Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, sağlık üzerindeki en büyük tehditlerden biri olmaya devam ediyor. Ancak son yapılan bilimsel çalışmalar, küçük yaşam tarzı değişikliklerinin devasa etkileri olabileceğini gösteriyor. ABD, İsveç, Norveç ve İngiltere'den 150 binden fazla yetişkinin verilerinin incelendiği kapsamlı rapor, hareketin "ilaç" niyetine kullanılabileceğini doğruladı. Uzmanlar, özellikle en az hareket eden kesim için günde fazladan yapılacak 5 dakikalık egzersizin veya koltukta geçirilen süreden yapılacak 30 dakikalık tasarrufun, binlerce hayatı kurtarabileceğine dikkat çekiyor.
SADECE 5 DAKİKA İLE ÖLÜM RİSKİNDE %6 DÜŞÜŞ
Araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı oldu. Her gün yapılan sadece 5 dakikalık orta ve yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite, en az aktif olan gruptaki ölümlerin %6’sını engelleyebiliyor. Araştırmanın yürütücüsü Prof. Dr. Ulf Ekelund, bu durumu şu çarpıcı örnekle açıklıyor:
"Her yıl 100 bin kişinin öldüğü bir popülasyonda, en az aktif olan kesimin hareketini sadece 5 dakika artırmasıyla bu ölümlerin 6 bini önlenebilir."
Eğer bu küçük değişiklik toplumun tamamına yayılırsa, ölüm oranlarındaki azalma %10 seviyelerine kadar çıkabiliyor.

OTURMA SÜRESİNİ 30 DAKİKA AZALTMAK HAYAT KURTARIYOR
Hareketsiz yaşamla mücadelede sadece egzersiz değil, oturma süresini kısıtlamak da kritik bir rol oynuyor. Çalışmaya göre, her gün oturarak geçirilen süreyi 30 dakika azaltmak, genel popülasyonda ölümlerin %7’sini önleme potansiyeline sahip. Egzersiz fizyoloğu Alyssa Lombardi, "Hareket bir ilaçtır; sadece beş dakika bile birinin fiziksel ve zihinsel durumunu gerçekten iyileştirebilir" diyerek, insanların reçeteli ilaçlar yerine yaşam tarzı değişikliklerine yönelmesinin önemini vurguluyor.

DAHA UZUN VE KALİTELİ YAŞAM
Spor tıbbı uzmanı Dr. Bert Mandelbaum ise konuyu farklı bir boyuta taşıyarak "playspan" (oyun süresi) kavramına dikkat çekiyor. Sadece uzun yaşamanın (lifespan) yeterli olmadığını, bu sürenin hastalıksız ve engelsiz (healthspan) geçmesi gerektiğini belirten Mandelbaum, egzersiz yapmanın genetik mirasımızdaki "doğru anahtarları" açtığını ifade ediyor. Dr. Mandelbaum’a göre, fiziksel zindeliği korumak, vücudumuzun yük taşıma kapasitesini artırarak sakatlıkları önlüyor ve bize daha kaliteli bir yaşam alanı sunuyor.
