Ege Bölgesi'nin kalbi İzmir'de son yıllarda derinleşen İzmir su krizi, kentin geleceğini tehdit eden boyutlara ulaştı.
Şehrin su ihtiyacını karşılamak adına başvurulan yer altı suları, bilinçsiz tüketim nedeniyle rezervlerin tükenmesine ve zeminde oturmalara yol açıyor.
Uzmanlar tarafından dile getirilen kuraklık tehlikesi, sadece tarımı değil, kentsel dokuyu da doğrudan etkiliyor.
Prof. Dr. Doğan Yaşar, kentin 50 yıl içinde büyük bir coğrafi değişim yaşayabileceği gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.

TEMİZ TOPLUM TEMİZ GELECEK PLATFORMU ÜYELERİ BULUŞTU
Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu temsilcileri, Türkiye Bilimler Akademisi Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar ile bir zirve gerçekleştirdi.
Toplantıya Platform Başkanı Yunus Karakaya, yöneticiler Oktay Karaçelik, Tekin Alptekin ve Cem Şeker katılım sağladı.
Görüşmede hem İzmir'in hem de Türkiye'nin genelinde tırmanan enerji ve su sorunları kapsamlı şekilde analiz edildi.
İZMİR'İN EN BÜYÜK SORUNU ÇÖKME RİSKİ OLABİLİR
Toplantı sırasında konuşan 42 yıllık deniz ve körfez uzmanı Prof. Dr. Doğan Yaşar, kentin uzun vadeli geleceğindeki en kritik tehdidin çökme süreci olduğunu vurguladı.
İzmir'in bugüne kadar bu yapısal gerçeği görmezden gelmeyi tercih ettiğini belirtti.
Yer altındaki boşalmaların yüzeyde yarattığı deformasyonun geri dönülemez sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

BELEDİYE BAŞKANLARINA YAPILAN UYARILAR SONUÇSUZ KALDI
Kentin sorunlarını inceleyen Prof. Dr. Doğan Yaşar, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina döneminden bu yana görev yapan yerel yöneticilerin su tasarrufu ve çevre politikalarında yetersiz kaldığını savundu.
Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer ve Cemil Tugay gibi isimlerle doğrudan görüşme fırsatı bulamadığını dile getiren uzman isim, bilimsel uyarılarını ancak mektup yoluyla ulaştırabildiğini ifade etti.
KÖRFEZ'İN TEMİZLENMESİ VE BÜYÜK KANAL PROJESİNDEKİ HATALAR
İzmir Körfezi üzerine 1998 yılında en kapsamlı bilimsel araştırmayı yürüten ekipte yer alan Prof. Dr. Doğan Yaşar, 1999 yılından bu yana kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirdiğini hatırlattı.
Büyük Kanal Projesi'nin ardından denizin temiz suyla beslenmesi durumunda yüzülebilir hale gelmesinin mümkün olduğunu ancak derelerin betonlanması gibi yanlış uygulamaların bu süreci baltaladığını söyledi.

KAYIP VE KAÇAK SU ORANLARI HÂLÂ ÇOK YÜKSEK
Kentteki su yönetimi verilerini paylaşan Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2000 yılında yüzde 60 seviyelerinde olan kayıp ve kaçak oranının günümüzde yüzde 35 seviyesine gerilemesine rağmen hâlâ çok yüksek olduğunu belirtti.
İzmir'in su gereksiniminin yaklaşık yüzde 80 oranındaki kısmının yer altı kaynaklarından karşılanması, sistemin sürdürülebilirliği üzerindeki baskıyı artırıyor.
YER ALTI SUYU KUYULARININ DERİNLİĞİ 1200 METREYE ULAŞTI
Deneyimli akademisyen, su temini için açılan kuyuların derinliğinin geçmişte 600 metre seviyesindeyken günümüzde 1200 metreye kadar indiğini söyledi.
Bu durumun sadece İzmir'i değil, Manisa Ovası başta olmak üzere tüm bölgenin zemin bütünlüğünü bozduğunu ifade etti.
Bölgenin altının boşalması, geniş ölçekli bir çökme senaryosunu tetikliyor.

KURAKLIK, EKONOMİK VE SOSYAL KRİZLERİ TETİKLİYOR
İklim krizinin yalnızca çevresel bir problem olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Doğan Yaşar, tarihsel süreçte büyük göçlerin ve toplumsal kırılmaların temelinde susuzluğun yattığını anlattı.
Enflasyon, ekonomik darboğaz, enerji krizleri ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi sorunların kökeninde kuraklık olgusunun bulunduğuna dikkat çekti.
DENİZ SUYUNUN BASMANE'YE KADAR İLERLEME RİSKİ VAR
İzmir'de sessizce ilerleyen çökme süreci hakkında korkutan bir öngörüde bulunan Prof. Dr. Doğan Yaşar, ulaşım veya kirlilikten daha büyük bir tehlikeye işaret etti.
Önlem alınmadığı takdirde 50 veya 60 yıl sonra deniz suyunun kentin iç kesimlerine, Basmane bölgesine kadar ilerleyebileceğini söyledi.
Alsancak semtinde hissedilen ağır kokuların temel nedeninin, kanalizasyon borularının deniz seviyesinin altına inmesi olduğunu belirtti.

CAKARTA VE MEXICO CITY ÖRNEKLERİNDEKİ KORKUTAN BENZERLİK
Dünyadan örnekler veren Prof. Dr. Doğan Yaşar, Cakarta ve Mexico City gibi metropollerde yılda 10 ile 15 santimetre arasında çökme yaşandığını ve bu nedenle bazı yerleşim alanlarının boşaltıldığını hatırlattı.
Yer altı sularının stratejik bir rezerv olarak korunması gerektiğini belirterek, Türkiye genelindeki yaklaşık 550 bin kuyudan 120 bininin kaçak statüsünde olduğunu vurguladı.
SUYUN PLANLI KULLANILMASI SİYASET ÜSTÜ MESELE OLMALI
Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, bilimsel uyarıların artık ertelenemez bir noktaya ulaştığını ifade etti.
Meselenin siyasi tartışmaların çok üzerinde olduğunu belirten platform başkanı, İzmir'in altının boşaldığını ve günü kurtarma çabalarının geleceği yok ettiğini söyledi.
Bugün atılmayan her adımın yarın çok daha ağır bedeller ödeteceğini vurguladı.

