1 milyon 100 bin işsiz kayıtlarda yok

Kağıt üstünde mucizeler yaratıyoruz… Ne kadar övünsek azdır.

Mesela bundan tam 2 yıl önce;

Mart 2024: Çalışabilir nüfus 65.799 bin kişi

Mart 2026: Çalışabilir nüfus 66.798 bin kişiye çıkıyor.

2 yılda çalışabilir nüfus artışı 999 bin kişi…

Çalışan kişi sayısı ne olmuş?

Mart 2024’de 32.707 bin kişi çalışıyormuş.

Mart 2026’da ise 32.425 bin kişi çalışıyor.

Yani son 2 yılda çalışabilir nüfus 999 bin kişi artarken çalışan nüfus 282 bin kişi azalmış.

Peki, ne olması gerekiyordu? Çalışabilir nüfusun en az yüzde 54,5’i olan 544 bin kişi işsizler hanesine yazılmalıydı. Bir de işini kaybeden 282 bin kişi.

Böylece Mart 2024’de 3.149 bin olan işsiz sayısının sadece işini kaybeden 282 bin kişi eklendiğinde 3.431 bine çıkması gerekiyordu. Hatta buna çalışabilir nüfus artışı olan 999 bin kişinin yarısı da eklendiğinde işsiz sayısının 3.975 bine çıkması gerekiyordu.

Öyle olmamış.

İşsiz sayısı 3.149 binden 3.975 bine çıkması gerekirken tersine 2.873 bin kişiye düşmüş. Yani işsizlik oranı gerçekte yüzde 11,0 olması gerekirken yüzde 8,1 olarak açıklanmış.

Peki bu normal mi?

Evet, normal…

Çalışma umudunu kaybeden 558 bin kişi ortada duruyor. Aslında bu sayı 1 milyon 102 bin kişi. Çünkü çalışma sahasına girmesi gereken 544 bin kişiyi de buraya yazmalıyız.

Kısaca Mart 2024’den Mart 2026’ya 1 milyon 102 bin kişi işsiz sayısı arttı diyebiliriz. Ya da gerçek dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,8’den 8,1’e düşmedi; tersine yüzde 11,0’e fırladı demeliyiz.

Ya da işsizler hanesine 1 milyon 102 bin kişi yazıldı ama kayıtlarda bu işsizlere ulaşılamıyor.

ÜRETİMLER ÇÖKÜYOR

Ağustos 2022’de 1 milyon 246 bin kişinin çalıştığı tekstil-giyim sektöründe şimdi 846 bin kişi çalışıyor.

Son 4 yılda tam olarak 400 bin kişi işten atıldı.

Bu yıl beyaz eşya verilerinden de çok kötü haberler geliyor. Üretim yılın ilk çeyreğinde yüzde 21 daralmış. Üretim düşüşünün ana nedeni ihracat…

İhracatın yüzde 23 azaldığı bir dönem yaşıyoruz.

Neden azaldı ihracat?

Ana pazarımız Avrupa… Oysa biz siyasette politika eksenimizi Trump üzerinden şekillendiriyoruz.

Avrupa bize mesafe koyuyor ve bunu anlayan kimse yok. Hatta serbest ticaret anlaşmaları ile hem ABD’ye hem de onunla politika belirleyen Türkiye’ye sınırlar çiziyor.

Bugünlerde Gümrük Birliği anlaşmasını revize edelim diyoruz ama Avrupa kapısında görünen yok bile.

Bakanımız market etiketlerinin denetimi ile meşgul…

Sonuç mu?

Tekstil-giyim sonrası çökmeye başlayan beyaz eşya sektörü… Oysa dünyada Çin sonrası ikinci üretici ülkeyiz. Ama satacak kapılar bir bir kapanıyor.

Ben peşin sonucu söyleyeyim: İktidarın ekonomi ile seçime gitme ihtimali yok. Vatan-Millet; din-iman gibi söylemlerde eskidi… Geriye bir tek muhalefetin yok edilmesi kalıyor. Ya da sınırlı bir sınır sıcak teması.

Ne olur bilemem… Ama ekonomide umut görülmüyor; onu biliyorum. Gerisini siz hesaplayın.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.