Ordu’nun Fatsa ilçesinden Japonya’ya uzanan göç hikâyesi, sosyal medyada yeniden gündem oldu. “Japonya’da Küçük Fatsa kuruldu” başlığıyla paylaşılan anlatımlarda, Fatsa’dan Nagoya’ya giden vatandaşların zamanla bölgede yoğun bir hemşehri ağı oluşturduğu, iş hayatından evliliklere kadar iki kent arasında güçlü bir bağ kurulduğu vurgulandı.
Fatsa’dan Japonya’ya göçün başlangıcı, anlatımlara göre 1988 yılına dayanıyor. Japonya’ya giden ilk Fatsalılardan biri olarak bilinen Hayri Atılgan’ın ardından kardeşleri, akrabaları ve hemşehrilerinin de Japonya’ya gittiği, bu zincirleme göçün yıllar içinde büyüdüğü aktarılıyor. Eski haberlerde Atılgan’ın Japonya’da yüzlerce Fatsalıya iş bulduğu ve Fatsa-Nagoya hattının oluşmasında önemli rol oynadığı belirtiliyor.
NAGOYA’DA FATSALI YOĞUNLUĞU
Fatsalıların Japonya’da özellikle Nagoya ve çevresinde yoğunlaştığı biliniyor. Bölgenin sanayi kenti olması, otomotiv ve inşaat-yıkım sektörlerinde iş imkânı sunması, Fatsalı göçmenlerin burada tutunmasında etkili oldu. Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası yayınlarında da Fatsalıların çoğunun Nagoya ve çevresinde yaşadığı, otomobil parçalama ve bina yıkım işleriyle uğraştığı aktarılıyor.
Fatsalıların Japonya’daki nüfusuna ilişkin rakamlar ise kaynaklara göre değişiyor. 2011’de yayımlanan bazı haberlerde Fatsa merkez nüfusunun yaklaşık 60 bin olduğu dönemde 5 bine yakın Fatsalının, eşleri ve çocuklarıyla birlikte Japonya’da yaşadığı yazılmıştı. Aynı haberde Nagoya’da yaklaşık 3 bin Fatsalının bulunduğu ifade edilmişti.
Daha sonraki yıllarda yerel kaynaklarda Nagoya’da yaşayan Fatsalı sayısı için daha düşük rakamlar da kullanıldı. Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar’ın 2022’de Nagoya ziyaretiyle ilgili yerel haberde, kentte yaklaşık 2 bin Fatsalının yaşadığı bilgisi yer aldı. Bu nedenle sosyal medyada dile getirilen “10 bin Fatsalı” iddiası dikkat çekici olmakla birlikte, açık kaynaklarda farklı rakamlarla karşılanıyor.
NAGOYA AYASOFYA CAMİİ’Nİ FATSALILAR VE ORDULULAR YAPTIRDI
Fatsa-Nagoya hattının en somut sembollerinden biri de Nagoya Ayasofya Camii oldu. Fatsa Belediyesi’nin 2022 tarihli açıklamasına göre, Japonya’daki Fatsalı ve Ordulu vatandaşların büyük katkı sağladığı Nagoya Ayasofya Camii’nin açılışına Fatsa heyeti de katıldı. Açılışta Tokyo Büyükelçisi Korkut Güngen, Nagoya Başkonsolosu Umut Lütfi Öztürk ve farklı ülkelerden temsilciler de yer aldı.

Fatsa Belediye Başkanı Kibar, törende yaptığı konuşmada, Nagoya’ya gittiklerinde “tekrar memlekete gelmiş gibi” hissettiklerini belirterek, binlerce kilometre uzakta birlik ve dayanışma örneği gösteren hemşehrilerini tebrik etti.
JAPON GELİNLER FATSA’DA, FATSALILAR NAGOYA’DA
Fatsa ile Japonya arasındaki bağ yalnızca iş ilişkileriyle sınırlı kalmadı. Yıllar içinde çok sayıda Fatsalı Japonya’da evlilik yaptı. Ordu Nüfus Müdürlüğü kayıtlarına dayandırılan eski haberlerde, Ordu’da ve özellikle Fatsa’da 100’den fazla Japon gelin olduğu, resmi olmayan evliliklerle bu sayının 200’ün üzerine çıktığı aktarılmıştı.
Bu evlilikler, iki kültür arasında kalıcı bir bağ kurulmasına yol açtı. Bazı Fatsalılar Japon eşleriyle birlikte Türkiye’ye dönerken, bazı aileler de yaşamlarını Japonya’da sürdürdü. Fatsa’da bugün hâlâ Japonya’da çalışmış, orada akrabası bulunan ya da Japonya’dan dönmüş çok sayıda aile bulunuyor.
“KÜÇÜK FATSA” İFADESİ NEREDEN GELİYOR?
“Küçük Fatsa” ifadesi, Nagoya ve çevresinde oluşan Fatsalı yoğunluğunu anlatmak için kullanılıyor. Fatsa’dan Japonya’ya gidenlerin birbirlerine iş bulması, yeni gelenlere destek olması, akraba ve hemşehri ilişkileriyle göç zincirinin büyümesi bu tanımı güçlendirdi.
Fatsa’da anlatılan hikâyeye göre, ilçede rastgele bir kişiye Japonya sorulduğunda ya kendisinin bir dönem Japonya’ya gittiği ya da ailesinden birinin hâlen orada çalıştığı söylenebiliyor. Bu durum, Fatsa ile Nagoya arasında klasik bir göç ilişkisinin ötesinde, ekonomik ve kültürel bir hat oluştuğunu gösteriyor.
VİZE VE GİRİŞ İDDİALARI TARTIŞMALI
Sosyal medyada, Japonya’nın pasaportunda doğum yeri Fatsa yazan kişileri ülkeye alırken daha dikkatli davrandığı yönünde iddialar da paylaşılıyor. Ancak bu konuda güncel ve resmi bir açıklama bulunmuyor. Eski kaynaklarda, Japonya’nın Türkiye vatandaşlarına vizesiz kısa süreli giriş imkânı tanıdığı, süresini aşan kişilerin sınır dışı edilip yeniden giriş yasağıyla karşılaşabildiği bilgisi yer alıyor.
Bu nedenle “Fatsa doğumlulara özel uygulama” iddiası, resmi kaynaklarla doğrulanmadığı sürece ihtiyatla ele alınması gereken bir anlatım olarak öne çıkıyor.
Fatsa’dan Japonya’ya uzanan hikâye, Türkiye’nin klasik Avrupa göçü dışında daha az bilinen ama güçlü örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Hayri Atılgan’la başladığı anlatılan bu yolculuk, bugün Nagoya’da camisi, iş ağları, evlilikleri ve kültürel bağlarıyla iki ülke arasında kalıcı bir hemşehri hattına dönüşmüş durumda.
