Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle düzenlenen toplantıda Bakanlığın çalışmalarına ilişkin bilgi verdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol da katıldı.
Sağlık sistemlerinin başarısının değerlendirilmesinde kullanılan göstergelere ilişkin açıklamalarda bulunan Memişoğlu, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin yükseldiğini belirtti.
Memişoğlu, şöyle konuştu:
"TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünya da sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8’e düşmüş durumda ve 2024’te binde 9 iken 2025’te binde 7,8’e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD’de bunlarla ölçülüyor"
“SİGARA, HASTALANMA VE ÖLÜM SEBEPLERİNİN EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRİ”
Türkiye’deki sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memişoğlu, ölüm nedenleri arasında dolaşım sistemi hastalıkları ile tümörlerin önemli yer tuttuğunu belirtti.
Memişoğlu, sigara kullanımının bu hastalıklarla ilişkili önemli risklerden biri olduğunu ifade ederek şu açıklamayı yaptı:
"Ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sı iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle oluyor. Yani yüzde 50’nin üzerinde ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörler. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara. Sigara, Türkiye’de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46’sı sigara içiyor. Dünya da ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye’de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım"
“KİLO DA BAŞKA BİR SAĞLIK RİSKİMİZ”
Memişoğlu, sağlık açısından risk oluşturan unsurlar arasında hareketsizlik ve kilo sorunlarının da bulunduğunu söyledi. Yaşam biçimindeki değişikliklerin beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarına yansıdığını belirten Memişoğlu, bu alanda çalışmalar yürüttüklerini aktardı.
Memişoğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Ölüm sebeplerimizin yüzde 50’sinin üzerindeki hastalıkların esas sebebi sigara, hareketsizlik ve kilo. Kilo da başka bir sağlık riskimiz. Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır. 2000’li yıllarda Türkiye’de yaklaşık 3 kişiden biri kırsalda yaşıyordu. Yani nüfusun yüzde 30’u köyde, kırsalda yaşayan bir toplumken bugün sadece 100 kişiden 6,6’sı kırsalda yaşıyor. Bu esasında yaşam tarzının değiştiğini gösteriyor ama beslenme alışkanlığı farklılaşmıyor. Beslenme alışkanlığı hâlâ sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle, hızlı yemekler de ilave ettik onlara; kötüleşmiş durumda. Bir de hareket kısıtlılığı var şehirde. Daha çok araçlarla hareket ediyorsunuz. Öyle olunca da yürümüyorsunuz, egzersiz yapmıyorsunuz. Şimdi bu konularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Toplumun bu alışkanlıklarını değiştireceğiz. Bunda siz medya mensuplarının çok etkisi var. Bu bilinci, kültürü toplumda beraber oluşturacağız. Bir daha söylüyorum: Ben toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum"
“TÜRKİYE’DE 30 BİNİN ÜZERİNDE İNSAN ŞU ANDA ORGAN BEKLİYOR”
Sağlık Bakanı Memişoğlu, organ bağışına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Kadavradan organ bağışı konusunda zorluk yaşandığını belirten Memişoğlu, organ bağışının e-Devlet ve e-Nabız üzerinden yapılabildiğini söyledi.
Bağış sayısının 250 bine ulaştığını belirten Memişoğlu, organ bağışının kişinin vasiyeti niteliğine getirildiğini ifade etti.
Memişoğlu şöyle konuştu:
"Organ nakli için kadavratik organ bağışı bulmakta zorlanıyoruz. Organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptık. Artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Kişi diyor ki ‘Ben öldükten sonra organlarımı bağışlıyorum.’ Bunu sistemden yapıyor ve biz bu kişiye şunu soruyoruz: ‘Yakınların bilsin mi?’ ‘Hayır, bilmesin’ derse bunu dediği anda hiç kimseye söylemiyoruz. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi’ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmuyor. Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor. Organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasını sağlamamız ve organ bağışı sayısını artırmamız lazım. Ülkemiz organ merkezleri anlamında, hekimlik ve altyapı anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biri"
