Bir kale daha düştü (mü)? İzmir kalesi?
"Oh ne ala, sonunda İzmir bizim oldu.”
İzmir’in CHP’den seçilmiş büyükşehir belediye başkanı Cemil Tugay’ın yakasına AK Parti rozeti bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından takılırken, genel merkez binasında toplanmış yöneticiler ile milletvekilleri herhalde böyle düşünmüşlerdir…
Öyle düşünmüş olmalılar ki, rozet takılma töreni sırasında cûş-u hurûşa kapılmış görüntüsü verdiler…
Acaba, törende bulunan İzmir milletvekillerinin gönlünden, kenti Meclis’te birlikte temsil ettikleri diğer partilerden seçilmiş milletvekillerini de aynı kürsüde yakalarına AK Parti rozeti takılırken görmek geçmiş midir?
“Milyonda bir bile ihtimal yok, annem beni red eder, eşim boşar” diyen sonunda devşirilebildiğine göre, neden olmasın?
“Bizim İzmir’den öylesi çıkmaz” diyecekleri uyarırım: En son devşirilenlerden biri, geçmişte Van’dan seçilmiş olsa da şimdilerde Meclis’te İzmir’i temsil ediyor: Yeni Yol’dan Mustafa Bilici…
İktidar partisi politikacıları ikna etmeyi biliyor…
Geçmişte neler, neler yaşandı. Osman Bölükbaşı'nın adaylarına, partiden ayrılmamaları için ‘karım boş olsun’ şeklinde ağır taahhütler imzalattığı anlatılır, o dahi para etmedi; iktidar partisi elini uzattığında gitmekte tereddüt etmediler…
Bülent Ecevit bile, seçimden birinci parti çıktığı halde milletvekili sayısı eksik kalmış CHP’nin genel başkanı olarak, Adalet Partisi’nden 11 milletvekili devşirmişti (1977).
AK Parti’nin, özellikle de lideri Tayyip Erdoğan’ın geçmişte en fazla eleştirdiği siyasi davranıştı transferler… Bu dönem AK Parti transfer rekorları kırıyor…
Milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri devşirilme sırasındalar ve bu gidiş duracak gibi de değil…
İzmir’den sonra AK Parti’nin gözü, makam sahibi cezaevinde bulunan İstanbul büyükşehir belediye başkanlığında…
Ne yapalım, böyle olur bizde politikacı dediğin…
İzmir benim memleketim, hayatımın ilk 25 yılı orada geçti. Politik hayatına da yabancı değilim. Babam 1960-1970 döneminde Adalet Partisi’nden il genel meclisi üyeliği yapmıştı.
Son 25 yıl sürekli, geçmişte de ara sıra CHP’li belediye başkanları çıkarmıştır İzmir ama, uzun süre görev yapmış belediye başkanları hep CHP’li olmayanlardır.
CHP dışından seçilip uzun süre görev yapanların sonuncusu geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Burhan Özfatura’dır. İlki 1984-1989, ikincisi 1994-1999 olmak üzere iki dönem seçilmeyi başardı Burhan Bey.
İzmir’de Özfatura kadar uzunca süre belediye başkanlığı yapmış olan (1963-1973) biri daha var: ‘Asfalt Osman’ adıyla anılan Adalet Partili Osman Kibar…
Demokrat Parti kurulur kurulmaz ilk büyük mitingini İzmir’de yapmıştı ve DP ile AP her seçimde en fazla milletvekilini İzmir’den çıkardı…
İzmir’in sürekli CHP’li kimliğe kavuşması AK Parti dönemindedir.
Türkiye genelinde ve hemen bütün büyük kentlerde başarı gösterdiği seçimlerde bile, İzmirli AK Parti’yi yerel iktidara yaklaştırmadı.
Bunda, sonradan tevil edilse de, başbakan iken Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkan “Gavur İzmir” yakıştırmasının rolü var mıdır?
İzmirli o yakıştırmadan alınmaz, tek başına o sözün keskin tavra sebep olacağını sanmam…
[Bu arada, ‘Gavur İzmir’ yakıştırmasının kökü Cumhuriyet öncesine, hatta Osmanlı döneminden de eskiye uzanıyor. Osmanlı döneminin son yüzyılında İzmir, Rum, Ermeni, Yahudi ve Levanten nüfusun önemli ağırlık taşıdığı son derece kozmopolit bir liman kentiydi. Cumhuriyet döneminde ise nüfus hareketleri ve mübadele sonucunda kentin demografik yapısı köklü biçimde değişti.]
Cemil Tugay’ın parti değiştirmesi AK Parti’de coşkuyla, CHP ve YENİ Parti’de ise tepkiyle karşılandı.
AK Partililerin coşkusunu da, CHP-YENİ partilerinin tepkilerini de anlamakta zorlanıyorum.
Belediye başkanı parti değiştirince İzmir halkı onun geçtiği partiyi mi tercih edecek bundan böyle?
Cemil Tugay CHP’li kimliğiyle seçilmişti; sakinleri kendilerini “35.5” olarak tanımlayan Karşıyaka’nın CHP’li belediye başkanıydı zaten ve Özgür Özel onu diğer taliplere tercih ettiği için aday yapılmıştı…
Özgür Özel, şimdi tercihi takım değiştirdi diye hiddetli.
Hiddetin de bir sınırı olmalı; sınır bayağı aşılmış durumda.
İzmirli ne yapacağını bilir; bildiğini bütün seçimlerde göstermiştir.
CHP ve YENİ Parti’ye ve tabii diğer muhalefet partilerine de düşen, Türkiye için geçerli bir veya birer alternatif olarak takdim edilebilecek duruma kendilerini getirmektir.
Çoklu muhalefet görüntüsü ile bunu başarmak mümkün değil.
Fethedilen kalelere sancak diker gibi devşirilen politikacılara rozet takıyor AK Parti; Özgür Özel ise kalesini kaybetmiş komutan hiddetinde…
