Bağırsak temizliklerinden ne hayır gördük ki

İktidar sözcüleri, 2008’de başlayan Ergenekon soruşturmaları için “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyordu.

Devleti ordudaki cuntalardan, yargı vesayetinden, derin çetelerden arındırma operasyonuydu hesapta.

CHP lideri Baykal da o süreçte bir yatak odası kasetiyle tasfiye edilmiş, yerine Kılıçdaroğlu buyur edilmişti.

Fakat 5 yıl sonra vaat edilenden çok başka bir Türkiye’deydik.

“Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyenler, aldatıldıklarını söylüyordu. Sandıkları gibi olmamıştı.

Meğer temizlik değilmiş, işkembeyi kirli kadrolarla doldurma ameliyesiymiş.

Hayır; darbeciler, vesayetçiler tasfiye edilmiyormuş.

Yargıdaki, ordudaki tasfiyelerle aslında karanlık bir vesayet ve darbe örgütlenmesine ön açılıyormuş.

Ucu zülfüyâre dokununca, tasfiye kendilerine yönelince iktidar anladı; oraya kadar hep anlamazdan, bilmezden geldi.

Daha önce uyaranlara kulak vermek bir yana, direkt darbecilik ve vesayetçilikle suçluyorlardı.

MİT Müsteşarı Fidan gibi iktidarın kilit kadroları, bu temizlikte hedef alınmaya başlayınca dank etti. Yargıda köşe başları ve süper yetkiler ele geçirilmiş, kirli bir ajandanın hizmetine sunulmuş.

Orduyu, yargıyı, siyasi muhalefeti dizayn ederken “bırakın yargı işini yapsın” diye savundukları tasfiye harekâtı, iktidara yönelince uyandılar.

17-25 Aralık 2013’te bir de ne fark etsinler... Polis ve yargıda destekledikleri arınmacılar, siyaseti sırayla tasfiye eden bir Paralel Yapılanma’ymış. Muhalefeti hâllettikten sonra temizleme sırası iktidara gelecekmiş.

İktidarın zihni artık aydınlanmıştı, kuşkusu kalmamıştı.

‘Asrın yolsuzluk ve rüşvet operasyonu’, AK Parti’yi devirmeye dönük asrın kumpasıydı. Yargı ve polis eliyle, güya yolsuzlukla mücadele süsü verilmiş bir siyaset mühendisliği tezgahı.

Zaten milli ordumuza da kumpas kurmuştu bu hainler.

Kılıçdaroğlu da kirli bir kaset kumpasıyla Baykal devrilerek CHP’nin başına getirilmişti.

Davalar kurguydu, soruşturmalar sahte, suçlar uydurulmuş, deliller düzmece, örgüt şemaları tertiplenmiş...

Oradan tâ 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’ne kadar sürüklendik işte, başımıza getirmedik bırakmadı o bağırsak temizliği.

‘Sessiz olun, sonunu bekleyin, şeriatın kestiği parmak acımaz, biz burada darbecilerden devleti arındırıyoruz, sancısız olmaz’ çıkışları hâlâ kulaklarımızda.

Darbecileri temizleme görevine çağrılan Paralel Yapı, en son bir askeri darbeye de kalkıştı.

O cemaat şebekesine FETÖ adı verildi. Bağırsak temizliği de terse çevridi. Ve irtibatlı, iltisaklı, kurunun yanına yaşı da katarak kim varsa yargıdan, polisten, ordudan, medyadan, iş hayatından temizlemeye girişildi.

Arınma iddiasıyla hukukun, demokrasinin, ekonominin, devletin içinden az geçilmiş gibi şimdi bir kez daha arınma operasyonu konuşuyoruz.

CHP’li belediyeleri silkelemekle başladı, Kılıçdaroğlu’na yargıdan mutlak butlan yetkisiyle sürüyor. Temizlik sözü verince yargı kararıyla CHP’nin başına geri oturtuldu.

Yolsuzlardan, hırsızlardan, rüşvetçilerden, FETÖ’cülerden tasfiye görevine çağrılan bugün de o.

Başka söze gerek var mı?

Önceki bağırsak temizliklerinden iktidar, muhalefet, millet, memleket ne hayır gördü ki bundan görsün.

YARGITAY’A MUTLAK BUTLAN AYARI MI?

AK Parti’nin Meclis’e sunduğu yeni yargı paketinde ilginç bir düzenleme yer alıyor.

Grup Başkanvekili Akbaşoğlu açıkladı. Yargıtay, ‘görevsizlik ve yetkisizlik’ gerekçesiyle ilk derece mahkemelerinin verdiği kararı artık bozamayacak. Mahkemeler arasında gidip gelmesin, adâlet gecikmesin, istinafın bakması yeter diyeymiş.

Bu tür tatlı söze bulanmış düzenlemelerin acı sonuçları konusunda epey deneyimliyiz.

Karacaoğlan dizesiyle söylersek, ağı yani zehir oldu hep yedimiz şekerler. Şüpheyle yaklaşmak hakkımız.

Ne demek bu, pratik işleyişte neye yol açar; hepimizin anlayacağı yalınlıkta anlatsınlar.

Meselâ YSK’nın görev ve yetki alanındaki bir kurultay iptali kararını asliye hukuk mahkemesi verir, istinaf mahkemesi de onarsa Yargıtay, ‘görev ve yetkisi yok’ diyerek bozamayacak mı?

CHP’deki mutlak butlan davası Yargıtay aşamasında.

MHP lideri Bahçeli ile Melis Başkanı Kurtulmuş da krizi çözecek kurultayın toplanabilmesi için, Yargıtay’dan hızlı karar istemişti.

Hukukçularımıza soruyorum, bu süreci etkiler mi?

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.