11 Mart 2020 tarihinde Türkiye'nin resmi olarak tanıştığı koronavirüs salgını, toplum hafızasındaki yerini koruyor. İki yılı aşkın süre boyunca karantina, maske ve izolasyonla şekillenen hayatın en ön safında yer alan sağlık çalışanları, bugün verdikleri kayıpları anarken çalışma şartlarındaki zorluklara dikkat çekiyor.
200 BİN KAYIP VE 500'DEN FAZLA SAĞLIK ŞEHİDİ
Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Başkanı Hakan Toy, salgının bilançosunu ve iş kolunun yaşadığı travmayı kamuoyuyla paylaştı. Pandemi döneminin en ağır yükünü sağlık çalışanlarının omuzladığını belirten Toy, 200 bin vatandaşın yanı sıra virüsle doğrudan temas halinde olan 500’den fazla meslektaşlarını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade etti.
"Pandeminin en zor geçtiği iş kolu, bizim iş kolumuzdu. En zor dönemi biz geçirdik. Sağlıkçılar acillerde gelen hastaları kucaklarken virüse maruz kaldılar; sosyal hizmet çalışanlarımız ise huzurevlerinde 20 gün kapalı devre çalışıp, ardından 14 gün karantinada mahsur kalarak büyük fedakarlıklar gösterdiler."
"VEFA" BEKLENTİSİ: SADECE ALKIŞ DEĞİL, İNSANCA ÜCRET
Salgın döneminde balkonlardan alkışlanan ve "kahraman" ilan edilen sağlık çalışanları, gelinen noktada ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesini bekliyor. Sendika Başkanı Hakan Toy, "kahraman ilan edildik ama sonra unutulduk" diyerek sitemini dile getirdi.
Ücret İyileştirmesi: Sağlık işçileri, artan hayat pahalılığı ve zorlu çalışma koşulları karşısında "insanca yaşayacakları bir ücret" talep ediyor.
Çalışma Şartları: Uzun nöbetler ve yoğun iş yükü yerine, modern standartlara uygun bir çalışma düzeni kurulması isteniyor.
Vefa Vurgusu: Sektör temsilcileri, gerçek vefanın sembolik teşekkürlerden ziyade, özlük haklarının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını vurguluyor.
