Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı, kentin iklim değişikliğine karşı direncini artırmak ve sivil katılımı güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürüyor. “İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi” kapsamında gerçekleştirilen “Halka Yönelik Farkındalık Anketi Sonuçlarının Değerlendirilmesi Çalıştayı”, Eskişehir Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı Büyük Salonu’nda yapıldı. Yerel yönetimin farklı birimleri, basın temsilcileri, sivil toplum kuruluşları (STK), meslek odaları ve üniversitelerin yoğun katılım gösterdiği çalıştay, yerel iklim yönetişimini güçlendirmek adına çok sesli bir platform sundu.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, Türkiye Belediyeler Birliği, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığında yürütülen ve 2025 yılında tamamlanan Sivil Katılım Projesi kapsamında Eskişehir’de kurulan İklim Eylem Merkezi için kapsamlı bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, merkezin etkin şekilde faaliyet göstermesi amacıyla halkın görüş, öneri ve taleplerinin kentteki iklim kararlarında nasıl daha güçlü yansıtılabileceği üzerine modeller değerlendirildi. Oturumlarda ayrıca katılımcı yönetişim yöntemleri, basın ve yurttaşla kurulabilecek iş birliği kanalları ile merkezin yürüteceği örnek programlar detaylı şekilde ele alındı.
Çalıştayın açılışında projenin ve iş birliğinin önemine değinen İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi, belediyenin vizyonunu şu sözlerle aktardı:
“Bizler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; aynı zamanda sosyal adalet, halk sağlığı, kent planlaması ve yaşam kalitesi meselesi olarak görüyoruz. İklim krizi gerçeğini görmezden gelmiyor, geleceğimizi korumak için kararlı adımlar atıyoruz. Bu nedenle proje kapsamında hazırlanan 1x1 kilometre çözünürlüklü risk haritaları, 2030 projeksiyonları, uyum ve azaltım stratejileri ile bilimsel veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir’i iklim dostu bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız.”
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise konuşmasında, iklim krizine karşı dirençli kentler oluştururken teknik, bilimsel ve veriye dayalı strateji geliştirmenin gerekliliğine dikkat çekerek ilerleyen aşamalarda halkın sürece aktif katılımının önemini vurguladı:
“Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi.
Ataç, “Eskişehir halkı yalnızca bilgilendirilen değil, aynı zamanda yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde söz sahibi olan aktörler olmalı. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan İklim Eylem Merkezi yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla değil, Eskişehir halkının iklim politikalarına ilişkin çalışmalarda söz ve karar sahibi olmasını destekleyen bir mekanizma olarak kurgulandı.” dedi.
Kentte planlanan 4. grup madencilik faaliyetlerinin ise Eskişehir’in ekolojik sorunlarını derinleştireceğini ifade eden Ataç, orman ve su varlıkları ile tarımsal üretimin bu süreçten olumsuz etkileneceğini söyledi. Aynı zamanda iklim krizinin etkileri değerlendirilirken, bu tehditlerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Toplumsal bir ortak akıl arayışı olarak kurgulanan buluşmada geliştirilen öneriler, Eskişehir'in iklim kriziyle mücadelesinde yeni bir yol haritası sunuyor. Çalıştay çıktılarının, İklim Eylem Merkezi faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunması ve Eskişehir’in iklim değişikliğiyle mücadelesini çok daha kapsayıcı hale getirmesi amaçlanıyor.
