Back To Top
Atamızdan yadigâr bizde lider kültü var

Atamızdan yadigâr bizde lider kültü var

 - Son Güncelleme: 19.09.2019 Perşembe 11:07
- A +

Lider siyasetini tartışıyoruz: ortak akıl, istişare, katılım, demokrasi kültürü vs. derken karşımıza illa ki lider kültü diyebileceğimiz kadim anlayış çıkıyor.

Bunalım zamanlarında yeni bir çıkış noktası, yeni bir yol, yeni bir yöntem değil… peşine takılıp yürüyeceğimiz yeni bir baş arıyoruz kendimize. Liderlik kurumu insanlık tarihi boyunca toplumsal yapıların işleyişinde kilit role sahip, vazgeçilemeyen, yeri doldurulamayan bir mekanizma. Ancak artık gelişmiş toplumlarda tanrısal vasıflar atfedilen kişiler değil liderler. Yetenekleriyle ve donanımlarıyla başta koordinasyon olmak üzere, belirli görevleri yerine getirmek üzere iş başına gelen kişiler bunlar.

Otorite tiplerini karizmatik-geleneksel-rasyonel olarak üç ayrı model olarak tasnif eden ve -İbn Haldun’un asabiyyet teorisindeki otorite tasnifini andıracak şekilde- bunları birer aşama olarak gören Weber’in terminolojisini biraz amacı dışında kullanacağım… İnsanlığın vaktiyle insanüstü özellikler atfettiği liderlik kurumu giderek bu büyülü/tanrısal/karizmatik kimliğini kaybedip -tıpkı Kuhn’un ‘normal bilim’ tasnifindeki gibi- olağanlaşmıştır. Günümüzde ise bu kurum artık büsbütün rasyonel bir zeminde, neredeyse yönetim/işletme süreçlerinin mekanik bir unsuru gibi ele alınıyor.

Bizim gibi ülkelerde ise karizmatik lider arayışının halen son bulmayışını herhalde sosyo-kültürel yapımızın özellikleriyle ve buna bağlı olarak sosyo-psikolojik durumumuzla açıklamak gerekiyor.

Önceki gün de yazmıştım: Elimizdeki sosyal malzeme lider siyasetinden fazlasına el vermiyor. Onun için Özal ölünce ANAP, Demirel gidince DYP bitiyor. Onun için bugün “Erdoğan’ın partisi”nin alternatifi olarak “Babacan’ın partisi”nden, “Davutoğlu’nun partisi”nden söz ediliyor...

***

Adeta “lider kültü” özelliği gösteren siyaset anlayışımızın tarihteki “pederşahi” yönetim geleneğinin bir sonucu olduğunu düşünenler çoğunlukta. Eski çağlardaki atalar kültüne kadar uzanan bir geçmişi olan bu anlayışın insanlığın liderlik kurumuna bakışını belirleyen belli başlı faktörlerden biri olduğu muhakkak. Ancak bu hususta bizim toplumdaki hâkim anlayışın günümüzdeki sanayi ötesi toplumların bu konuya yaklaşımlarından farklılığını neyle izah edeceğiz?

İkincisi, bugünkü “lider ideolojisi”ni Osmanlı asırlarındaki padişah figürünün toplumsal rolüne veya toplumsal zihniyetteki yerine bağlamak ne kadar doğru? Osmanlı padişahının “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” gibi son derece “karizmatik” sıfatlarla anıldığı doğru ama bu tür nitelikler Ahmet, Mehmet, Süleyman vs. için değil o sırada Osmanlı tahtında oturan her kimse onun için kullanılıyor. Kişiyi değil, makamı ifade ediyor. Onun için herhangi bir padişah ölünce devlet dağılmıyor. Özal’ın ANAP’ı, Demirel’in DYP’si gibi olmuyor. Kuruma inanç, değerlere bağlılık var. Kişilere değil. Kişilerin gelip geçici olduğu bilinciyle çalışıyor sistem.

Osmanlı tarihinde siyasi otorite tam da Weber’in tasnifindeki şekliyle karizmatik olandan geleneksel olana ve nihayet rasyonel olana evrilmiştir zaten. Mesela bugün “ulu hakan, cennetmekan, gök sultan” vs gibi sıfatlarla anılıp efsaneleştirilen Abdülhamid kendi zamanında hiç de karizmatik bir yönetici değildi. Resmi metinlerde -o zamanın protokolü gereği- ulu hakan lafından çok daha övücü sıfatlarla anılıyordu ama halkın hiçbir kesiminde “Devletimizi ancak sultan Hamid’in dehası ayakta tutabilir, o giderse mahvoluruz” diye bir düşünce yoktu. 

***

Bu tarz düşünceler iki asırdır devam eden ama Abdülhamid’den hemen sonra nihai noktaya ulaşacak olan dağılma/çökme sürecinin toplumda uyandırdığı derin travmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Daha doğrusu, çok kısa süre içinde dağılmayla sonuçlanan yenilginin sonucu olan -Yakup Kadri’nin “milli gurur yarası” diye tarif ettiği- travmanın ürettiği “kurtarıcı arama/kurtarıcı bekleme” psikolojisinin…

Yakup Kadri kendi kuşağının ve kendi ait olduğu zümrenin “kurtarıcı lider” arayışını “Atatürk” monografisinin giriş bölümünde içtenlikle anlatır. “Bizim ilk gençlik yıllarımız bir milli kahramana hasretle geçti” cümlesiyle başlayan kitabının bir yerinde kendi kuşağından aydınların gözünde Atatürk’ün yerini anlatırken şunu söyler ünlü romancımız: “Bir adam; nasıl bir millet haline girer? Bir millet, kendini bir tek adamda nasıl bulur? Fertle kollektivite arasındaki bu ‘eriyip meczoluş’ hadisesi, ne gibi esrarlı cemiyet kanunlarının tesirleri altında vuku bulur? Bütün bu noktaların izahını bilgiç ve tahlilsever tarihçilere bırakırım. Böyle bir işi, ancak, gelecek nesillerin içinden yetişecek objektif bir zekâ başarabilir.” (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, “Atatürk”, 1991, sh 38)

“Yaban” yazarının beklentisini tam anlamıyla karşılayacak bir çalışma hâlâ telif edilmiş değil. Bu biraz da sözkonusu dönemin toplumsal psikolojisinin günümüzde de devam etmekte oluşuyla, yani bahsedilen travmanın atlatılamamış olmasıyla ilgili olmalı. Ancak bugünkü sorunlarımızın da aynası olduğunu söyleyebileceğimiz karizmatik lider tutkumuzun izahı için toplumsal travmalarımızın gözden geçirilmesi gerektiği açık.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
B 21 Eylül 2019 00:01
-Demokrasi yoluyla büyük bir adam keşfetmek, deveyi iğne deliğinden geçirmekten daha zordur- Adolf Hitler. Evet adam diktatör olabilir. Savaşı kaybetmiş olabilir. Ama sizce Almanya gerçekten kaybetti mi. Ülkeyi ayakta tutan kendi içinde var olan teknik altyapısı ne zaman oluştu. Bu altyapı bir kere oluştuktan sonra, yıkılsa bile aynı genetikle kendini var edebilir mi. Adı demokrasi olan sistemlerde bir bocalama, seçimlerle yalpalama, iktidar için kırk takla atanlar, islamcıların kemalist görünmesi, chp'lilerin dindarlığı. Doğrusu bu mu yani.
Başlık iç Politik Reklam olmuş. :)) Bu Köşenin İmamı,Lideri Sizsiniz biz burada olumlu veya olumsuz değerlendirme yapıyoruz. Üç kişi yolculukta Birinizi Lider, Öncü,İmam vb seciniz diyor İKİ CİHANIN GÜNEŞİ ve ÖNDERİ. ..Sıkıntı Liderlikte degil LİDER"de .Heryerde vardır Lider Heryerde. Camide yok mu.Imam ?ya İsyerinde ,Halayda mesela Mendil sallayan :))..Belescilik başka. Lider etrafında olup BİR ve İRİ olmak baska..elbette Hak, Adalet ,Ahlak ile olmak, olmamız kaydıyla. .politika başka Hakikat Başka. :)))..ama bugün moda Politika. :)))..sanki bir adim atılmıyor politikasiz. ;)).hayret
Karizma hasedi 19 Eylül 2019 21:11
Karizma biraz da Allah vergisi. Haset etmeye gerek yok.
2-Karizmayı kimler beklemektedir? Yaptığı işle yetinen, işini geliştirmenin sadece daha fazla para kazanmak olduğunu sanan, bilgiyi ve tecrübeyi önemsemeyen, yaptığı işle ilgili "ben her şeyi bilirim" diyen, yaptığı işte hatası, kusuru olduğunda bunu derhal örtbas etmeye çalışan, hatalı ve eksik düşüncesi ve değerlendirmesi olabileceğini kabul etmeyen, arkadaşlarının arkasında durmayan, fırsatını bulduğunda dostuna bile çelme atıp onun zayıflamasına sevinen, eşinin ve çocuklarının topyekün gelişmesinin yollarını aramayan, onları sadece para ile doyurmaya çalışan, ... karizmatik lideri bekler.
1-Toplumumuzda lider kültü olması, karizmatik lider aranması aşağılık duygusuna sahip olduğumuzdandır. Bizi birilerinin gelip kurtarması, sorunlarımızı kendimizin değil karizmatik liderlerin çözmesi beklenmektedir. Sadece Türkiye'de değil, birçok İslam ülkesinde bu böyledir. "Bizi dış düşmanlarımız bu hale getirdi ama az kaldı, liderimiz bizi süper güç haline getirecek" mealindeki, sözler, düşünceler söyleyenlerin zayıflığını ortaya koymaktadır. Kendimize güvenmediğimiz için, özgüvenimizi yüzyıllar önce kaybettiğimiz için hep karizmatik liderlerimizin gelerek bizi kurtarmasını beklemekteyiz.
Adem yolcun 19 Eylül 2019 18:06
Uzmanlar kendini geliştirmemiş başkasının himmetine muhtaç insandır diyor birisi kurtarsın bizi diyenler
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 22:33
0
Kurtulmak için birini beklemeyenler bu ülkeyi neden kalkındırmıyor. Onlar müsafir oyuncu mu? Niçin bütün dorumlukuk biri bşzi kurtarsın diye bekleyenler de.
Ömer Faruk 19 Eylül 2019 17:59
Osmanlı / şimdiki zaman mukayesesinde yanlış çıkarım yaptığınızı düşünüyorum.o zamanda padişahın şahsını ve makamını beraber "ulu"luyorlardı,şimdi de... Değişen bir şey yok.Mevcut liderin yerine kim geçerse -dindar olması kaydıyla-aynı "ulu"malar aynen devam edecektir,sadece makamda biraz zaman geçirmesi gerekecektir o kadar. Benim son iktidar tecrübesinden sonra toplum ve aydınlar için gözlemlediğim ve formüle ettiğim şudur: Padişahçı ve saltanatçı olanlar hakiki hürriyetçi ve cumhuriyetçi olamıyorlar..
Deli Emin 19 Eylül 2019 17:51
FARKLI BAKMAK 2 Genel toplum yapımızı, bir insan kaşığı olarak kabul ettiğimizde, duşa vuran söz, eylem, tavır, tepkilerimize bakarsak sağlıksız gelişmiş, beden ve yaş olarak büyük ancak, beyin ve davranış, zihniyet,kavrayış düzeyi itibariyle hala çocukluk döneminde birinden farkımız olmadığını görürüz. Bu da Weber'in söylediği şeye karşılık gelir. Rüşd sorunu olan tipler nasıl büyülenmeye açıksa bu nitelikte toplumda idrak, analiz, düşünce yoksunu olarak vereceği tepki, brirbş büyüterek kendini küçültmek olacaktır. Şu anda RTE büyüten bizim toplumun düzey olarak çocuk kalmasındandır.
Deli Emin 19 Eylül 2019 17:46
FARKLI BAKIŞ 1 "Otorite tiplerini karizmatik-geleneksel-rasyonel olarak üç ayrı model olarak tasnif eden ve -İbn Haldun’un asabiyyet teorisindeki otorite tasnifini andıracak şekilde- bunları birer aşama olarak gören WEBER’İN.." diyerek analizin etmişsiniz lider külünü, sayın İbrahim bey. Ben Weber'in soruna aşamacı yaklaşımı İbn Haldun'la çelişmeyip meseleyi biraz daha açıklayıcı tespitinin Liderci marazı anlamayı daha kolaylaştırıcı diye düşünüyorum. Aslında bunu, sağlıklı bir insanın çocukluk, ergenlik,olgunluk dönem/aşamalarına karşılık geldiğini (dikkatli bakarsak) görürüz.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 16:57
Yaban yazarının beklentisine cevap verebilecek tarihçi, yazar, siyasetçi yetişebilir mi? Benim cevabım yetişemez. her yıl 10 Kasımlarda meydanlarda saygı duruşuna katılmayanlara intikam ateşiyle bakanlar, Latife Hanımın hatıratının yayımlanmasına izin vermeyen aydınlar! varken tarih konuşulmaz. Sadece bizim demokrasi olduğunu zannettiğimiz aslında lider kültüne bağlı olarak siyaset, adalet, hukuk ve sosyoloji oluşur ve gelişir. Hukuk oturmaz
Abdullah karaçorlu 19 Eylül 2019 16:00
Hukuk oturursa ,ilkeler etrafında bir sistem yeleşirse kült mült biter.Allah cc peygamberi için ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz diyor. Hz ömer peygamberin vefatında yaşadığı şaşkınlığında eğer ona tapıyorsanız o öldü diyor hz Ebubekir , ona Allahı ve kuranı işaret ediyor. Rasul sav. Bize kitap ve sünnet bırakmıştı.Bu bize gösteriyor ki: Liderler fanidir ilke ve sistem kalıcıdır....İslam toplumunda maalesef liderleri sorgulamıyan bir menfaat kitlesi her zaman var, hep böyle devam ediyor....
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 14:58
Türkiye'de karizmatik liderliği 1982 anayasası ve o anayasa çerçevesindeki siyasi partiler kanunu kurumlaştırdı. Bu yerli ve milli oligarkların ya kendileri ya da yabancı efendileri adına karizmatik lideri kuşatarak rant yapmasına yaradı. Yeni sistem lider tükenince onu ve partisini tükürüp yerine yenisini çiğnemeye başladı.
KARAR OKURUMürsel 19 Eylül 2019 13:25
Demokrat ortamlarda fert yetişmezse olacağı bu.Bağımsız, sorumlu( yetişg in ergen olmayan),ideolojidışı okullar olmadığı sürece, olağan dışı kahramanlar üretilir.Kemalistlerin bu alanda söyleceği sözü olamaz.(idealojik kültçü rejim yüzünden).
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:35
Türkiye siyasetininde sorunu tam olarak bu. Lider siyaseti çözüm üretmekten uzak. Modern toplumların kural siyasetine ihtiyacı vardır.
musto 19 Eylül 2019 09:23
Liderlik bakkalda,manavda satılmaz, zor zamanlarda çıkar halkını bütünleştirir, toparlar düzlüğe çıkarır kişilere, cemaatlara,guruplara hizmet etmez ülküsü vatandır. O Liderler tarihin sayfalarında hakettiği yeri alır.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:28
Yaşasın ortak akıl....yaşasın...
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:19
Cumhuriyet, asırlardır ganimetle geçinen, çalışmayı bilmeyen, ticaretten anlamayan, sırtını devlete dayamadan ayakta duramayan Osmanlı toplumundan arta kalanlardan, ayakları üstünde duracak ve hatta milyonerler çıkartacak, çalışanı efendi sayılacak bir toplum yaratma projesidir. Bu bir toplumsal gen değişimidir. Sonuç alınması beş on nesil işidir. Geldiğimiz noktada, kısmen de olsa sonuç alınan bölgelerde yani üreten ve eğitimli kişiler arasında “kurtarıcı” aramama oranının oldukça yüksek olduğunu 31 Mart gösterdi. Reis’i bunlar tuş etti.
evin 19 Eylül 2019 08:05
"atamızdan yadigar" diyerek bu yanlış sistemi meşrulaştırmanızı reddediyorum. avrupa ülkeleri yüzyıllarca krallıkla yönetildi ama şimdi kimse atamızdan yadigar diye lider kültünü savunmuyor... toplumlar gelişen organizmalardır, islamcılar sürekli geçmişten bahsetmekten geleceğe bakacak zaman bulamıyor maalesef...
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 15:23
6
Avrupa'da hala kralliklar vat
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 20:04
1
O ülkeleri krallar yönetmiyor ama. Hepsi kuvvetler ayrılığına bağlı demokrasi. Bazıları, örneğin İspanya, federasyon.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 05:01
Osmanlı'da yok şimdi var. Hmm. Sorunlu bir noktaya gider bunun ucu. Yazarın da son paragrafta ifade etmeye çalıştığı gibi bunu tartışabilecek olgunlukta bir toplum değiliz henüz.
M. S. 19 Eylül 2019 03:50
Yazıya hiç gerek duyurmayan bir başlık olmuş
MİLLETİMİZ SULTANLARI PAŞALARI TEK ADAMLARI BAŞKOMUTANLARI MİLLİ ŞEFLERİ REİSLERİ SEVER
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 00:52
Beyefendi Lider kült'ü dediğiniz şeyin en baskın olduğu CHP ve MHP ve de Saadet Partisi hala ayakta, ANAP, DYP, AKP örnekleri demek ki sadece lider kült'ü ile açıklanamaz. Olsa olsa Cem Uzanın zamanında yaptığı döner partisi kültürüdür.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:36
1
Chp de saadet de lider partisi değildir adalet partisi ya da anapla kıyaslanamaz (MHP bana göre artık parti özelliğini yitirdiği için onu bu tasnifin dışında tutuyorum). Bugün (allah korusun) erdoğanın uçağı düşse ortada akparti kalmaz ama Kılıçdaroğlu'nun vey karamollaoğlu nun uçağı düşse toplanıp kendilerine yani bir genel başkan seçip yollarına devam ederler.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:25
1
CHP eksikliklerine rağmen hala en demokratik ve lidere karşı doğrudan görüş belrtilebilen tek partidir. Bu da onun kurumsalliginin sonucudur. Kimse Kılıçdaroğlu giderse CHP biter diye düşünmez.
Adamın biri 19 Eylül 2019 09:31
1
Özellikle CHP yorumuna katılmayacağım bugün ki CHP ışın o kısmını atlatmış durumda 7 farklı kişi tarafında genel başkanlık yapılmış partide. Bugün CHP tabanından herhangi bir kişiy çevirip Kemal bey gitse ne olur bu partinin hali deseniz. E ne olacak yeni genel başkan seçilir devam edilir denir kimse parti bitter demez. Aynısını AKP için bu kadar açık yüreklilik söylememiz mümkün mü? Her ne kadar 17 senelik bir iktidar yaşamış olsalarda partilerin kurumsal kimliklerinin sağlamlığı muhalefetken belli olur.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 15:27
6
Kılıçdaroğlu giderse kimse chp biter diye düşünmüyor çünkü Kılıçdaroğlu ile birlikte chp zaten bitti. Şimdiki CHP'nin demirelin dypsinden ne farkı var
Halil Çelik 20 Eylül 2019 02:10
0
CHP deyince lider olarak Kılıçtaroğlu'nu anlayanlar, Saadet'i lider partisi değil diye yazanlar ve de MHP'ye artık parti değil diyenleri tekrar düşünmeye davet ediyorum. Orijinal yorum yazan olarak. Yanlışsınız ve bir daha düşününüz. !
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN