Yürürlüğe giren Yapay Zeka Temel Yasası, Güney Kore’yi Amerika Birleşik Devletleri ve Çin ile birlikte dünyanın önde gelen yapay zeka merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. Hükümet, düzenlemenin belirsizliği azaltarak yatırım ortamını güçlendireceğini savunuyor. Buna karşın yasa, daha ilk günlerinden itibaren hem özel sektör hem de sivil toplum tarafından farklı yönlerden eleştirildi.
ŞİRKETLERE ŞEFFAFLIK VE ETİKETLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Yasa, yapay zeka hizmeti sunan şirketlere yönelik bir dizi zorunluluk getiriyor:
İçerik etiketleme: Çizgi film, illüstrasyon veya sanat eseri gibi açık biçimde yapay olduğu anlaşılan içeriklere dijital filigran eklenmesi zorunlu kılındı. Gerçekçi deepfake içerikler için ise kullanıcıların kolayca ayırt edebilmesini sağlayacak görünür etiketler şart koşuldu.
Yüksek etkili yapay zeka sistemleri: Sağlık teşhisi, işe alım, kredi onayı gibi kritik alanlarda kullanılan sistemler “yüksek etkili” kategorisine alındı. Bu sistemler için risk analizi yapılması ve karar alma süreçlerinin belgelendirilmesi gerekiyor.
Güvenlik raporları: Çok güçlü yapay zeka modelleri için güvenlik raporları öngörülüyor. Yetkililer, mevcut durumda dünyadaki hiçbir modelin bu eşiklere tam olarak ulaşmadığını da kabul ediyor.
GİRİŞİMLER: KURALLAR AĞIR VE BELİRSİZ
Düzenlemelere uymayan şirketler 30 milyon wona kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Hükümet, şirketlere uyum için en az bir yıllık geçiş süresi tanınacağını açıklasa da, sektörde yapılan anketler yapay zeka girişimlerinin yüzde 98’inin bu kurallara henüz hazır olmadığını ortaya koyuyor.
Girişimciler özellikle, bir sistemin “yüksek etkili” sayılıp sayılmayacağına dair değerlendirme sürecinin uzun ve net olmamasından şikayetçi. Ayrıca yerli şirketlerin ölçek ayrımı yapılmadan denetime tabi tutulmasına karşın yabancı firmalar için belirli eşiklerin aranması, “rekabet adaletsizliği” eleştirilerini beraberinde getiriyor.
SİVİL TOPLUM: VATANDAŞ KORUMASI YETERSİZ
Sivil toplum kuruluşları ise yasanın bireyleri korumakta yetersiz kaldığını savunuyor. Güney Kore’nin dünyadaki deepfake pornografi mağdurlarının önemli bir bölümüne ev sahipliği yaptığına dikkat çekilirken, insan hakları avukatları yasanın “kullanıcı” tanımının vatandaşları değil, sistemi kullanan kurumları (banka, hastane gibi) merkeze aldığını ileri sürüyor.
Ayrıca, “insan müdahalesi” bulunan durumlarda bazı sistemlerin denetim dışı kalabilmesi, eleştirilen başlıca boşluklardan biri olarak gösteriliyor.
Bilim ve BİT Bakanlığı ise yasanın yasal belirsizliği ortadan kaldıracağını ve "sağlıklı bir yapay zeka ekosistemi" kuracağını savunuyor.
Güney Kore'nin bu esnek ve prensip temelli yaklaşımı, AB'nin katı risk modelinden ve ABD'nin pazar odaklı stratejisinden farklı bir yol izlemesi nedeniyle küresel düzeyde yakından takip ediliyor.
