Sağanak yağmur altında yürüyen demokrasi

Ana muhalefet partisi CHP’nin genel merkezinde polisler… Parti binasında asla ama asla olmaması gereken görüntüler… Karmaşa, gaz bulutu, arbede… Partililer, parti idarecileri zorla dışarı atılıyor. Genel Başkan Özgür Özel butlan tebligatını yırtıp atıyor. Sonra yağmur altında Meclis’e doğru uzun bir yürüyüş başlıyor. Polis yine orada, barikatlar, engeller…

Bir demokraside böyle görüntüler olmaz, olamaz. Türkiye gibi siyasetin defalarca örselendiği, baskılandığı ve itilip kakıldığı bir ülkede dahi olamaz.

Ülkenin çok büyük çoğunluğunda belediyeleri yöneten ve anketlere göre ilk seçimde de iktidarın en güçlü adayı olan parti, daha yargılanması bile tamamlanmayan bir kararla siyasetten tasfiye edilmek isteniyor. Böyle bir şey olamaz. Çünkü olursa orada demokrasiden söz edilemez.

Dün Ankara’da yaşananlar CHP’ye karşı birbirini takip eden uzun bir operasyon zincirinin yeni bir halkasıdır. Yerel seçimin sabahından başlayıp 19 Mart’ta uzanan, oradan 22 Mayıs’a varan ve hâlâ nereye uzanacağı bilinemeyen bir zincirin…

Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hapiste, birçok belediye başkanı da onunla hapiste. Şimdi de partisi kayyumda. Siyasetin, hele de iktidara talip olan siyasetin kaderi artık budur. İktidara ulaşmak için sadece sandık ve seçim yetmiyor. O yoldaki engelleri de aşmak gerekiyor. 2026 Türkiye’sinde operasyonların, davaların, biber gazının, butlanın ve kim bilir daha nelerin de üstesinden gelmek gerekiyor.

Demokrasinin on yıllardır yürünen, bilinen, ezberlenen yolları birer birer kapatıldı. Hem öyle bir kapatıldı ki; hiç akla gelmeyecek yöntemlerle, kimsenin düşünemeyeceği taktiklerle. Kimin aklına gelirdi İstanbul Belediye Başkanı’nı hapse göndermek? Kimin aklına gelirdi seçmenin sandıkta vermediği belediyelerin masa başında birer birer geri alınacağı? Kimin aklına gelirdi ana muhalefet partisinin kurultayını iptal etmek? Kimin aklına gelirdi ülkenin birinci partisini parçalamayı düşünmek? Kimin aklına gelirdi eski genel başkanın maksadı aşikar bu hamleye ortak yazılacağı? Kimin aklına gelirdi devletin bütün gücünün hak, hukuk dinlemeden tek bir hedefe, iktidarı isteyen ve ona çok yaklaşan partiye doğrultulacağı?

Demokrasi düne kadar kendini halka anlatmak ve halktan onay almaktı. Eşit şartlarda yarışmak ve sadece iyi oynayanın kazanacağı bir müsabakaydı. Kimin aklına gelirdi milli iradenin bu kadar değersizleştirileceği?

Evet demokrasi otobanının bütün şeritleri birer birer kapatıldı, geriye ince engebeli ve dar bir yol kaldı. Artık CHP de o yoldan yürüyecek demokrasi de demokrasiyi isteyen de…

İktidara talip olan için zor bir yol ama iktidarın işi daha zor. Çünkü o akla gelmeyen hamleler bir türlü neticeyi değiştirmeye yetmiyor. Yetmediği içindir ki; her gün bir yenisi geliyor. Ama mahkemeler, davalar, butlanlar millet iradesini alakadar etmiyor. Seçmen, siyaseti toz bulutuna boğan karmaşadan murad edilenin ne olduğunu biliyor. Zira bu filmi çok defa izlemiştir.

Siyaset talihsizliği ve talihi aynı hattan yürür. Her baskı aynı zamanda bir fırsatın kapısını açar. Yeter ki milletle bağ kopmasın.

Özgür Özel dün partisinden çıkıp yağmurdan sırılsıklam gömleğiyle Meclis’e yürüyordu. Muhtemelen bu, aynı zamanda yeni bir partiye doğru bir yürüyüştü.

YORUMLAR (22)
22 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.