Soğuk kış günlerinin en sevilen geleneklerinden biri olan kestane, sadece tadıyla değil, sağlığa sunduğu geniş yelpazedeki katkılarıyla da dikkat çekiyor. Uzmanlar, doğru miktarda tüketildiğinde kestanenin vücut direncini artırmaktan kalp sağlığını korumaya kadar birçok alanda doğal bir destekçi olduğunu vurguluyor.
İşte kestaneyi beslenme düzeninize dahil etmeniz için öne çıkan nedenler:

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜÇLÜ KALKANI
Kestane, diğer kabuklu yemişlerin aksine yüksek oranda C vitamini içermesiyle ayrışır. Bu özelliği sayesinde serbest radikallere karşı vücudu korurken, kış aylarında sıkça görülen enfeksiyonlara karşı bağışıklığı destekler.

KALP VE DAMAR DOSTU
İçeriğindeki potasyum, kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olurken, "iyi yağlar" olarak bilinen tekli doymamış yağ asitleri kolesterol dengesini korumaya katkı sağlar. Bu bileşenler, uzun vadede damar sertliği riskini azaltmaya yardımcı olur.

ENERJİ DEPOSU VE SİNDİRİM KOLAYLIĞI
Kompleks karbonhidratlar açısından zengin olan kestane, enerjinin kana yavaş ve dengeli bir şekilde karışmasını sağlar. Ayrıca yüksek lif içeriği sayesinde:
Sindirim sistemini düzenler.
Uzun süre tokluk hissi verir.
Bağırsak sağlığını destekleyen probiyotik etkiler sunar.

GLÜTENSİZ BİR ALTERNATİF
Çölyak hastaları veya glüten hassasiyeti olan bireyler için kestane, mükemmel bir besin kaynağıdır. Kestane unu, hamur işlerinde buğday ununa sağlıklı bir alternatif olarak kullanılabilir.
Önemli Not: Kestane nişasta oranı yüksek bir besin olduğu için özellikle diyabet hastalarının porsiyon kontrolüne dikkat etmesi önerilmektedir. Uzmanlar, kestanenin haşlama veya fırınlama yöntemleriyle tüketilmesinin besin değerini korumak açısından en sağlıklı yol olduğunu belirtiyor.
