Asgari ücret 627,5 $ ama açlık sınırı 773,0 $
Az gittik uz gittik bir arpa boyu yol gittik.
Nisan 2002’de asgari ücret 123,9 $ ediyordu. Şimdi 627,5 $ ediyor. Bakınız iktidarımız asgari ücreti dolar bazında 5 kat artırmış oldu…
İyi ama Nisan 2002’de Türk-İş tarafından açıklanan bir ailenin aylık gıda ihtiyacı için gereken harcama 245,9 $’mış. Şimdi bu açlık sınırı için aynı gıda ürünlerinin fiyatı 773,0 $’a ulaştı.
Nisan 2002’de açlık sınırı ile asgari ücret arasında yüzde 49,6 negatif fark varken şimdi yüzde 18,8 fark var.
Asgari ücret arttı ama açlık hala baki…
***
Asgari ücrete iki kez büyük reel zam yapıldı. İlki 2004 yılında yapıldı ve asgari ücret ile açlık sınırı farkı yarı yarıya seviyesinden yüzde 30’lara çekildi. Daha sonraki yıllarda da asgari ücrete reel zamlar yapılarak açlık sınırı ile farkı yüzde 20-30 aralığına indirilmiş oldu. Nitekim 2016 yılına böyle geldik.
Ve ikinci büyük zam 2016 yılında yapıldığında asgari ücret ile açlık sınırı neredeyse eşitlendi. Fark uzun yıllar tek hane olarak devam etti de diyebiliriz.
İşte bu fark yeniden açılmaya başlandı. Şu anda dolar fark yüzde 20’nin altında ama henüz nisan ayındayız. Öyle görülüyor ki bu yıl fark yeniden yüzde 30’lara ulaşacak. Tabii eğer ara zam yapılmazsa…
***
Bu arada şu notu da ekleyelim. Açlık Sınırı bir çeşit fiyat endeksidir. Daha 2018-2022 yılları arasında 300-350 $ aralığında seyreden fiyatların şimdi 773,0 dolara çıkmış olması ülkemizde dolar bazında fiyatların nasıl arttığını göstermektedir.
1 dolar 1 lira mı olacak dediğimiz 2018 yılında bile açlık sınırı dolar bazında 600 dolara gelmişken şimdi bunun bile çok üzerinde seyretmektedir. Bu sürdürülemez bir durumdur. Dolar bazında çok pahalı bir ülke olduğumuzun da tipik göstergesi açlık sınırı fiyatlardır.
İŞVEREN YÜKSEK ÜCRET VERMESİN BASKISI
Dün Özgür Erdursun rakamları verdi; önceki gün ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel gündeme getirmişti.
Mesele vergi dilimleri…
Diyelim ki işvereniniz iyi birisi ve sizin maaşınızı artırmak istiyor. Lakin uygulanan ekonomi yönetimi bir açıdan işverene “yüksek ücret vermeyin” baskısı yapıyor.
Vergi dilimleri arasında fark hem azaltıldı hem de vergi dilimleri yeniden değerleme oranı kadar artırılmadığı için maaşınız biraz yüksekse hemen yüzde 27-35-40’lık dilimlere giriyorsunuz.
Mesela brüt maaşınız 200 bin TL ise ilk ay elinize 147,400 lira geçiyor. Ama sonra aynı brüt maaşın neti 114.800 liraya geriliyor. Çünkü vergi dilimi yüksek maaşı cezalandırıyor.
Özgür Erdursun’un bu rakamlarına karşı çözüm modelleri de vardı. Ben orada farklılaşıyorum.
Vergi dilimleri maaşlara göre değil açlık sınırına göre belirlenebilir. İlk vergi dilimi açlık sınırının üzerine çıkmamalıdır. Ve diğer kademeler buna göre ayarlanabilir.
Lakin asıl önemli ayrıntı şu: Diyelim ki bir ailede 2 çalışan ve 1 çocuk var. O 3 kişilik aile neden daha fazla çocuk yapsın ki? Oysa diğer aileyi örnek alalım: Diyelim ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediklerini yaptılar ve 3 çocuk dünyaya getirdiler. Böyle bir ailede ebeveynlerden birinin çalışmaması nerede ise mecburidir. Ya da çocuk bakımı için ekstra büyük yük gelecektir. (Bir kreş zaten 1 maaş ediyor)
O vakit yine vergi dilimlerinin kişi üzerinden mi alacağız yoksa aile üzerinden mi? Ya da tek bekar çalışanın vergi dilimi ile 3 çocuk yapanın vergi dilimi aynı mı olacak?
Çok işimiz var çok… Çalışmak ve çalışarak kazanacak bir düzen oturtmazsak geleceğimiz çok karanlık…

