Milyonlarca insanı etkiliyor, günlük yaşamı kısıtlıyor! Masum sandığını besinler migreni tetikliyor

Milyonlarca insanı etkiliyor, günlük yaşamı kısıtlıyor! Masum sandığını besinler migreni tetikliyor

Migren sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini yerle bir eden nörolojik bir rahatsızlıktır. Günümüzde milyonlarca insanda görülen bu sorun birçok faktöre bağlı olarak şiddetini artırıyor. Lakin masum sandığınız birçok yiyecek migrenin en büyük tetikleyicisi olarak biliniyor.

Günümüzde modern yaşamın en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelen migren, milyonlarca kişinin sosyal ve profesyonel hayatını felç etmeye devam ediyor. Birçok kişi migreni sadece "şiddetli bir baş ağrısı" olarak tanımlasa da, uzmanlar bunun çok daha karmaşık bir nörolojik hastalık olduğu konusunda hemfikir. Genetik yatkınlık ve çevresel etkenlerin yanı sıra, aslında her gün tükettiğimiz pek çok besin migren ataklarının gizli sorumlusu olabiliyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hulusi Keçeci, migrenle mücadelede ilaçlardan önce yaşam tarzı ve beslenme düzeninin revize edilmesi gerektiğini vurguluyor.

SADECE BİR BAŞ AĞRISI DEĞİL

Migren, kişinin dünyayla bağını koparabilen, ışığa, sese ve kokuya hassasiyetle seyreden ağır bir süreçtir. Prof. Dr. Hulusi Keçeci, bu hastalığın kontrol altına alınabilmesi için tıpkı diyabet hastalarının şekerine dikkat etmesi gibi, migren hastalarının da "tetikleyici" gıdalardan uzak durması gerektiğini belirtiyor. Eğer hasta beslenme rejimine uymazsa, kullanılan en güçlü ilaçlar bile yetersiz kalabiliyor ve kişi gereksiz bir ilaç yüküyle karşı karşıya kalıyor. Yaşam tarzında köklü değişiklikler yapılmadığı sürece, atakların sıklığı ve şiddeti artarak kronik bir hal alıyor.

SOFRADAKİ GİZLİ TEHLİKE: ESKİTİLMİŞ PEYNİRLER VE MAYALI GIDALAR

Pek çok kişi için kahvaltının vazgeçilmezi olan peynirler, migren hastaları için adeta birer "atak davetiyesi" olabilir. Özellikle bekletilerek üretilen ve tyramin içeriği yüksek olan eski kaşar, parmesan, çedar ve rokfor gibi peynirler migreni doğrudan harekete geçirebiliyor. Sadece peynirler değil, ekmek dahil olmak üzere tüm mayalı ürünler bu risk grubunda yer alıyor. Mayalı gıdaların içerdiği bileşenler, hassas bünyelerde sinir sistemini uyararak şiddetli ağrıların fitilini ateşleyebiliyor.

İŞLENMİŞ ETLER VE HAZIR GIDALARA DİKKAT!

Modern beslenme alışkanlıklarının bir parçası olan işlenmiş gıdalar, içerdikleri katkı maddeleriyle migreni tetikleyen ana unsurlar arasında. Prof. Dr. Keçeci’nin uyarılarına göre; salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi nitrat/nitrit içeren şarküteri ürünleri damar yapısı üzerinde etki ederek ağrıyı başlatabiliyor. Bunun yanı sıra:

  • Çin tuzu (MSG): Hazır çorbalarda, cipslerde ve fast-food ürünlerinde bulunan bu madde merkezi sinir sistemini etkiler.
  • Yapay Tatlandırıcılar: Diyet içecekler ve şekersiz gıdalarda bulunan kimyasallar migren hassasiyetini artırabilir.
  • Uzak Doğu Mutfağı: Kullanılan soslar ve baharat karışımları kişiden kişiye değişen şiddetli reaksiyonlara yol açabilir.

KAFEİN VE ALKOLÜN İKİNCİ YÜZÜ

Kahve ve çay gibi kafeinli içecekler migren yönetiminde iki ucu keskin bıçak gibidir. Kafeinin aşırı tüketimi kadar, her gün düzenli içen birinin aniden kafeini kesmesi de "yoksunluk atağına" neden olabilir. Alkol tüketiminde ise özellikle kırmızı şarap ve bira, içerdikleri mayalar ve sülfitler nedeniyle migren hastaları için en riskli içeceklerin başında geliyor. Çikolata ise yüksek kakao oranıyla duyarlı bireylerde nörolojik bir reaksiyonu tetikleyebiliyor.

ATAKLARI ÖNLEMEK İÇİN "BESLENME GÜNLÜĞÜ" TUTUN

Her insanın vücut kimyası farklıdır ve birine dokunmayan bir yiyecek, diğerinde şiddetli bir krize yol açabilir. Prof. Dr. Hulusi Keçeci, migren hastalarına en büyük tavsiye olarak "semptom günlüğü" tutmalarını öneriyor. Ağrının başladığı günden bir önceki günü mercek altına almak, ne yendiğini, ne kadar uyunduğunu ve hangi çevresel etkenlere maruz kalındığını not etmek, kişisel tetikleyicileri keşfetmenin en etkili yoludur.

SADECE YEMEK DEĞİL, BU FAKTÖRLER DE TETİKLİYOR!

Hastalığın kontrolü sadece beslenmeyle sınırlı değil. Uzmanlar beslenmenin yanı sıra şu faktörlerin de altını çiziyor:

  1. Öğün Atlamak: Uzun süreli açlık kan şekerini düşürerek beyni strese sokar.
  2. Uyku Düzeni: Az uyumak kadar gereğinden fazla uyumak da atağı başlatabilir.
  3. Çevresel Etkenler: Keskin kokular, yüksek ses, aşırı parlak ışık ve nem değişimleri.
  4. İlaç Kullanımı: Bilinçsiz ağrı kesici kullanımı "ilaç kötü kullanım baş ağrısına" yol açarak kısır bir döngü yaratır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN