Karanlık madde, galaksilerin ve yıldız sistemlerinin oluşumunda büyük rol oynuyor. Ancak ışık yaymadığı için doğrudan gözlemlenemiyor. Bu nedenle bilim insanları, karanlık maddenin yalnızca çevresindeki görünür maddeler üzerindeki etkilerini inceleyebiliyor.
Yeni araştırma ise bu görünmez yapının izlerini kütleçekim dalgaları üzerinden takip etmeyi hedefliyor.
KARA DELİKLERDEN GELEN SİNYALLER İNCELENDİ
Independent Türkçe'de yer alan habere göre araştırmacılar, kütleçekim dalgalarının karanlık maddenin bulunduğu bölgelerden geçmesi durumunda nasıl değişebileceğini modelledi. Daha sonra bu teorik çalışma, daha önce kaydedilen gerçek kütleçekim dalgası verileriyle karşılaştırıldı.
İncelenen en güçlü 28 sinyalin 27’sinde olağan bir yapı tespit edilirken, “GW190728” adı verilen sinyalde karanlık maddeye işaret edebilecek bazı izler bulunduğu belirtildi.
DOĞRUDAN TESPİT DEĞİL, GÜÇLÜ BİR İPUCU
Bilim insanları geliştirilen yöntemin karanlık maddeyi doğrudan ortaya çıkarmadığını vurguluyor. Ancak yöntemin, karanlık maddenin etkilerini belirleyebilmek adına önemli bir araç olabileceği ifade ediliyor.
Araştırmacılara göre kara delikler, karanlık maddenin yoğunlaşmasını sağlayan doğal ortamlar oluşturuyor. Bu sayede kara delik birleşmeleri sırasında yayılan kütleçekim dalgaları, görünmez maddeyi incelemek için yeni fırsatlar sunabilir.
MIT’DEN AÇIKLAMA
Massachusetts Institute of Technology Fizik Bölümü’nden Josu Aurrekoetxea, karanlık maddenin evrende yaygın olduğunu ancak etkilerinin gözlemlenebilmesi için yoğun bölgelerde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Araştırmacı, kara deliklerin bu yoğunluğu artırabildiğini ve kütleçekim dalgalarının analiz edilmesiyle yeni bulgular elde edilebileceğini belirtti.
ÇALIŞMA BİLİM DERGİSİNDE YAYIMLANDI
Araştırma, Physical Review Letters dergisinde yayımlanan “Scalar fields around black hole binaries in LIGO-Virgo-KAGRA” başlıklı makaleyle kamuoyuna duyuruldu.
