Her bel ağrısı fıtık olmayabilir: MR sonuçlarındaki gizli gerçek ortaya çıktı

Her bel ağrısı fıtık olmayabilir: MR sonuçlarındaki gizli gerçek ortaya çıktı

İstanbul Rumeli Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrısının her zaman bel fıtığı anlamına gelmediğini vurgulayarak, MR raporlarında görülen her bulgunun “hastalık” olarak yorumlanmaması gerektiğini söyledi. Öziri, tanıda klinik değerlendirmenin esas olduğunu, kontrolsüz istirahatin iyileşmeyi geciktirebildiğini ve bazı nörolojik belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.

Günümüzde modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış duruş alışkanlıkları, bel ağrısını dünyanın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline getirdi. Toplumun büyük bir kesimi, bel bölgesinde hissettiği her sızıyı doğrudan "bel fıtığı" olarak adlandırsa da bilimsel veriler ve uzman görüşleri durumun çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Gerontoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrısı yaşayan hastaların düştüğü en büyük tuzaklara ve tedavi sürecindeki kritik yanlışlara dair hayati uyarılarda bulundu.

TOPLUMDAKİ YANLIŞ ALGI: BEL AĞRISI VE FITIK AYRIMI

Yapılan kapsamlı araştırmalar, bireylerin yaşamları boyunca bel ağrısı deneyimleme oranının yüzde 70’in üzerinde olduğunu kanıtlıyor. Ancak bu yüksek orana rağmen, ağrının kaynağına dair ciddi bir bilgi kirliliği mevcut. Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, bel ağrılarının çok büyük bir kısmının "spesifik olmayan bel ağrısı" kategorisinde yer aldığını belirtiyor. Bu durum, ağrının tek bir yapısal bozukluğa veya fıtığa bağlanamayacağı, aksine yaşam tarzından psikososyal faktörlere kadar pek çok bileşenin etkisiyle ortaya çıktığı anlamına geliyor. Bel fıtığı tanısı için sadece ağrının varlığı yeterli olmayıp; bacağa yayılan uyuşma, karıncalanma ve belirgin kas gücü kayıpları gibi nörolojik belirtilerin aranması gerekiyor.

dr.jpg
Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri

MR RAPORLARINDAKİ HER BULGU HASTALIK DEĞİLDİR

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte her bel ağrısında ilk başvurulan yöntem olan MR (Manyetik Rezonans) görüntülemeleri, bazen hastaları gereksiz endişeye sürükleyebiliyor. Öziri, hiçbir şikayeti olmayan sağlıklı bireylerde bile MR çekildiğinde disk taşması veya dejeneratif değişikliklerin görülebileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, MR raporundaki her "fıtık" ibaresinin ağrının asıl nedeni olmayabileceğini kanıtlıyor. Uzmanlar, tedavinin sadece filme bakarak değil, hastanın klinik tablosu, hareket kapasitesi ve günlük alışkanlıkları bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilerek planlanması gerektiğini vurguluyor.

HAREKETSİZLİK İYİLEŞMEYİ ENGELLİYOR

Halk arasında bel ağrısı başladığında tamamen yatağa bağımlı kalmak ve hareketten kaçınmak gerektiği yönünde yanlış bir inanış bulunuyor. Oysa modern tıp, kontrolsüz istirahatın kasları zayıflatarak iyileşme sürecini baltaladığını gösteriyor. Dr. Öziri, omurga stabilitesini sağlayan "core" kas grubunun, yani karın, bel ve kalça çevresindeki kasların güçlendirilmesinin tedavinin temel taşı olduğunu ifade ediyor. Fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen klinik pilates ve kişiye özel egzersiz programları, sadece ağrıyı azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda sorunun tekrarlamasını engelleyen bir koruma kalkanı oluşturuyor.

SOSYAL MEDYA UYGULAMALARINA DİKKAT: MANÜEL TERAPİ VE EGZERSİZ

Özellikle sosyal medyada popülerleşen "bel kıtlatma" veya sert manüel müdahaleler, birçok kişi tarafından mucizevi bir çözüm gibi görülüyor. Ancak bu tür uygulamaların sağladığı rahatlama genellikle geçici oluyor. Kalıcı bir iyileşme için sadece mekanik müdahalelerin yeterli olmadığını savunan uzmanlar, hastanın yaşam tarzını değiştirmesi ve ergonomik postür alışkanlıkları kazanması gerektiğini belirtiyor. Uzun süre telefona bakmak, yanlış oturma pozisyonları ve stres, bel sağlığını doğrudan tehdit eden gizli düşmanlar arasında yer alıyor.

BU BELİRTİLER VARSA VAKİT KAYBETMEYİN

Bel ağrısı genellikle egzersiz ve doğru yaklaşımlarla kontrol altına alınabilse de bazı durumlarda acil tıbbi müdahale hayati önem taşıyor. Aşağıdaki belirtilerin eşlik ettiği bel ağrılarında vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması öneriliyor:

  • İdrar veya dışkı kontrolünde beklenmedik bozulmalar,
  • Bacaklarda hızla ilerleyen güç kaybı ve hissizlik,
  • Parmak ucu veya topuk üzerinde yürürken zorlanma,
  • Ciddi bir travma veya kaza sonrası başlayan ani ağrılar,

Gece uykudan uyandıran veya dinlenmekle hiçbir şekilde geçmeyen ağrılar.

Dr. Öğr. Üyesi Nursel Öziri, her bireyin kas yapısının ve ağrı eşiğinin farklı olduğunu hatırlatarak, standart spor programları yerine mutlaka profesyonel bir değerlendirme sonrası kişiye özel rehabilitasyon süreçlerinin takip edilmesi gerektiğini önemle vurguluyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN