Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, iftar sofralarında geleneksel lezzetlere olan ilgi yeniden canlandı. Osmanlı saray mutfağında "şerbetlerin şahı" olarak bilinen ve hem iştah açıcı hem de hazmettirici özelliğiyle padişahların favorileri arasında yer alan kızılcık şerbeti, bu yıl da sofraların başköşesine aday.
Geleneksel tıp kitaplarında "soğuk algınlığının düşmanı" olarak nitelendirilen bu kadim içecek, yoğun aroması ve mayhoş tadıyla gün boyu süren susuzluğu dindirmek için en doğal alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor.
MALZEMELER
500 gram taze veya dondurulmuş kızılcık
1,5 litre içme suyu
1 su bardağı toz şeker (Damak tadına göre artırılabilir)
2 adet çubuk tarçın
3-4 adet karanfil
1 çay kaşığı taze limon suyu

HAZIRLANIŞI
Kızılcıkları bol suda yıkayıp saplarını ayıklayın.
Derin bir tencereye aldığınız kızılcıkların üzerine suyu ilave edin. Meyveler yumuşayıp renklerini suya verene kadar (yaklaşık 15-20 dakika) kaynatın.
Kaynama esnasında içerisine çubuk tarçın ve karanfilleri ekleyerek saray mutfağının o karakteristik baharatlı kokusunu elde edin.
Haşlanan meyveleri ince bir süzgeçten veya tülbentten geçirerek suyunu ayrı bir kaba alın. Posasını ezerek tüm özünün geçmesini sağlayın.
Henüz sıcak olan karışıma şekeri ve limon suyunu ekleyip şeker tamamen eriyene kadar karıştırın.
Oda sıcaklığına gelen şerbeti buzdolabına kaldırın.
Püf Noktası: Osmanlı şerbetçileri, şerbetin daha berrak görünmesi için süzme işlemini iki kez yapar ve servis ederken içine birer adet taze nane yaprağı eklerlerdi.
