ABD merkezli finans ve medya devi Bloomberg, Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki tartışmalı sularda deniz yetki alanlarını resmi olarak tescil etmek için TBMM'ye kritik bir yasa tasarısı sunmaya hazırlandığını yazdı. Doğalgaz yatakları üzerindeki "sahiplik" haklarını yasal bir zemine oturtmayı hedefleyen bu hamlenin, Yunanistan ve Avrupa Birliği ile bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltebileceği belirtiliyor.
Konuya yakın kaynakların aktardığına göre, söz konusu tasarı Türkiye’nin bu alanlardaki tezlerini iç hukuk bakımından daha açık biçimde tanımlamayı hedefliyor. Tasarının ne zaman Meclis gündemine geleceği ise henüz netleşmedi.
DOĞU AKDENİZ’DE ENERJİ REKABETİ
Doğu Akdeniz, son yıllarda doğal gaz rezervleri, deniz yetki alanları ve enerji taşımacılığı projeleri nedeniyle bölgesel rekabetin merkezlerinden biri haline geldi. Türkiye, hem kendi haklarını hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çıkarlarını koruma gerekçesiyle bölgede aktif bir politika izliyor.
Bloomberg’in haberinde, Türkiye’nin hazırladığı düzenlemenin, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki enerji yarışında hak iddialarını daha somut hale getirme yönünde bir adım olarak değerlendirildiği belirtildi.

BAHÇELİ’DEN FRANSA, YUNANİSTAN, KIBRIS VE İSRAİL MESAJI
Haberde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu hafta Meclis’te yaptığı açıklamalara da yer verildi. Bahçeli, Fransa, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasında güvenlik ve enerji alanındaki iş birliklerine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin haklarının görmezden gelinmesine izin verilmeyeceğini söyledi.
Bahçeli, Türkiye’nin gerilim arayan bir ülke olmadığını belirterek, deniz yetki alanlarının veya Kıbrıs Türklerinin haklarının yok sayılması halinde buna kararlı bir karşılık verileceği mesajını verdi.
ANKARA VE ATİNA’NIN TEZLERİ FARKLI
Türkiye ile Yunanistan arasındaki temel anlaşmazlıklardan biri, adaların kıta sahanlığı ve deniz yetki alanları üzerindeki etkisine ilişkin farklı yorumlardan kaynaklanıyor.
Yunanistan, uluslararası hukuk uyarınca adaların da kıta sahanlığı ve deniz yetki alanı oluşturabileceğini savunuyor. Türkiye ise bu yaklaşıma karşı çıkarak kıta sahanlığının esas olarak ana kara üzerinden belirlenmesi gerektiğini ileri sürüyor.
Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre, hazırlanması beklenen yasa tasarısı Türkiye’nin bu tezini ilk kez resmî ve yasal bir formda ortaya koyabilir.
YUNANİSTAN VE KIBRIS’LA GERİLİM RİSKİ
Söz konusu adımın, Avrupa Birliği üyesi Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile yeni bir gerilim başlığı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Özellikle Kıbrıs açıklarındaki doğal gaz rezervleri, uzun süredir bölgesel anlaşmazlıkların merkezinde yer alıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti, adanın tamamı üzerinde egemenlik iddia ederken, Türkiye yalnızca Ankara tarafından tanınan KKTC’nin de ada çevresindeki enerji kaynaklarında hak sahibi olduğunu savunuyor.
ABD ise daha önce Türkiye ve Yunanistan’a diyalog çağrısı yapmış, enerji arama faaliyetleri ve deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıkların görüşmeler yoluyla ele alınmasını istemişti. Avrupa Birliği de geçmişte Yunanistan ve Kıbrıs’ın çağrıları üzerine Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji arama faaliyetleri nedeniyle yaptırım tehdidinde bulunmuştu.
KIBRIS MESELESİ GERİLİMİN MERKEZİNDE
Kıbrıs, 1974’ten bu yana fiilen bölünmüş durumda. Türkiye, 1974’teki askerî müdahaleyi Kıbrıs Türklerini koruma amacıyla gerçekleştirdiğini belirtirken, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti bu adımı işgal olarak nitelendiriyor.
Adanın kuzeyindeki KKTC yalnızca Türkiye tarafından tanınıyor. Ankara, Kıbrıs açıklarında bulunacak enerji kaynaklarında Kıbrıs Türklerinin de hak sahibi olduğunu savunuyor.
Türkiye’nin Meclis’e sunmaya hazırlandığı belirtilen düzenleme, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları, enerji kaynakları ve bölgesel ittifaklar üzerinden süren rekabette yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Tasarının yasalaşması halinde Ankara’nın tezleri iç hukukta daha belirgin hale gelecek, ancak bu adımın Atina, Lefkoşa ve Brüksel hattında yeni diplomatik gerilimlere yol açması bekleniyor.
