Bir Müslüman olarak bu sözü kabul edemem

Bir Müslüman olarak bu sözü kabul edemem

Ankara’da Almanya Başbakanı ile buluşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel’in kullandığı ‘İslamcı terörist’ ifadesine anında tepki gösterdi. Şansölye’nin ifadesini düzelten Erdoğan “İslam ile terörü yan yana getirmek doğru değil. Müslüman bir cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem. Buna en başta biz karşı çıkarız” dedi.

Dünyadaki olağanüstü yoğun gündem arasında Türkiye’ye kritik bir ziyaret gerçekleştiren Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ‘islamcı terör’ sözleri Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılan görüşmeye damga vurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de kabul ettiği konuğu ile 2,5 saat süren görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti. İkili, görüşmede bölgesel ve ikili ilişkilerin ele alındığını anlatan Erdoğan’ın ardından söz alan Merkel de Cumhurbaşkanı’na ‘açık sözlülüğünden’ dolayı teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 1 Alman ve 1 de Türk medyasında soru alınacağını söyleyerek ilk sözü Alman gazeteciye verdi. Toplantıdaki gerilimin ilk işaret fişeği de Alman gazetecinin sorusu ile patlak verdi. Erdoğan, TBMM’de kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin Türkiye’de güçler ayrılığı dengesini bozup bozmadığını soran gazeteciye bu iddianın gerçeği yansıtmadığı şeklinde yanıt verdi.

Erdoğan, yasama, yeni sistemde yürütme ve yargının yine olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Yani burada güçler ayrılığı noktasında bunların ‘yok edilmesi’ diye bir şey söz konusu değil. Burada bütün mesele şudur. Bir defa yürütmenin çok daha seri çalışmasını sağlayacak imkanlar verilmiş. Yasama organının çok daha seri karar alma imkanına kavuşmasının yolları aynı şekilde açılmış. Tabii ki yargı aynı şekilde yine burada varlığını koruyor, o da işlevini aynı şekilde sürdürecektir.

Muhalefetin, şu anda bu konuyla ilgili hedef saptırmaya yönelik attığı adımlardan başka bir şey söz konusu değildir. Nihai kararı verecek olan yer millettir. Millet nasıl bir karar verirse, buna herkes de uymak durumundadır. Öyle zannediyorumki nisan ayında sandık milletin önüne gelecektir.”    

Merkel ise ikili ve uluslararası konularda, çok yoğun ve detaylı görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Bu, benim darbe teşebbüsünden sonraki ilk ziyaretim. Bu olayı da ele aldık. Bu darbe teşebbüsüne Türk halkının demokrasi ve demokratik ilkeler için nasıl kendini ortaya koyduğunu gördük. Bu önemli süreçte ifade özgürlüğüne saygı duyulmasının çok önemli olduğunu ifade ettim. Basın ve medya özgürlüğüne de işaret ettim. Alman gazetecileri için de akreditasyonlarını almalarının çok önemli olduğunu belirttim. Bu konularda endişelerimiz olduğunu ifade ettim” diye konuştu.

Terör örgütleriyle mücadeleye ilişkin görüşmelerine değinen Merkel, “İslamist terör ve terörün her türlü terörle mücadele, PKK da buna dahil, bu mücadelede yakın bir iş birliği içinde olmamız gerektiğini konuştuk” dedi.

Almanya’da bulunan bazı FETÖ mensuplarının Türkiye’ye iade edilmesi konusunda Almanya’nın ne gibi adımlar atacağı sorulan Merkel, “Biz terörle mücadele konusunda ve bu suçlara karşı mücadele konusunda kararlıyız, Türkiye’nin beklediği şekilde. Fakat bizim adım atmamız, önlem almamız için elimizde kanıtların olması gerekiyor. Mahkemeler bu kanıtları değerlendiriyor. Almanya’da bazı mahkeme kararları var. Bazı koşullarda iadelerin yapılamayacağı yönünde. Adalet bakanlarımız bu konuda görüşmeler yapacak bundan sonra da; fakat mahkemelerin ve bağımsız incelemelerin sonucuna tabi ki saygı duymalıyız” diye yanıt verdi.

BUNU ASLA KABUL EDEMEM

Alman Başbakanı’nın  ‘İslamist terör’ ifadesi üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ifadenin üzücü olduğunu belirterek, “Ben şahsen Müslüman bir cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem” dedi. Erdoğan, şöyle konuştu: “Burada özellikle bir şeyi vurgulamam lazım. Çünkü halkım da bu konuyu yanlış anlamış olabilir. İslamist terör ifadesi ki bunu aslında ben Sayın Şansölye’ye de anlattım. İslamist terör ifadesi biz Müslümanları ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. Çünkü İslam ile terör bir araya gelemez. İslam’ın kelime anlamı barıştır. Dolayısıyla kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek bu, o dinin mensuplarını üzer. Biz DEAŞ terör örgütünden dolayı kalkıp, İslamist terörü kullanırsak bu üzücü olur. Bunu lütfen kullanmayalım. Kullanıldığı sürece biz, bunun karşısında durmak durumundayız. Sessiz kalırsak bunu kabul olur. Ben şahsen Müslüman bir cumhurbaşkanı olarak bunu asla kabul edemem.”

Merkel ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘İslamist terör’ ifadesine yönelik eleştirisiyle ilgili şunları söyledi: “Din özgürlüğü benim için çok önemli ve demokrasinin bir parçası olarak görüyorum. Bu nedenle Almanya’da Müslümanların inançlarını özgürce yaşayabilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Bizdeki Müslüman dernekleri de her türlü teröre karşı seslerini yükselttiler. Bu nedenle İslam ve İslamist arasında bir fark var. İnsanlarımızın Müslümanlarla çok büyük takdir duyduklarını ve iş birliği içinde bu teröre karşı mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum”

SEÇİMDE AGİT TEMSİLCİSİ

Merkel’in anayasa değişikliği ve referandum süreci hakkındaki değerlendirmeleri de gerilimin dozunu artırdı: “Bu kadar derin bir siyasi dönüşüm sürecinde güçlerin dağılımı ve toplumun çeşitliliğini teminat altına almak için çabaların sarf edilmesi gerektiğini ifade ettim. Referandum sırasında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) temsilcilerinin hazır bulunmasının iyi olacağını söyledim. Muhalefet her demokrasi için önemli. Biz bunu her gün demokrasilerde yaşıyoruz.”

ANAYASA PAKETİ CUMHURBAŞKANLIĞI’NDA

Başkanlık sistemini içeren Anayasa değişikliği paketi TBMM’de kabul edilmesinden 12 gün sonra onay için Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Böylece Türkiye’nin önünde referandum yolu da açılmış oldu. Erdoğan’ın 15 gün içinde paketi ya Meclis’e geri göndermesi ya da referanduma sunması bekleniyor. Cumhurbaşkanı’nın onayının ardından da 60 gün içinde referandum yapılması gerekiyor.

Y-20 İÇİN SON BAŞVURU 5 ŞUBAT’TA

Her yıl dünya liderlerini bir araya getiren G20 Zirvesi’nin resmi açılım gruplarından olan Y20 Zirvesi’ne, Türkiye’yi temsilen katılmak için başvurular devam ediyor. Y20 Zirvesi 18-24 yaş arasındaki gençlerin katılımıyla 2-8 Haziran tarihlerinde Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilecek. Y20 Zirvesi’nin başvuru sürecini yürüten Diplomasi ve İşbirliği Derneğinden (YCDC) yapılan açıklamada, başvuruların 5 Şubat’ta sona ereceği  bildirildi. 2015’te  Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen Y20 Zirvesi’nin organizatörü olan YCDC Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da kabul edildi. Arasında gazetemiz Görüşler sayfası editörü Deniz Baran’ın da olduğu dernek yöneticilerinin, Y20 Zirvesi’nde alınan öneri niteliğindeki kararların G20 Zirvesi’nde savunulması konusunda çalışma yapacağı öğrenildi.17-02/03/03kr06deniz.jpgCumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de YCDC’nin yönetim kurulu üyeleri Serra Diptaş, Deniz Baran, İlker Girit, İpek Coşkun, Gülay Kaplan, Mehmet Osman Gülyeşil ve Zeyd Böhürler’i kabul etti.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN