Çoğumuzun portakal soyarken titizlikle temizlediği o beyaz tabaka, aslında meyvenin en değerli kısımlarından biri olabilir. Portakalın kabuğu ile meyvesi arasında kalan ve albedo olarak adlandırılan bu beyaz doku; pektin ve çözünür lif açısından tam bir depo görevi görüyor.

SİNDİRİM SİSTEMİNİN DOĞAL DESTEKÇİSİ
Bu lifli yapı, modern diyetlerin en büyük eksikliği olan bağırsak hareketliliğini doğrudan etkiliyor. Düzenli tüketildiğinde sağladığı başlıca faydalar şunlar:
Bağırsak hareketlerini hızlandırır: Sindirimi kolaylaştırarak sistemin daha akıcı çalışmasını sağlar.
Kabızlık riskini azaltır: Dışkıyı yumuşatarak kronik kabızlık probleminin önüne geçer.
Şişkinliği giderir: Sindirim sistemini düzenlediği için vücuttaki ödem ve şişkinlik hissini azaltır.
Tokluk hissi verir: İçerdiği yoğun lif sayesinde iştah kontrolüne yardımcı olur ve kilo yönetimini dolaylı yoldan destekler.

EN VERİMLİ TÜKETİM YÖNTEMİ: NASIL UYGULANMALI?
Portakaldan maksimum fayda sağlamak için meyveyi klasik dilimleme yöntemi yerine bir elma gibi soymak gerekiyor. İşte adım adım uygulama:
Portakalı dış turuncu kabuğundan ayırırken altındaki beyaz tabakayı meyvenin üzerinde bırakmaya özen gösterin.
Beyaz lifli tabakayı 5–6 küçük parça halinde ayırarak ağzınıza alın.
Liflerin çözünmesi ve etkisini göstermesi için bu parçaları iyice çiğnedikten sonra portakalın kendisini tüketin.
En ideal tüketim zamanı, akşam yatmadan yaklaşık 2 saat öncedir. Bu sayede sindirim sisteminiz gece boyunca dinlenirken aktif bir şekilde çalışmaya devam eder.
Önemli not: Bu yöntem doğrudan bir zayıflatma mucizesi değildir; ancak sindirimi düzene sokarak ve tokluk hissini artırarak sağlıklı bir yaşam tarzına güçlü bir destek sunar.
