Yakarım, yakarım, Roma’yı da…

Herhangi bir sebeple İran’a gitmeniz gerekse bayağı bir zahmete katlatmak zorundasınız.

ABD’nin geçen hafta aldığı ek yaptırımlar hava sahalarını İran uçaklarına kapatma zorunluluğu olarak algılandı ve uygulama öyle başlatıldı. İran’a seferlerini durdurmayan havayollarının ülkelerine de yaptırım uygulanacağı tehdidi Washington’dan gelince, durum değişti.

Günde birkaç İran’a seferi bulunan havayollarımız uyarıya uydu.

Kararın İran ekonomisine zarar vermeyi amaçladığı duyuruldu; oysa esas zarar, uçuşlarını durduran havayollarına ve ülkelerine…

Yeni yaptırımlar, savaşın bundan sonrası için ipucu sağlıyor…

Donald Trump’ın ağzından son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz “İran’ı yoketme” tehdidini hayata geçirme öncesi bir tedbir olabilir bu.

İsrail’de Netanyahu’nun 27 Ekim’de, ABD’de de Trump’ın 3 Kasım’da, siyasi gelecekleri açısından kritik birer seçim var.

Her ikisinin de sandıkta cezalandırılmaları ve iktidarı daha önce olduğu güçte ellerinde tutamaz hale gelmeleri büyük ihtimal.

Savaşı tırmandırmak işe yaramadı. Trump’ın ve Netanyahu’nun seçmenleri savaşın kazanılarak bitirilmesinden başka bir gelişmeye prim vermeyecek kadar gözü dönmüş hale getirildiler.

Netanyahu ve Trump gibiler iktidarları gidecekse dünyayı bile ateşe verebilir…

Birleşmiş Milletler’in (BM) ülkesindeki varlığından rahatsızlık duyduğu bilinen Trump’ın BM yıllık açılış toplantısındaki konuşmasına, mesajlarını vermek için ABD’ye gelen devlet başkanları ile ikili ve toplu görüşmelerinde sarf ettiği sözlere baktığımda da, bir büyük saldırıya hazırlanıldığı havasını alabiliyorum.

Ya anlaşırlar ya da yok edilirler” tarzındaki her yöne çekilebilecek ifadelere rağmen hem de…

Korkutup masaya oturtma amaçlı da olabilir tehditler…

Netanyahu’nun gözünü kan bürümüş; İran’da ne yapılmasını istediğine Gazze’de yaptıkları ışık tutuyor zaten… İnsan hayatının onun gözünde hiçbir değeri yok…

Filistinli ise de ölecek olanın değeri yok, İranlı ise de…

Trump ise kendi ülkesinin hangi değerler üzerinden dünya liderliği iddiasını sürdürdüğüne zerre kadar önem vermeyen biri… Bırakın dünya tarihinde kim kimdir bilgisini, ABD’nin kurucu babalarının neyi temsil ettiğinden de habersiz görünüyor…

Ya da, onların kendi tarihleri tarafından dünyaya tanıtılan olumlu yüzlerini önemsemiyor, kölecilikten CIA eliyle başka ülkelerin içişlerine müdahaleye kadar varan karanlık taraflarından hayranlık duyuyor Trump.

İkinci Dünya Savaşı’nda, sona yaklaşılırken, Japonya’da İmparator’un teslim olmaya hazırlandığı istihbaratı kendisine geldiği halde, Başkan Franklin D. Roosevelt, sırf yeni icat nükleer gücü denemek için, Hiroşima ve Nagasiki üzerine atom bombaları göndermemiş miydi?

O iki kent yerle bir olduğu gibi 220 binden fazla Japon da bombalar altında hayatlarını kaybetmişti.

Beyaz Saray’da günlük savaş raporu alırken, Trump, İkinci Dünya Savaşı’nı resmen bitiren o iki bombayı hatırlıyorsa şaşırmam.

Geçen hafta, Amerikalı muhafazakar gazeteci Tucker Carlson ilginç bir bilgi paylaştı sosyal medyada.

Onun ardından, New York Times (NYT) da, Carlson’un verdiği bilgiyi geliştirip ayrıntılı bir habere dönüştürdü…

Bilgi şu: Trump yönetimi önümüzdeki aylarda İsrail’e toplam maliyeti 2.8 milyar dolara varacak tam 40 bin adet birer tonluk Mark 84 ve Blu-117 bombası göndermeye hazırlanıyor…

Gazze’de yerle bir edilmiş binalar manzarası var ya, onların çoğu aynı türden bombaların vahşetini yansıtıyor. İsrail, stoklarında bulunan o bombaları Gazze üzerine göndermişti.

ABD, 2025 yılında, önceki dönemlerde aldıklarından sekiz kat fazla sayıda o bombalardan yollamış İsrail’e…. Şimdi yirmişer bin adet Mk-84 ve Blu-117 bombaları İsrail’e gönderecek Trump

Bakın önemli bir kaynaktan aktararak ne yazdı NYT:

ABD’li yetkili, İsrail’in 40.000 adet Mk-84 ve BLU-117 bombasına ek olarak, toprak, kaya veya beton gibi yüzeyleri deldikten sonra gecikmeli olarak patlayan 20.000 adet I-2000 Penetrator (delici) harp başlığı da alacağını belirtti. Bu başlıkların her biri bir ton ağırlığında; ancak dış kaplamaları çok daha kalın ve ağır olduğu için Mk-84 ve BLU-117 bombalarına kıyasla daha az patlayıcı güç taşıyor.”

O kadar bombayı nerelerde kullanmak niyetinde dersiniz Netanyahu?

Niyet apaçık ortada.

Netanyahu ile Trump’ın -ve bir dereceye kadar dünyanın da- kaderini belirleyecek 27 Ekim ve 3 Kasım seçimlerine kadar şunun şurasında sadece beş-altı hafta kaldı.

Uçak seferlerinin iptaliyle başlayan bir takvim var gibi…

Yine de…

Bombalar tamam da, dünyada İsrail’in yaptıklarına tavır koymamış ülke kalmadı; Netanyahu ateşle oynuyor…

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.