Türkiye’nin geleceğine SAMSUN örneği

1985 nüfus sayımı sonuçlarına göre, Samsun il nüfusu 1.108.710.

Aradan 40 yıl geçiyor.

2025 nüfus sayımı sonuçlarına göre, Samsun il nüfusu 1.392.403

40 yılda nüfus artışı %26

Aynı dönemde Türkiye’nin nüfusu %70 artışla 50 milyon 664 binden 86 milyon 092 bine yükseliyor.

Büyük illerimizde (yeni illerin etkisinden arındırılmış şekilde) en büyük nüfus artışı yüzde 212 ile Antalya ve yüzde 200 ile Tekirdağ’da yaşanıyor. Nüfusu hızlı artan diğer büyük illerimiz ise şunlar: Kocaeli %191, Şanlıurfa %185, İstanbul %175 ve Bursa ile Gaziantep %146…

1985 yılında İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adana ve Bursa’dan sonra Samsun Türkiye’nin 7. büyük iliyken şimdi 16. sıraya gerilemiş durumda.

Antalya, Gaziantep, Şanlıurfa, Kocaeli, Mersin, Diyarbakır, Hatay, Manisa ve Kayseri, Samsun’u gelip geçen iller oldu.

Peki, Samsun hiç büyümedi mi? Evet, büyüdü ama rakiplerinin gerisinde büyüdü.

2000-2024 yılları içerisinde Türkiye sabit fiyatlarla 3,18 kat büyürken Samsun 2,78 katlık büyümede kaldı.

İki yakasında iki ovası bulunan Samsun tarımda bu 25 yılda 1,10 kat büyürken Türkiye’nin tarım büyümesi 1,78 kat oldu.

Bilgi ve iletişim sektöründe Türkiye 5,25 kat büyüme gösterirken Samsun 3,49 katlık büyümede kaldı.

BEYİN GÖÇÜ

“Samsun örneği neden önemli?” derseniz ilk söyleyeceğimiz cümle şudur: Beyin göçü…

Bir yerden iyi eğitimliler göç ediyorsa oranın geleceği parlak değildir.

Hatta daha acı bir cümleyi kurayım: Bir yerde yönetimin (iktidarın) oy oranı ile eğitim oranı ters orantılı ise oradan korkun.

Samsun örneğine nüfus ve beyin göçü sonrası oy oranı açısından da baktığımızda aynı şeyi görüyoruz: Kırsala-kenar semtlere gittikçe iktidarın oy oranı artıyor. Hem de beyin göçü olan bir ilde.

Taban Sınıf hakimiyeti veya Taban Sınıf anlayışı…

ZENGİN-FAKİR UÇURUMU

2025 yılında Türkiye genelinde en zengin yüzde 10’luk kesimin gelirden aldığı pay %32,8.

Samsun (Tokat, Çorum, Amasya dahil) zengin kesimin gelirden aldığı pay %35,6. Samsun özelinde zengin kesimin aldığı pay daha yüksek. Çünkü iç bölgelerde gelir dağılımı daha düzgün.

Türkiye genelinde en fakir yüzde 10’luk kesimin gelirden aldığı pay %2,40 iken Samsun’da bu oran yüzde 2,18.

Bunu şöyle izah etmeye çalışalım: Samsun’un en fakir kesimi, Türkiye ortalaması kadar gelirden pay almak için gelirinin yüzde 10’unu kaybetmiş durumda.

Burada kritik soru şu:

İki ovasına rağmen tarımı küçülen ve gelir dağılımı bozulan bu ilimizde, iktidar nasıl oluyor da kırsalda oy oranını hiç kaybetmiyor?

“Gelir dağılımı bozulan toplumların akıl dağılımı da bozulur” sözümüzü aslında Samsun bize izah ediyor.

Din-iman ya da vatan-millet edebiyatıyla geçinen dar gelir gruplarına karşı sefasını süren zengin kesim ve bu ayrımdan beslenen siyasi yapı…

Evet, Samsun büyüdü ama emsallerine göre büyümedi. Samsun aslında emsallerine göre küçüldü. Buna rağmen Türk siyasi yapısı, Samsun kaybederken kazanmaya devam etti.

Türkiye gerçeğini ve geleceğini Samsun özelinden izleyebilirsiniz.

TÜİK BAŞKANI NEDEN GİTTİ?

2022 Nisan ayında TÜİK, enflasyon verisinden madde sepeti listesini yayından kaldırdı. O günden bu yana TÜİK fiyatları ile İTO fiyatları arasında yüzde 40 fark oluştu.

Bunun anlamı şudur: Emekliler eğer İTO fiyatlarına göre zam almış olsaydı bugün yüzde 40 daha fazla maaş alıyor olacaktı.

Yani TÜİK’in madde sepeti listesini kaldırmasıyla emekliler, yüzde 40 gelir kaybına uğramış oldu.

Ve Nisan 2026 enflasyonu açıklandı. Yakın tarihte görülmedik şekilde TÜİK, en yüksek fiyat artışını açıkladı. İTO’nun bile yüzde 3,74 açıkladığı aylık fiyat artışını TÜİK yüzde 4,18 olarak ilan etti.

Ve ardından TÜİK Başkanı ani bir kararnameyle görevden alındı.

Neden acaba?

Gerçek enflasyon kelle mi götürdü?

Ne dersiniz?

ito-tuik.jpg

samsun-pay.jpg

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.