Tıp literatüründe "Pika Sendromu" olarak adlandırılan ve vücudun mineral eksikliğine verdiği tepki, bazen modern tıp dünyasını bile hayrete düşüren alışkanlıklara dönüşebiliyor. Demir eksikliği anemisi olan bireylerde, beyin oksijen taşınmasındaki aksaklıkları telafi etmeye çalışırken, ortaya yemesi imkansız veya besin değeri olmayan maddelere karşı yoğun bir arzu çıkıyor.
İşte demir eksikliği yaşayanların kontrol etmekte zorlandığı, vücudun "demir bitti" demesinin 5 ilginç yolu:

BUZ KÜPLERİ
Listenin başında en yaygın görülen semptom yer alıyor: Buz çiğneme isteği. Bilim insanları, buzun ağızdaki enflamasyonu azalttığına ve aneminin neden olduğu uyuşukluğu geçici olarak giderip zihni canlandırdığına inanıyor. Eğer kendinizi sürekli dondurucunun başında buz kırarken buluyorsanız, bu ferahlık arayışı aslında ciddi bir kansızlık belirtisi olabilir.

ISLAK TOPRAK VE KİL
Özellikle kırsal bölgelerde daha sık rastlanan bu durum, en klasik pika belirtisidir. Vücut, toprakta bulunan mineralleri sezgisel olarak almak ister. Ancak modern tarım ilaçları ve bakteriler göz önüne alındığında, bu "doğal" çözüm arayışı zehirlenmelere yol açabilecek kadar risklidir.

KAĞIT VE KARTON
Kulağa inanılmaz gelse de, demir depoları boşalan pek çok kişi gazete kağıdı, peçete veya defter sayfalarını çiğneme arzusu duyabiliyor. Bu durumun biyolojik nedeni tam olarak çözülememiş olsa da, dokusal tatmin ve eksikliğin yarattığı bilişsel karmaşa bu alışkanlığı tetikleyebiliyor.

ÇAMAŞIR DETERJANI VE SABUN KOKUSU
Demir eksikliği bazen sadece yemekle değil, koku duyusuyla da kendini belli eder. Temizlik malzemelerinin keskin kokusuna karşı duyulan aşırı ilgi ve bu maddeleri tatma isteği, vücudun kimyasal dengesinin bozulduğunun açık bir kanıtıdır. Özellikle toz deterjanın dokusuna duyulan hayranlık, aneminin ileri seviyelerinde sıkça rapor edilmektedir.

KAHVE TELVESİ VEYA KURU PİRİNÇ
Pişmemiş pirinç taneleri veya fincanın dibinde kalan kahve telvesini kaşıklamak, demir eksikliği çekenlerin gizli alışkanlıkları arasındadır. Sert ve kıtır dokulu maddeleri çiğneme ihtiyacı, kandaki hemoglobin seviyesinin düşmesiyle doğrudan ilişkilendirilmektedir.
