CHP, Bolu'da can kaybı yaşanan su salgınını Meclis'e taşıdı

CHP, Bolu'da can kaybı yaşanan su salgınını Meclis'e taşıdı

CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Bolu'da bir kişinin hayatını kaybettiği, toplamda 141 kişinin zehirlendiği içme suyu ile ilgili kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini belirterek konuya ilişkin Meclis'e soru önergesi verdi.

Bolu'ya bağlı Yuva köyünde sudan zehirlendiği değerlendirilen 141 kişiden 11'i yoğun bakımda olmak üzere 31 kişinin tedavisi hastanelerde devam ederken, 1 kişinin de ölümüne sebep olan su salgını ile ilgili yetkililer hala hesap vermedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ise konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşıdı.

Akkuş İlgezdi, “Sudan zehirlenen köylülerin bazılarının sağlık tetkiklerinde kanlı ishalle ortaya çıkan, anemi ve böbrek yetmezliği tanısına ulaşıldığı iddia edilmektedir. İnsan hayatının bu denli hafife alınması kabul edilemez. Yaşamını yitiren vatandaşımızın ve sağlıklarından olan 141 vatandaşımızın hesabını kim verecek? Olaydan sonra paslı su deposu borularının değiştirilmeye başlanması, ihmalin kanıtıdır. Bu işlemler için illa bir can mı kaybetmemiz gerekiyordu? Veya 141 kişinin zehirlenmesi mi gerekiyordu?” ifadelerini kullandı.

1 kişi hayatını kaybetmiş, 141 kişi hastaneye kaldırılmıştı

16 Temmuz 2022 tarihi itibarıyla Bolu’nun Yuva Köyü’nde sudan kaynaklanan zehirlenme vakaları meydana gelmeye başlamış, sudan etkilenen köylülerden 141 kişi hastaneye kaldırılmıştı. 141 kişiden 11'i yoğun bakımda olmak üzere 31 kişinin tedavisi hastanelerde sürüyor. Bir kişinin de yaşamını yitirdiği su salgınını Meclis’e taşıyan CHP’nin Sağlıktan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, tüm köyün tehlikede olabileceği konusunda yetkilileri uyardı.

Tehlike bitmiş değil

Akkuş İlgezdi, olaya ilişkin şunları söyledi:

“Bolu’nun Yuva Köyü’nde sudan zehirlenen 141 vatandaşımız ve yitirilen bir can var. Yoğun bakımda olup tedavisi devam eden hastalar bulunmaktadır. İlk olarak çocuklarda etkilerini gösteren zehirlenme, kısa sürede tüm köye yayılmış durumdadır. Bu salgının nereden kaynaklandığı tespit edilmedikçe, önü alınamaz hale gelebilir, başka canlar da yitirebiliriz. Olay sonrası uzmanların görüşlerine kulak verdiğimizde, bu salgının tek günde olup biten bir şey değil, devam eden bir salgın olduğunu anlıyoruz. Vakaların zamana yayılmış bir şekilde çıkıyor olması, kaynağın devam ettiği ve ilk müdahalelerin yetersiz olduğunu bizlere gösteriyor.”

'İlla ki bir can mı yitirmeliydik?'

Olay sonrasında salgının yayıldığı su deposunun borularının değiştirilmesi çalışmalarının başladığına değinen Akkuş İlgezdi, “Bir polis, hırsızlık olayını başından engellerse, orada yakalaması gereken bir hırsız da kalmaz. Yani, şehirlerdeki alt yapı problemleri önceden tespit edilmiş, suyun geldiği paslı borular önceden değiştirilmiş olsaydı, ne can kaybı yaşanırdı ne de vatandaşlarımız hastalanırdı. Olaydan sonra su deposunun paslı borularının ve sistemlerinin değiştirilmesi için çalışmaların başlatılması ancak ve ancak ihmalin bir kanıtıdır. Bu paslı boruların değiştirilmeye başlanması için illa ki bir can mı yitirmeliydik? Yüzlerce kişi hastaneye mi kaldırılmalıydı? Yaşamını yitiren vatandaşımızın ve sağlıklarından olan 141 vatandaşımızın hesabını kim verecek? Bu ilkede insan hayatının hiç mi önemi yok?” diye konuştu.

Salgının yayılmasına ilişkin bir diğer iddia olan kurban atıklarının dereye bırakılması ve serinlemek için dereye giren çocuklara bulaşmış olması ihtimali üzerinde de duran CHP’li Akkuş İlgezdi sözlerine şöyle devam etti:

'Yetkililer kamuoyuna açıklama yapmalı'

“Tüketime sunulan içme-kullanma sularının kalitesine yönelik denetleme ve izleme çalışmaları 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince Sağlık Bakanlığı’nca yürütülmektedir. Yani mevzuata göre olayın yaşandığı bölgede temiz ve güvenli içme-kullanma suyu sağlamak, atık su sorununu çözmek Bolu İl Özel İdaresi Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğü’nün hizmet alanındadır. Bolu İl Özel İdaresi ve Su Kanal Hizmetleri Müdürlüğü; günlük bakiye klor ölümünün yapılıp yapılmadığı, depodaki su için son iki yılda kaç sefer biyolojik ve kimyasal analiz yapıldığı konularında ivedilikle kamuoyuna bir açıklama yapılmalı ve denetim raporları sunulmalıdır.”

Sağlık Bakanı'na sordu

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın cevaplaması üzerine soru önergesi veren Akkuş İlgezdi’nin soruları ise şöyle:

1-Bolu’da sudan kaynaklanan salgında sağlık kurumlarına ilk başvuru tarihi nedir? İlk başvurularda Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar Elektronik Vaka İnceleme Formu doldurularak vaka bildirimi yapılmış mıdır?

2-Tespit edilen vakaların il sağlık müdürlüğüne bildirimi anında yapılmış mıdır? Anında bildirilmeyen vakalar, kaç gün sonra il sağlık müdürlüğüne bildirilmiştir?

3-Bakanlığınız bu salgınla ilgili vakanın yaşandığı köye görevlendirme yapmış mıdır? Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, vakanın tespit edildiği Çaydurt Yuva Köyü’ne gitmiş midir? Gitmişse vakanın tespitinden kaç gün sonra köye gitmiştir? Gitmemişse neden gitmemiştir?

4-İlk vakanın tespitinden kaç gün sonra su deposu ve şebeke suyu ile gıdalardan numuneler alınmıştır? Alınmamışsa neden alınmamıştır?

5-Su deposundaki bakiye klor ölçümü ilk vakadan kaç gün sonra yapılmıştır? Sonuç ne olmuştur? Köylüler ilk vakadan sonra depodaki suyu kullanmaya devam etmiş midir?

6-Bu bölgede 12 yıl içinde su deposu kaynaklı başka salgın yaşanmış mıdır? Yaşandı ise su deposu için iyileştirmeler ve bunların takibi yapılmış mıdır?

7-İlk vaka hangi tarihte görülmüştür? Vakayı araştıran ekipler, hangi tarihte köye ulaşmıştır?

8-Sağlık kurumlarına gitmeyip sahada tespit edilen vaka sayısı kaçtır ve bu vakalar ilk vakadan kaç gün sonra tespit edilmiştir?

9-Sudan zehirlenen köylülerin bazılarının sağlık tetkiklerinde kanlı ishalle ortaya çıkan, anemi ve akut böbrek yetmezliği ile seyreden Hemolitik Üremik Sendrom (HÜS) tanısına ulaşıldığı bilgisi doğru mudur? Doğru ise kaç hasta için bu tanı konmuştur?

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN