğer Dostu: Astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıklarında nefes açıcı etkisiyle bilinir.
Bağırsak Sağlığı: Crohn ve ülseratif kolit gibi sindirim sistemi iltihaplarını yatıştırır.
Zihin Odaklanması: Antik çağlardan beri konsantrasyonu artırmak ve unutkanlığı önlemek amacıyla kullanılır.
Cilt Yenileyici: Hücre onarıcı etkisiyle yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.
AKGÜNLÜK SAKIZI NASIL KULLANILIR?
Bu doğal mucizeden en yüksek verimi almak için uzmanlar şu yöntemleri öneriyor:
1. Çiğneyerek Tüketme: Küçük bir parça akgünlük sakızı ağza alınarak sakız gibi çiğnenebilir. Acımsı bir tadı olsa da ağız içi hijyeni ve diş etleri için oldukça yararlıdır. 2. Suda Bekletme: Bir miktar sakız akşamdan bir bardak suyun içine atılır. Sabah bu su içilerek vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olunur. 3. Macun Formu: Toz haline getirilen akgünlük sakızı, bal veya pekmezle karıştırılarak her sabah bir tatlı kaşığı tüketilebilir. 4. Yakarak Tütsüleme: Boğaz ağrısı ve solunum sıkıntısı durumlarında, sakız bir kömür yardımıyla yakılarak dumanı solunabilir.

KİMLER DİKKAT ETMELİ?
Her doğal üründe olduğu gibi akgünlük kullanımında da aşırıya kaçılmamalıdır. Özellikle gebelik dönemindeki kadınların, emziren annelerin ve düzenli kan sulandırıcı kullanan hastaların hekimlerine danışmadan bu ürünü tüketmemeleri hayati önem taşımaktadır.
